Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik tarihi RÜŞVET/YOLSUZLUK davasının ilk duruşması 3 gün süren tutuklu ve tutuksuz sanıkların savunma maratonu ile tamamlandı. Dün sabah başlayan ve öğleye kadar devam eden duruşmada Cumhuriyet Savcısı mütalaasını verdi. İki gündür sakin giden duruşmada zaman zaman sinirler gerilirken üçüncü gün tartışmalar yaşandı. Avukatların iddia makamı ile tartışmaları güne damgasını vuran önemli bir olaydı. Çünkü iddianamede yer alan ve tutuksuz yargılanan K.A.’nın avukatı Neşet Kocaman, iddianameyi hazırlayan savcının adını vererek kendisini delil karartmak ve manipüle yapmakla suçladı.
Öğleye kadar devam eden sanık savunmalarından sonra öğleden sora duruşmada avukatların talepleri dinlendi. Saat 16.00 gibi ise ARA KARAR için saat 17.00’a kadar ara verildi.
Mahkeme başkanı ara kararları açıklarken yurt dışında olan Olcay Maktav için yakalama kararının yenilenmesine, bazı sanıkların da adli kontrol ve yurt dışı yasaklarının kaldırılmasına karar verildiğini açıkladı.
Öte yandan ara kararda Cumhuriyet Savcısı’nın K.A. için istediği tutuklama talebi ile bazı sanıklar için talep ettiği adli kontrol ve yurt dışı yasakları reddedildi.
Nihayetinde herkesin beklediği önemli karar açıklanırken salon sessizliğe büründü. Mahkeme başkanı, işadamı Fazlı Ateş ve Mehmet Okay Kaya ile eski İl Emniyet Müdürü İlker Arslan’ın tutuksuz yargılanmaları, adli kontrol ve yurt dışı yasağı ile tahliyelerine karar verildiğini açıkladı.
Bazı kesimlere göre sürpriz olan karar karşısında salondaki sanık yakınları sevinç çığlıkları attı. Mahkeme başkanının yaptığı espriye alkış tufanı koptu.
Ve tarihi davada günün en önemli kararı Muhittin Böcek ile oğlu Gökhan Böcek’in tutukluluklarına karar verilmesi oldu. Böcek ailesi hiç beklemedikleri karar karşısında üzüldü. Gökhan Böcek’in annesi Havva Minta ise bu karar karşısında gözyaşlarını tutamadı.
Bu kararlardan sonra Muhittin Böcek'in sağlık durumuyla ilgili olarak mahkemede önemli bir adım atıldı. Mahkeme, Böcek’in sağlığıyla ilgili epikriz raporlarının Antalya İl Sağlık Müdürlüğü’nden istenmesine ve daha sonra sağlığının CEZAEVİ KOŞULLARINA UYGUN OLUP OLMADIĞINA dair heyet raporu alınmasına hükmetti.
Bu arada Muhittin Böcek ve oğlu Gökhan Böcek’in tutukluluk halleri 30 gün arayla tekrar gözden geçirilecek. Gerekli hallerde hastaneden sağlık raporu istenecek.
Üç gün devam eden duruşmadan sonra verilen ARA KARARA göre davanın ikinci duruşması eksikliklerin giderilmesi ve raporların beklenmesi amacıyla 4 Mayıs 2026 tarihine ertelendi.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda hazırlanan 702 sayfalık iddianame bana göre SÜRPRİZ TAHLİYELERİ nedeniyle yara almış oldu.
Ben üç gün boyunca duruşmayı yakından takip ettim. İlk iki günün sonunda sadece İlker Arslan ve Fazlı Ateş’in tahliye edilecekleri yönünde bir öngörüm vardı. Yanılmadım.
Tek yanıldığım konu ise Mehmet Okan Kaya’nın tahliyesi oldu. Çünkü para alışverişini kendisi ikrar etmiş ve sponsorlardan paraları aldığını söylemişti. Tabi karara saygı duyulmalı.
Benim yanılmadığım diğer bir konu ise Antalya 6.Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Hakim Mehmet Özkan’ın tecrübesi ve duruşmaya hakimiyeti oldu. Benim yazdıklarımın dışında sanık yakınları ve avukatlar ile bile mahkeme heyetini 10 puan verdi.
Mahkeme, verdiği ilk ara kararında BAYRAM HEDİYESİ olarak her ne kadar üç kişiyi tahliye etse de sanırım Cumhuriyet Savcılığı’nın bu karara itiraz edeceği tahmin ediyorum.
Evet, sevgili dostlar; üç gün süren duruşma sürecini ve son kararı sizlerle paylaşıp kendi görüşlerimi ve yorumlarımı satır aralarında vermeye çalıştım.
Bana göre 4 Mayıs’ta yapılacak 2’nci duruşmaya kadar çok önemli bir olay yaşanmaz ise gidişat doğrultusunda Muhittin Böcek ve oğlu Gökhan Böcek’in tahliye edilmeleri sürpriz olmayacak.
Yalnız, “Torosların evladı” diye nara atanlar 2 milyon 750 bin kişilik Antalya’da sadece ve sadece 100-150 kişi ise CHP’nin Muhittin Böcek’e ne kadar değer verdiğinin göstergesi olur.
Duruşmanın üç günlük sürecini baştan sonra takip eden CHP Antalya Milletvekilleri ile sanık yakınları olmasa Muhittin Böcek inanın hepten yalnızlığa itilmiş olurdu. Yoksa adliye önünde fotoğraf çektirmek bir işe yaramıyor. Çünkü onlar bunu göremiyor!
Velhasıl velkelam; “Adalet mülkün temeli” sözüne itibar edersek sanırım hiçbir sorun yaşanmaz. Çünkü adalet ne karar verirse versin hepimizin saygı duyması gerekir.
Tahliye olanlara GEÇMİŞ OLSUN, Muhittin Böcek ve oğlu Gökhan Böcek’i ALLAH KURTARSIN demek istiyorum. Bu vesile ile herkese HAYIRLI BAYRAMLAR diliyorum.