“Şah ve mat” dedi.
Erdoğan üç imza ile işi bitirdi.
Görevde olan ABD’li bir albay şöyle diyor:
“Türkler İsrail’i alabilir”
Başta ABD ve AB biliyor ki İsrail’in Filistin, Gazze, Lübnan ve Suriye’den sonra hedefi Türkiye.
PKK terör örgütünü boşuna kurup, örgütleyip eylemler yaptırmadılar.
Türkiye bunun sonunu Erdoğan ile gördü.
Zemin hazırlıklarına başladı ve şimdi düğmeye basarak ABD güdümünde olan Mısır’ı şimdilik devre dışı bırakarak, Pakistan ve S. Arabistan ile Savunma ittifakı yaptı.
Bu üçlü anlaşma İsrail’i ateşe basmış maymun misali havaya zıplattı.
Şimdi korkudan tir tir titriyorlar.
İsrail basını şöyle diyor:
“Türkiye’nin hamlelerini panikle izliyoruz”
“Üçlü anlaşma İsrail’in bölgesel hesaplarını bozdu”
İsrailli bir bakan:
“Türkiye Suriye’ye savaş gemileri getirdi”
Bir başka bakanları:
“Türkiye Suriye’de askeri üsler kuruyor”
İsrail endişe içinde.
Korkuları dağları aşıyor.
Ödleri kopuyor Türkiye’den.
Eskiden beri Yunanistan böyleydi şimdi onlara İsrail de eklendi.
Erdoğan’ın hamleleri uykularını kaçırıyor.
ABD’li albay:
“Türkler İsrail’i alabilir” diyorsa bu endişe ABD’yi de sarmış demektir.
Ve dışişleri bakanımız Fidan :
“İsrail Suriye’deki en ciddi tehdittir”
Yani!
İsrail’n tepesine Osmanlı yumruğunu indirebiliriz.
Sular ısınıyor bölgede.
Boşuna bu üçlü imza atılmadı.
Boşuna Mısırlı Sisi devre dışı bırakılmadı.
Boşuna İran bu anlaşmaya çağırılmadı.
Bunların bir nedeni var.
Sisi güvenilmez bir adam.
ABD’nin kölesi ve muhbiri.
İran daha düne kadar bizde ki terör örgütünü destekliyor ardından destekledikleri Haşdi şabi örgütleri ile Suriye’de, Yemen’de, Irak’ta ve körfez ülkelerini terörize ediyordu.
Ortadoğu’nun göbeğinde İsrail’in ekmeğine yağ sürüyordu.
Sünni ülkelere mezhep kavgası taşıyor, aşılıyordu.
Suriye’de istikrarı İsrail ile birlikte bozdular.
Erdoğan bölgedeki İran’ın benzer hesaplarını bozdu.
Bakmayın şimdilik ABD’nin saldırmaması için diplomasi trafiği yapmasını.
Bunu yapması ülkemiz lehine olurken İsrail’i yıpratma politikası ile yalnız bırakılması politikası içindir.
İran’ın hesaplarını bozarken İsrailin de hesaplarını bozdu Erdoğan.
Çünkü Arzı Mevud hesaplar vardı.
Bu anlaşma ile Erdoğan İsrail ve Siyonist ABD’nin İbrahim Anlaşması aldatmacasını Türkiye devre dışı bırakarak hayali hesaplarını altüst etti.
Küçük resme bakarak konuyu saptıran muhalif kesimler olmadık hezeyan peşindeler.
“Bu anlaşma ile İran’ın ABD’nin üslerini vurmasını engelliyormuş da İran yalnız bırakılıyormuş!”
İran’ın, yukarıda yazdığın hatırlatma ile, bize ne kadar darbe vurduğunu bilmezlikten, görmezlikten mi gelelim?
Haşdi şabi örgütü ile ülkemizde, özellikle doğuda Sünni-Alevi kışkırtması yaptıklarını, terör örgütü ile işbirliği içinde olduklarını görmezden mi gelelim?
Bunu Suriye’de, Irak’ta yapmadılar mı sanıyorsununuz?
Sözü uzatmaya gerek yok.
Bilen bilir.
Bilmeyenler öğrensinler.
Herkes şunu çok iyi bilsin ki bu üçlü savunma anlaşması başta Amerika ve İsrail olmak üzere tüm Avrupa’yı ve islam düşmanlarını tedirgin ettiği gibi Türkiye’nin özellikle savunma sanayiindeki üretimlerini bölge ülkelerine satacak olması ABD ve Avrupa daki silah ve savaş uçağı üretenleri son derece rahatsız ediyor, etmiştir.
Onların şimdiki hesapları ise “Nasıl edelim, ne yapalım ki Ortadoğu ülkeleri bu anlaşmaya dahil olmasınlar ve ne yapalım da Türkiye’nin önünü keselim?”
“Yoksa halimiz ve geleceğiniz çok tehlikede”
Erdoğan’ın şah-mat resti oyunu bitirdi.
Etekleri tutuştu.
İşte gerçekler bunlar.