SİZ AKILLI BİZ SALAK!

Abone Ol

Dünkü yazımda da zikretmiştim havaların sıcak olması nedeniyle keyifler kaçıyor, ehvenlik çöküyor. Resmen insan SALAKLAŞIYOR! İyi ki klimalar çalışıyor da gözümüz açık kalıyor.

Gazeteciler de fiziksel insani ihtiyaçları olan bir fikir çalışanlardır. Medya dünyasında, habere ulaşma hırsı ve rekabet nedeniyle muhabirlerin adeta "UYUMAZ, ACIKMAZ, ÜŞÜMEZ" gibi çalıştığı eski bir anlayış vardır.

Bu ironik söylem aslında bazen askerlik gibi disiplin gerektiren meslek gruplarındaki fedakarlık vurgusuna benzer. Bu nedenle her koşulda uyanık ve algısı yüksek olur!

Evet bugün Cuma olması münasebetiyle güzel b.ir edebi yazıyı kaleme almak isterdim. Lakin Antalyaspor meselesi hem şehrin hem de benim gündemimin ilk sırasına oturmuş durumda.

Bu nedenle Antalyaspor ile ilgili kafa yormaya devam. Biz yazdıkça belki kızan oluyor ama sonradan haklılığımız ortaya çıkıyor. Doğru iyi bir vitamindir amma hazmedebilene!

En son yürüyüş sonrası yapılan konuşma meselesi gibi. Çifte koltuklu Başkan Mustafa Ergün’ün “BU ŞEHRE YAZIKLAR OLSUN” söylemi sadece benim değil, herkesin önce dikkatini sonra tepkisini çekmiş görünüyor. Haksız da değiliz.

Sonra gün içinde Antalyaspor resmi hesabından bir açıklama yayımlandı. Aman Allah’ım evlere şenlik. Özrü kabahatinden büyük. Yaptıklarının üzerine TÜY DİKMİŞLER!

Birincisi, Rıza Perçin basın toplantısında takımın küme düşmesi nedeniyle ÖZÜR DİLERKEN Mustafa Ergün dilemedi, “Derneği isteyen varsa seçimden kaçmam, sandığı koyarız” dedi. Yani ÖZÜR DİLEMEDİ bundan imtina etti.

Bu cümleye birazdan yine gelirim. İkincisi; salı akşamı yaptığı konuşmadan sonra ÖZÜR DİLEMEK varken, çiçeği burnunda basın sözcüsü Ali Topuz’a özür diletti. Vallahi Mustafa Ergün özür dileme özürlü anlaşılan.

Sevgili Mustafa Ergün! Yaptığınız HATANIN ÖZRÜNÜ siz dileyeceksiniz. Bu açıklamanın yeri Ali Topuz imzasıyla resmi hesap değil, bizzat kendi hesabınız olmalı! Kendiniz özür dilemeliydiniz!

Yapılan hata Antalyaspor AŞ. Yönetiminin değil, bizzat şahsi hatanızdır. Her zaman olduğu gibi kimseyi günahına ortak etme!

Yahu bir de denmiş ki, “O andaki heyecandan!” Arkadaş; sen bir koskoca camiayı ve şanlı tarihi olan Antalyaspor’un BAŞKANISIN! Ne konuşacağını, ağzından çıkanın nereye gideceğini iyi bilmelisin. Sen ilkokulda MÜSAMEREYE Katılan çocuk değilsin!

Gelelim az önceki cümleye. Bu cümleyi basın toplantısında kurdu mu, kurdu, “Biz A.Ş.’yi de derneği de vermeye hazırız. Talip olan varsa devredelim” cümlesini duyan oldu mu?

Ben duymadım. Kapalı kapılar ardından işinize gelen kişilere bu teklifi yaptıysanız, talip olan isimler işinize gelmediğinde ona devretmeyiz dediyseniz onu bilemem/bilemeyiz!

Önceki gün akşam saatlerinde kulüp tarafından yapılan resmi açıklama ise BİZİ SALAK ve APTAL yerine koymaktan öteye gitmiyor. Kardeş; kafamıza güneş geçse de akli melekelerimiz yerinde haaa.

Allah’a şükür yarım asra yakındır gazetecilik yapıyoruz. Okuduğumuzu anlayacak, duyduğumuzu idrak edecek kapasitemiz var. Her ne kadar soyadım OKUMAMIŞ ise de sizin o uzun açıklamanızın içinde bir tek ÖZÜR kelimesi vallahi de billahi de yok!

Benim okuduğum kadarıyla amiyane tabirle resmen durumu idare etme KIVIRMA cümleleri var diyebiliriz. Açıklamanın bir bölümünde, “Konuşmanın önemini gölgede bırakacak yorumlar bizi üzmüştür” deniyor. Yahu biz uydurmadık ki bunları BAŞKAN söyledi BAŞKAN! Biz de birebir ne dediyse yazdık. Hepsi o.

Açıklamada; “Yapılan doğaçlama konuşmada sarf edilen ve kamuoyunda farklı şekillerde yorumlanan...” Bakar mısınız? Kendisi düzgün açıklama yapmış da biz farklı yorumlamışız.

Devamında, “YAZIKLAR OLSUN BU ŞEHRE”nin savunması ise daha bir fecaat! Sanki Antalyaspor taraftarına, Antalya halkına, iş dünyasına, kamu kurum ve kuruluşlarına yönelik bir eleştiri değil denmiş bu!

Yahu zaten tüm Antalya’yı saydın. O zaman geriye kim kaldı ve kime yönelikti bu eleştiriniz? Kayseri, Konya veya ne bileyim başka bir şehirden mi bahsettiniz de ben mi yanlış algıladım. SEN AKILLI BİZ SALAK MIYIZ?

Oturdukları koltukların ağırlığını kavrayamamış olanlara biz DOĞRULARI ve DOĞRU BİLDİKLERİMİZİ anlatmaya devam edeceğim.

Ha yok bu koltuk bize ağır geldi, giydiğimiz gömlek de büyük geldi derseniz o ayrı bir konu! Ben de o zaman derdim ki, “Hadi kardeş sizi hiç tutmayalım.”

Bakın beyler; biz bu şehirde yaşayanlar ne SALAĞIZ ne de APTALIZ! Aklımız yerinde. Kimin ne demek istediğini çok iyi anlarız. Bundan kuşkunuz olmasın.

Velhasıl velkelam; boğaz dokuz boğumdur, herhangi bir söz söylenmeden önce enine boyuna düşünülmeli, ölçüp biçilmeli. Kelimeler süzgeçten geçirilerek ağızdan çıkmalıdır!

Hayırlı Cumalar.

{ "vars": { "account": "G-2WKLC3DMKW" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }