Dünya Kupası'nı satamayan FIFA, sopayı Anadolu takımlarına sallıyor!
Evet, yanlış duymadınız. Avrupa’nın dev kulüpleri karşısında el pençe divan duran, boykot tehdidini görünce kuyruğunu bacaklarının arasına kıstırıp kaçan koskoca FIFA, iş Anadolu’nun gariban kulüplerine gelince bir anda adalet havarisine dönüşüyor.
***
Tabi Zürih ağalarına bu fırsatı veren, onlara malzeme üstüne malzeme taşıyan bir de bizim içerideki ağalarımız var. Geçtiğimiz sezon Süper Lig’e veda eden ve 1. Lig’e düşerek taraftarını kahreden Antalyaspor, sahada yediği darbeler yetmezmiş gibi masa başında da can çekişmeye devam ediyor.
***
Geçen sezondan bu yana kapalı olan transfer tahtası, bugün 16 ayrı dosya ve yaklaşık 3,5 milyon euroluk bir dağ gibi karşımızda duruyor. Luiz Adriano’dan Gaich’e, Petrusenko’dan Thalisson’a kadar kimin yolu Antalya’dan geçtiyse, arkasında bir icra dosyası ve bir FIFA ihbarnamesi bırakıp gitmiş.
***
Peki, buraya nasıl geldik ve en önemlisi bu enkazın ortasında yönetim ne yapıyor? İşte asıl can alıcı nokta burası. Süper Lig'den düşmenin utancı yetmezmiş gibi Antalyaspor yönetimi, uzun süredir bu mali krizi geçmiş yönetimin mirası diyerek geçiştirmeye çalışıyor.
***
Elbette geçmiş yönetimlerin büyük payı var. Günü kurtarmak uğruna yapılan plansız transferler, karşılığı düşünülmeyen sözleşmeler ve mali disiplinden uzak anlayış kulübü bugünkü çıkmaza sürükledi. Amma velakin, artık geçmişe sığınmanın da bir sınırı var.
***
"İskelet kadromuzun yüzde doksanını koruduk, tahtayı açamasak da sorun değil" tarzı açıklamalar koskoca Antalyaspor’u iyice küçültmekten başka bir işe yaramıyor. Bu yaklaşım, basiretsizliği ve çaresizliği bir strateji gibi pazarlama kurnazlığından başka bir şey değildir.
***
Aylardır bu koltuklarda oturup, takım 1. Lig’e düşerken seyirci kalan ve yeni sezonun ortasına gelindiğinde hala 16 dosyayla FIFA'nın kara listesinde başı çeken mevcut yönetimin de bu tablodaki sorumluluğu görmezden gelinemez.
***
Sadece FIFA borçlarını kapatmak da yetmiyor üstelik. TFF'nin vergi ve SGK borçsuzluk şartları da kapıda bekliyor. Hal böyleyken, kulübü hem küme düşüren hem de mali bir çıkmaza sürükleyen yönetim anlayışının, "Kaynak arıyoruz" söylemiyle zaman kazanma lüksü çoktan tükenmiştir.
***
Antalyaspor, yönetimsizlik yüzünden her güncellemede uluslararası basına borçlu kulüp olarak servis edilecek bir marka değildir. Eğer bu tahta açılmayacaksa, bu borçlar yapılandırılamayacaksa ve 1. Lig'de de aynı çile çekilecekse, o koltuklarda oturmanın bir anlamı kalmıyor.
***
En acısı da şu...
Geçen sezon küme düşmenin üzüntüsünü yaşayan taraftar, bugün aynı çaresizliği yönetim masasında izliyor. Sahadaki yenilgiler telafi edilir. Fakat yönetimsizlik kalıcı hale geldiğinde kaybedilen sadece puanlar olmaz; kulübün itibarı, geleceği ve güveni de eriyip gider.
***
Zürih’te skandallara imza atan FIFA bir tarafta dursun, Antalyaspor’u kendi elleriyle o masaya meze edenler önce aynaya baksın. Haftaya maçlar başlıyor, transfer dönemi bitmeden o tahta açılmalı ve bu ayıba son verilmelidir. Aksi takdirde sahadaki küme düşme acısından sonra masa başındaki bu mağlubiyetin faturası da yönetime çok daha ağır kesilecektir.
KUTU
FIFA’NIN AÇGÖZLÜLÜĞÜ!
Şimdi gelelim madalyonun diğer yüzüne, yani bizi bu panoda infaz eden FIFA'yı da unutmamak gerek. Kulüpleri en ufak borç krizinde giyotine göndermeyi, yasak üstüne yasak yağdırmayı iyi bilen bu küresel mekanizma, iş kendi cebini doldurmaya gelince ilkesizlikte sınır tanımıyor.
Son olarak Dünya Kupası hisselerini özel yatırımcılara satmayı öngören ve futbolun ruhunu sermayeye peşkeş çekmeyi hedefleyen tartışmalı FIFA Forward Enterprise projesini hatırlayın.
UEFA ve diğer konfederasyonların sert tepkileri ve boykot tehditleri üzerine projeyi geri çekmek zorunda kaldılar. Kendi ticari hırsları uğruna Dünya Kupası’nı bile açık artırmaya çıkarmaktan utanmayan, ancak Avrupa'dan gelen büyük tepkilerle geri adım atan bir yapının; Anadolu kulüplerine keskin kılıcını sallarken takındığı bu "adalet havarisi" tavrı tam anlamıyla rezilliktir.
Kendi açgözlülüğünü gizleyen FIFA, ne yazık ki bizim gibi kötü yönetilen kulüplerin elinde bir ceza sopasına dönüşmeye devam ediyor.