Önce kadir kıymet bilmez, umursamaz olur sonra pişman olur suskun kalırız.
"Bu böyle, şu şöyle" der demediğimizi bırakmayız.
Hep eleştiririz.
Sonra dilimizi yutarız.
Kimlere önce sahip çıktık sonra yarı yolda bırakmadık ki...
Kimler kimler...
Meselâ, önce memlekete, vatana sahip çıkmadık.
"Biz cumhuriyeti böyle kurduk" dedik permeperişan vaziyette bıraktık.
Yerimizde saydık.
Kılıksız kiyafetsiz kaldık.
Aç bi ilaç...
"Binbir zorluk ve fakirlikle bayrağı dik tuttuk" dedik, övündük.
Sonra sahiplenemedik.
Birilerine devrettik gibi.
Bizi biz değil başkaları yönetti sanki.
Diktatörlere karşı gelemedik.
Demokratlık, cumhuriyetçilik oynadılar.
Oysa atlarını oynattılar, cirit attılar ülkede.
"Halk herşeyi bilmez" dediler.
“Yanlış adamı seçiyorlar”mış halk!
Despot oldular üzerimize.
"Demokrasi elden gidiyor" dediler demokrasi havarileri.
Kandık.
Kendi oyunlarını kurdular üzerimize.
Oylarımızı çaldılar önce.
Sustuk.
Halkın sevdiğini, seçtiğini astılar.
Sustuk.
Sahiplenmedik.
Attılar, tuttular...
Dövdüler, sövdüler...
Sustuk.
Pişman oldular sonra.
Biz de pişman olduk.
Güya...
Sonra ve gene cumhuriyetçilik oynadık.
Demokrasi oyununu oynattılar bize.
Sustuk.
Kandık.
Sonra başka bir insan geldi.
Ona da aynısını yaptılar.
"Pu, kaka" dediler.
"O ne anlar" dediler.
"Kısa, göbekli" dediler.
“Atom karınca” dediler.
Üzerine üzerine gittiler kendilerinden olmadığı için.
Yapmadıklarını bırakmadılar.
İzledik.
Sustuk.
Büyük çoğunluk hep sustu.
Bağıran, haykıran azınlık hak iddia ediyordu.
Haklılardı çünkü baskın çıkan onlardı.
Güya.
O gidiyor öbürü geliyor oyun değişmiyordu.
Bir daha bir daha derken hep nal topluyorduk.
Hatta, bir ileri iki geri gidiyorduk.
Yerimizde sayıyorduk.
Rap rap rap...
Halk bir daha sandığa daveti edildi.
Gittik ve bu defa istediğimizi seçtik.
Güya!
"Olmaz" dediler.
Hep birlikte tencere tava çaldılar.
Işıkları kapayıp açıp göbek attılar.
“Dinci, yobaz, örümcek kafalı” dediler.
"Cumhuriyet elden gidiyor" şarkılarını söylediler koroyla.
Sonra gene seçilmişi alaşağı ettiler.
Gene yerimizde saydık.
Gözdağı verdiler, buran buram terlettiler.
Rap rap rap...
Gene sustuk.
Sahiplenmedik seçtiğimizi.
"Devlet babadır bizde, saygısızlık olmaz” diyor, susuyorduk.
Karşı gelmiyorduk.
Babaya karşı gelinmezdi.
Derken gene olmadı.
Halk bilmiyordu, sanki seçemiyordu, hiç.
Güya!
Halk kızdı bu kez.
"Bu kez görürsünüz"dedi.
Gitti sandığa, sildi süpürdü kim varsa.
Bir sahiplendi...
Bir daha sahiplendi...
Bir daha, bir daha, bir daha.
Çok uzun yıllar yüreğine koydu.
Hazmedemediler bunu.
Halkın üzerine tankla geldiler bu kez “balans ayarı” ile
Halk sahiplenmişti artık.
"Dur, yeter artık" dedi.
Sevdiğini kaptırmadı.
Öğrenmişti artık.
Bir daha sahipsiz bırakmaz.
Bu millet baştacı yaptımı birini onu elinden alamazsınız.
Binbir iftira, yalan, alavere dalavere ile alamadığınız gibi.
Ve bu seçilen de halkını sıcacık kucakladı.
Makus talihini yendi.
Millet artık iradesine sahip çıkıyor onu yedirmiyordu.
Allah bu devlete bu millete ve bu seçilmişe zeval vermesin…