<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Lider Haber</title>
    <link>https://www.liderhaber.com.tr</link>
    <description>Haberler, son dakika haberleri, dünya haberleri, yerel haberler, güncel haberler, magazin haberleri, ekonomi haberleri, spor haberleri, gündem, politika, Lider Haber TV</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.liderhaber.com.tr/rss/politika" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 17 Aug 2026 22:54:41 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.liderhaber.com.tr/rss/politika"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşik Krallık Başbakanı Burnham ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.liderhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-birlesik-krallik-basbakani-burnham-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.liderhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-birlesik-krallik-basbakani-burnham-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşik Krallık Başbakanı Andy Burnham ile telefonda görüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının NSosyal hesabından yapılan paylaşıma göre, liderler görüşmede, Türkiye-Birleşik Krallık ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldı.</p>

<p>Başbakan Burnham'ı yeni görevi nedeniyle tebrik eden Erdoğan, gelecek dönemde iki ülke ilişkilerinin daha ileri seviyelere taşınacağına inandığını belirtti.</p>

<p>Görüşmede, Türkiye ve Birleşik Krallık'ın başta savunma sanayisi olmak üzere her alanda işbirliğinde önemli aşamalar kaydettiğine dikkati çeken Erdoğan, iki ülkenin imzaladığı Stratejik Ortaklık Çerçeve Belgesi ile Güvenlik ve Savunma Ortaklığı Belgesi'nin önemli olduğunu vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erdoğan, ticaret hacminin artırılmasıyla yatırım alanlarında da hedeflere ulaşmak için birlikte çalışmaya devam edeceklerini dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.liderhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-birlesik-krallik-basbakani-burnham-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 22:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://liderhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/liderhaber-com-tr/uploads/2026/08/cumhurbaskani-erdogan-birlesik-krallik-basbakani-burnham-ile-gorustu.jpg" type="image/jpeg" length="38705"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, İranlı mevkidaşı Erakçi ile telefonda görüştü]]></title>
      <link>https://www.liderhaber.com.tr/bakan-fidan-iranli-mevkidasi-erakci-ile-telefonda-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.liderhaber.com.tr/bakan-fidan-iranli-mevkidasi-erakci-ile-telefonda-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile telefon görüşmesi yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre Fidan, İranlı mevkidaşı Erakçi ile yaptığı telefon görüşmesinde Hürmüz Boğazı'nın açılması ve ateşkesin devamıyla ilgili müzakerelerdeki son durumu ele aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.liderhaber.com.tr/bakan-fidan-iranli-mevkidasi-erakci-ile-telefonda-gorustu</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 21:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://liderhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/liderhaber-com-tr/uploads/2025/08/hakan-fidan-2388693.jpg" type="image/jpeg" length="62197"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek'ten 'Alihan Kuriş' açıklaması! "Dini değerler suç faaliyetlerinin kalkanı haline getirilemez"]]></title>
      <link>https://www.liderhaber.com.tr/bakan-gurlekten-alihan-kuris-aciklamasi-dini-degerler-suc-faaliyetlerinin-kalkani-haline-getirilemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.liderhaber.com.tr/bakan-gurlekten-alihan-kuris-aciklamasi-dini-degerler-suc-faaliyetlerinin-kalkani-haline-getirilemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Alihan Kuriş Suç Örgütü hakkında, "Herhangi bir inanç, dini yapı veya topluluğun kimliği değil; suç teşkil eden fiiller ve bu fiillerle bağlantılı yapılanmalardır. İnanç ve dini değerler, hiçbir şekilde suç faaliyetlerinin aracı veya kalkanı haline getirilemez" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, suç örgütleri ve çetelerle mücadelesinin kim olduklarına veya hangi kisve altında faaliyet gösterdiklerine bakmaksızın, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla sürdürüldüğünü kaydetti. Bakan Gürlek, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Vatandaşlarımızın inançlarını ve dini duygularını istismar ederek suç işleyen ve bu yolla haksız kazanç elde eden yapılara karşı gerekli adımlar atılmaktadır. Alihan Kuriş Suç Örgütü de bu kapsamda yürütülen mücadelenin örneklerinden biridir. Burada temel ölçüt, herhangi bir inanç, dini yapı veya topluluğun kimliği değil; suç teşkil eden fiiller ve bu fiillerle bağlantılı yapılanmalardır. İnanç ve dini değerler, hiçbir şekilde suç faaliyetlerinin aracı veya kalkanı haline getirilemez. Devletimiz, hukukun açıkça suç saydığı eylemlerle mücadelede kararlı olduğu gibi, vatandaşlarımızın inanç ve ibadet özgürlüğünü koruma konusunda da aynı kararlılığını sürdürmektedir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.liderhaber.com.tr/bakan-gurlekten-alihan-kuris-aciklamasi-dini-degerler-suc-faaliyetlerinin-kalkani-haline-getirilemez</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://liderhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/liderhaber-com-tr/uploads/2026/08/akin-gurlek-7.webp" type="image/jpeg" length="94837"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Devlet Bahçeli: Öcalan’ın sürece katkı vermesini sağlayacak şartlar oluşturulmalı]]></title>
      <link>https://www.liderhaber.com.tr/devlet-bahceli-ocalanin-surece-katki-vermesini-saglayacak-sartlar-olusturulmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.liderhaber.com.tr/devlet-bahceli-ocalanin-surece-katki-vermesini-saglayacak-sartlar-olusturulmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA['Terörsüz Türkiye' sürecini değerlendiren MHP lideri Devlet Bahçeli, TBMM’de kabul edilen çerçeve yasanın önemli bir eşik olduğunu belirtti. AİHM kararlarının uygulanmasına vurgu yapan Bahçeli, Abdullah Öcalan’ın sürece katkısını sürdürebilmesi için de 'gerekli şartların oluşturulması' gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye sürecinde vatan, millet, bayrak ve tüm mukaddes değerler uğruna toprağa düşmüş aziz şehit ve gazilerimiz ile onların muhterem ailelerinin hatıralarına en küçük bir leke sürdürülmemiştir." ifadesini kullandı.</p>

<p>Bahçeli, Türkgün gazetesine verdiği röportajda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.</p>

<p>İnsanlığı özlemini duyduğu adalete, huzura ve barışa kavuşturma ülküsüyle üç kıta yedi iklimde hüküm süren Ali Devlet geleneğinden aldıkları ilhamla yaklaşık iki yıldan beri ilmek ilmek ördüklerini ifade eden Bahçeli, Terörsüz Türkiye hedefinin, TBMM'de kabul edilen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" ile önemli bir aşamaya geldiğini bildirdi.</p>

<p>Söz konusu Kanunun 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilmesinin, Terörsüz Türkiye'nin, milli dayanışma ve toplumsal bütünleşmeye yönelik güçlü iradeyi ve kapsamlı mutabakatı gösterdiği yönünde görüş bildiren Bahçeli, kanunun hazırlanması, teklif edilmesi, görüşülmesi ve kabul edilmesi sürecinin önemli bir külliyat oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Bahçeli, TBMM'de kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un her aşamada geniş toplum kesimleriyle milli iradenin tecelligahı olan Meclis'te tartışıldığını, farklı görüşlerin ortaya konulduğunu aktardı.</p>

<p>Siyaset kurumunun itibarını artıran, Türkiye'ye özgü bir çalışma modeliyle önemli bir mutabakat ortaya konulduğunu ifade eden Bahçeli, "Eller, Türkiye'nin huzuruna, ortak ve güçlü geleceğine kalkmıştır." dedi.</p>

<p>Bahçeli, süreçte devletin kutlu hedeflerine ulaşmasını mümkün kılacak milli birliğin ve iç cephenin güçlendirilmesi, Türkiye'nin bölgesinde barış ve kardeşliğin tesis edilmesi için gayret gösteren başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş olmak üzere destek veren siyasi partilere ve milletvekillerine, katkı sunan kurumlara teşekkür etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Devlet Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>"Milletimizin kahir ekseriyeti Terörsüz Türkiye'nin yanında duruyor, terörün bütün unsur ve handikaplarıyla gündemimizden tamamen çıkmasını istiyor. Terörün zehirli havasının siyasi iklimimizden temizlenmesini, ayrık otlarının güven ve huzur toprağımızdan sökülüp atılmasını diliyor. Demokrasi, hukuk devleti, refah ve güven ikliminin pekişerek hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm vatandaşlarımızı kuşatmasını ve kucaklamasını arzu ediyor. Bölgemizde istikrarsızlık ve kaos üretenlerle terörizm, şiddet, vandalizm ve bunlar sayesinde var olanların ve onlarla aynı safta duranların ise kaybetmesini, ülkemizin ve milletimizin üzerinden elini çekmesini bekliyor.</p>

<p>Terörsüz Türkiye sürecinde vatan, millet, bayrak ve tüm mukaddes değerler uğruna toprağa düşmüş aziz şehit ve gazilerimiz ile onların muhterem ailelerinin hatıralarına en küçük bir leke sürdürülmemiştir. Vurgulamak isterim ki bu aşamaya onlar sayesinde, onların kutlu mücadelelerinin sonucunda gelinmiştir. Bununla beraber Gazi ordumuzun ve fedakar milletimizin dünden bugüne terörle mücadele hafızası, azmi ve iradesi bütün aşamalarıyla sahiplenilmiştir. Gizli kapaklı herhangi bir pazarlık, vatandaşlarımızın bilgisi dışında bir yol söz konusu olmamıştır. Sürecin hassasiyetine uygun bir üslupla, sabırla, akılla, vatan, millet sevgisiyle ve kardeşliğin kavileştirilmesine olan güçlü inanç ve iradeyle hareket edilmiştir."</p>

<p>"TERÖRSÜZ TÜRKİYE, BİR DEVLET POLİTİKASI, TÜRK SİYASETİNİN BAŞARISI"</p>

<p>Tek hedefin terör, terörizm ve bölücülüğün ülke gündeminden ve milletin zihinlerinden tamamen çıkarılması olduğunun altını çizen Bahçeli, "Terörün büyüdüğü ve beslendiği bütün unsur ve alanların ortadan kaldırılması, milli birlik ve dayanışma duygusunda uzlaşarak geleceğin güçlü Türkiye'sinin inşa edilmesidir. Terörsüz Türkiye, bir devlet politikası, Türk siyasetinin başarısı, inşallah da topyekun milletimizin eseri olacaktır. Anadolu irfanının gücüyle, Türk milletinin ferasetiyle ve devlet aklıyla bu süreci nihayete erdirecek ve kalıcı kılacağız. Yarım asra yaklaşan bir süredir ekonomik ve sosyal kalkınmamızı engelleyen, önemli bir insani ve ekonomik maliyet oluşturan bu prangadan kurtulmak tek arzumuzdur ve inşallah menzile yaklaşılmıştır." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Bahçeli, "Terörsüz Türkiye"ye ilişkin çerçevenin sağlam biçimde oluşturulması konusunda önemli bir eşiğin aşıldığını belirterek, bunun siyaset üstü bir mesele olduğunu kaydetti.</p>

<p>Yasanın 86 milyonluk Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına ve yakın coğrafyadaki halklara önemli kazanımlar sağlayacağını belirten Bahçeli, söz konusu çabanın "bin yıllık kardeşliği gelecek bin yıla taşıma iradesi" olduğunu ifade etti.</p>

<p>MHP Genel Başkanı Bahçeli, çalışmanın aynı zamanda demokratikleşme ve kalkınma hamlesi niteliği taşıdığını işaret ederek, 'Türk ve Türkiye Yüzyılı' hedefine ulaşılması, bu husustaki en büyük engellerden biri olan terörün kökten bitirilmesiyle daha yakın ve mümkün hale geldiğini belirtti.</p>

<p>"KIŞKIRTICI HAMLELERE GEÇİT VERMEYECEĞİZ"</p>

<p>Sürece yönelik fitne fesat çıkarmak, iftira ile gelişmeleri enfekte etmek isteyen dahili ve harici karanlık odakların bulunabileceğine dikkati çeken Bahçeli, provokasyonlara karşı duyarlılık çağrısında bulundu. Bahçeli, "emperyalizmin taşeronlarının kışkırtıcı hamlelerine" ve bunların içerideki sözcülerine imkan tanınmayacağının altını çizdi.</p>

<p>MHP'nin iki yıldır olduğu gibi teşkilatlarıyla millete doğruları anlatmaya devam edeceğini söyleyen Bahçeli, Anadolu'dan yayılan kardeşlik arzusunu ve heyecanını ülke genelinde paylaşacaklarını ifade etti.</p>

<p>Bahçeli, ülkeye ve millete karşılıksız sevgiyle bağlı olduklarını, siyasi hesap yapmadan "Önce ülkem ve milletim" düsturuyla hareket ettiklerini bildirdi.</p>

<p>Siyaset gayelerinin devleti ve milleti ilelebet yaşatmak, küresel meydan okumalara mukabele edebilme kudretine sahip olmak ve tam bağımsızlığı sağlamak olduğunu aktaran Bahçeli, "Tek hedef, terörün, terörizmin ve bölücülüğün ülkemizin gündeminden ve milletimizin zihinlerinden tamamen çıkarılması, terörün büyüdüğü ve beslendiği bütün unsur ve alanların ortadan kaldırılması, milli birlik ve dayanışma duygusunda uzlaşarak geleceğin güçlü Türkiye'sinin inşa edilmesidir. Ne yaptığımızı ve nereye varacağımızı biliyoruz. Zira yegane ilham kaynağımız milletimizin bilgeliği, feraseti ve sağduyusudur. Kimse endişe duymasın. Milliyetçi Hareket Partisi karanlık emellere sur, kararan kalplere nurdur." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>"KANUN MAHKUMİYET HÜKÜMLERİNİ ORTADAN KALDIRAN DÜZENLEME NİTELİĞİNDE DEĞİLDİR"</p>

<p>Bahçeli, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un, terör örgütü PKK/KCK ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolündeki silah ve mühimmatın teslim edildiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesinin ardından uygulanacak işlemleri düzenlemeyi amaçladığını bildirdi.</p>

<p>Söz konusu tespitin, Milli Güvenlik Kurulu kararıyla teyit edilerek Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakip, yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi ve yapılacak diğer işlemlerin belirlenmesinin kanunun amaçları arasında yer aldığını ifade eden Bahçeli, şunları kaydetti:</p>

<p>"Kanun mahkumiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu sona erdiren bir düzenleme niteliğinde değildir. Devam eden soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile kesinleşmiş mahkumiyet hükümleri bütün hukuki sonuçlarıyla varlığını koruyacak, suçun vasfına, mahkumiyet kararına veya ceza sorumluluğuna ilişkin herhangi bir değişiklik olmayacaktır. Bu yönüyle Kanun, hukuki niteliği itibarıyla ceza adalet sistemi ile infaz hukukuna ilişkin sınırlı ve koşullu bir kanuni düzenleme niteliği taşımaktadır. Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nda ortak aklı ve asgari müşterekleri önceleyen bir yaklaşımla ortaya çıkan rapor doğrultusunda hazırlanan kanun, öngörülen hukuki düzenlemelerin ilk adımını teşkil eden temel bir çerçeve oluşturmaktadır.</p>

<p>Kanun ile Türkiye Cumhuriyeti'nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, hukuk devleti ilkesi, demokratik siyasi düzeni ve kamu güvenliği esas alınarak milli dayanışma, toplumsal huzur ve bütünleşmenin kalıcı olarak tesis edilmesi hedeflenmiştir. Kanunun amacına uygun sonuçlar doğurmasını, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum. Oluşturulmaya çalışılan hukuki zemin, Türkiye'nin terör belasından ilelebet kurtulması hedefinin en önemli dayanaklarından biri olacaktır. Ve kuşkusuz kanunda öngörüldüğü üzere PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son vermesi ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim etmesi ön şarttır."</p>

<p><strong>"ÖCALAN'IN SÜRECE KATKISI İÇİN ŞARTLAR OLUŞTURULMALI"</strong></p>

<p>Bahçeli, kanunun kabulüyle ulaşılan merhalenin bir nihayet olmadığını, hukuki ve idari bakımdan yapılması gereken düzenlemeler için yeni bir safhanın başlangıcı olacağını belirtti.</p>

<p><i>Bu kapsamda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanması dahil tartışmalı konuların gözden geçirilmesi ve adaletin tesisine ilişkin çalışmaların etkinleştirilmesinin gündeme gelebileceğine dikkati çeken Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:</i></p>

<p>"Bundan sonraki süreçte Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan ortak raporda vurgulanan diğer adımların da atılması, ihtiyaç duyulan yasal ve idari düzenlemelerin yapılması, uygulamaların etkili bir işbirliği ve eşgüdümle yürütülmesi kritik önemde olacaktır. <strong>PKK'nın kurucu önderliği olarak yaptığı 'Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı' ile birlikte PKK'nın fesih ve silah bırakma kararında önemli bir fonksiyon ifa eden Abdullah Öcalan'ın, önümüzdeki dönemde de sürece katkı vermeye devam etmesini mümkün kılacak şartların oluşturulması gerekmektedir.</strong> Milletçe ortak hedefimiz, terörle birlikte şiddetin, terörizm ve bölücülüğün reddedildiği bir zihinsel dönüşüme zemin hazırlamak, tekrar yeşermeyeceği bir iklim oluşturmaktır."</p>

<p>Bahçeli, siyaset alanının genişlediği, siyasi rekabetin demokratik sınırlar içinde, milli ve manevi değerler doğrultusunda, ahlaki bir zeminde yürütüldüğü bir sistem inşa etmeyi hedeflediklerini belirtti.</p>

<p>Türkiye'nin "Terörsüz Türkiye" sürecini baltalamaya yönelik her türlü girişimi dikkatle değerlendireceğine ve bunlara karşı gerekli önlemleri alacağına işaret eden Bahçeli, ülkenin egemenlik haklarını, milli güvenliğini, kamu düzenini, milletin huzur ve güvenliğini korumak için her zaman hazırlıklı ve teyakkuz halinde olacağını vurguladı.</p>

<p>Bahçeli, Türkiye'nin nereden gelirse gelsin süreci baltalamaya yönelik girişimleri engelleyecek güçte olduğunu vurgulayarak, milli imkan ve kaynakların "Lider Ülke" ve "Süper Güç" olma hedefi doğrultusunda kullanılacağını söyledi.</p>

<p>Devlet Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partisi'nin ise her zaman olduğu gibi milli birlik ve beka kararlılığında "kadim devlet aklının, sağduyunun ve milli vicdanın sarsılmaz iradesi, gür sesi, son kalesi" olduğunu kaydetti.</p>

<p>"MHP POLİTİĞİ, TÜRK SİYASETİNİN PUSULASI"</p>

<p>MHP'nin siyaset anlayışının temelinde milli öncelik, ilkesel bütünlük, siyasi ahlak ve tutarlılık, başkalaşmadan yenilenme ve kurumsal istikrar anlayışı olduğunu anlatan Bahçeli, "Türk milletinin her bir ferdinin huzur, güvenlik ve refah içerisinde yaşaması, Türkiye'nin bölgesinde ve dünyada lider ve güçlü bir ülke olarak yükselmesi, başta ülkemiz olmak üzere bölgemizde ve dünyada istikrar ve barışın tesis edilmesi ülküsüdür. Bu doğrultuda MHP Politiği, Türk siyasetinin pusulası, milletimizin yol göstericisidir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bahçeli, Türkiye'nin 2053'te "Lider Ülke" ve "Süper Güç" olma hedefinin bulunduğunu belirterek, bu hedeflere ulaşmak için egemenliği güçlendirmek, tehditleri bertaraf etmek ve imkan ve fırsatları en iyi şekilde değerlendirmek gerektiğini bildirdi.</p>

<p>Bu doğrultuda cesareti iradeyle, iradeyi ise ferasetle muhkem kılmak durumunda olduklarını vurgulayan Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partisi'nin "milli birlik ve beka kararlılığında kadim devlet aklının, sağduyunun ve milli vicdanın sarsılmaz iradesi, gür sesi, son kalesi" olduğunu kaydetti.</p>

<p>Toplumun büyük bir kesiminin MHP'nin sözüne, politik pozisyonuna ve hamlelerine kulak kabarttığı, siyasetin diğer paydaşlarının da MHP'ye göre tavır ve düşüncelerini yeniden gözden geçirdiği değerlendirmesinde bulunan Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>"Türkiye'nin ekran başına kilitlendiği süreçlerde gözler 'MHP ne yapacak?', kulaklar 'MHP ne diyecek?' bekleyişi içerisinde olmaktadır. Bu durum, 367 krizinde, başörtüsü meselesinde ve 15 Temmuz hain kalkışmasında olduğu gibi MHP'nin tarihi çağrısıyla başlayan Terörsüz Türkiye sürecinde de belirginleşerek devam etmiştir. Nitekim MHP, 'önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben' düsturuyla sorumlu siyasetinin bir gereği olarak Türkiye'nin siyasi ve toplumsal sorunlarını çözmeye, geleceğin güçlü Türkiye'sini inşa etmeye odaklı bir partidir."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.liderhaber.com.tr/devlet-bahceli-ocalanin-surece-katki-vermesini-saglayacak-sartlar-olusturulmali</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 11:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://liderhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/liderhaber-com-tr/uploads/2025/07/devlet-bahceliaa-2247371.jpg" type="image/jpeg" length="43579"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AK Parti çeyrek asrı devirdi! Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan tarihi mesajlar]]></title>
      <link>https://www.liderhaber.com.tr/ak-parti-ceyrek-asri-devirdi-cumhurbaskani-erdogandan-tarihi-mesajlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.liderhaber.com.tr/ak-parti-ceyrek-asri-devirdi-cumhurbaskani-erdogandan-tarihi-mesajlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti 25. Kuruluş Yıl Dönümü Programı”nda yaptığı konuşmada, “Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye'ye tarihinin en büyük yatırımlarını, en büyük projelerini kazandırdık. Milletten aldığımız yetkiyi de topladığımız kaynakları da yine milletimiz için, ülkemizi büyütmek, kalkındırmak, güçlendirmek için kullandık” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “AK Parti 25. Kuruluş Yıl Dönümü Programı”na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.</p>

<p>Bu tarihî günde, bu anlamlı buluşmada partilileri en kalbi duygularla, hürmetle, muhabbetle selamladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, cennet vatanın dört bir yanındaki tüm vatandaşları selamladı.</p>

<p><img alt="Lider Gazete (20)-1" height="510" src="https://liderhabercomtr.teimg.com/liderhaber-com-tr/uploads/2026/08/lider-gazete-20-1.png" width="777" /></p>

<p>Dünyanın farklı ülkelerinde, farklı coğrafyalarında milleti temsil eden tüm vatandaşlara da muhabbetlerini gönderen Cumhurbaşkanı Erdoğan, gönül ve kültür coğrafyasının dört bir yanında şu anda kalbi kendileriyle atan tüm dostlarına selamlarını iletti.</p>

<p>Ülkenin ve dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın partilerine, kendisine ve hareketlerine muhabbet duyan herkese selamlarını ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu akşam gönlü kendileriyle atan, bu yolda beraber yürüdükleri Cumhur İttifakı ortakları MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye partisi ve tüm arkadaşları adına selamlarını gönderdi.</p>

<p><strong>“BUGÜN TARİHÎ BİR GÜN”</strong></p>

<p>Türkiye'nin 81 ilinden gelip Başkent Millet Bahçesi'ni dolduran partililere şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aşkınız için, dayanışmanız için, ahde vefanız için, en çok da görenleri kıskandıran şu muhabbetiniz için sizlere teşekkür ediyorum. Rabbim, kardeşliğimizi daim kılsın. Dostluğumuz, yol arkadaşlığımız inşallah ebedî olsun, daim kalsın" dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün çok özel, tarihî bir gün. Bugün 25'inci yılımızı büyük bir gururla idrak ediyoruz. AK kadrolar olarak çeyrek asrı devirmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kendilerine bugünleri gösteren, bu güzelliği yaşatan Allah'a sonsuz şükrettiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "25'inci yaş günümüz, 25'inci doğum günümüz kutlu olsun" diye konuştu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Ağustos 2001'den bu yana AK Parti çatısı altında farklı kademelerde görev yapan her bir parti mensubuna ayrı ayrı teşekkür etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisiyle mesaide bulunan ve ailesi programa katılan Abdülmecit Yücel'in, hareketlerindeki gönlünü ortaya koyuşunu unutmalarının mümkün olmadığını dile getirdi.</p>

<p>Bakanlardan milletvekillerine, il, ilçe, belde başkanlarından belediye başkanlarına, meclis üyelerinden mahalle-köy temsilcilerine, sandık müşahitlerinden üyelere kadar yol ve dava arkadaşlarının tamamına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurulduğu ilk günden itibaren bu hareketi samimiyetle bağrına basan kadınlara, AK Parti Kadın Kolları'nın tüm mensuplarına, partiye renk, dinamizm katan gençlere teşekkürlerini iletti.</p>

<p>Sandık her kurulduğunda, sabahın erken saatlerinden itibaren bir bayram havasında sandıkları şenlendiren seçmenlere de gönülden teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugüne kadar oyunu alamadığımız ama tercihlerine saygıyla yaklaştığımız vatandaşlarımıza ise demokrasimize yaptıkları katkılardan ötürü teşekkür ediyorum" dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz gecesi meydanlarda kurdukları Cumhur İttifakı bünyesinde, Türkiye'nin bekası, milletin istikbali uğrunda birlikte yol yürüdükleri ittifak ortaklarına da dayanışmaları için teşekkür etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, kutlama programına gönderdiği çiçek dolayısıyla MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye, kendilerini telefonla arayarak veya mesajla partisinin kuruluş yıl dönümünü kutlayan diğer siyasi parti genel başkanlarına teşekkürlerini iletti.</p>

<p>25 yıl içinde pek çok parti mensubunu fani dünyadan ebedî âleme uğurladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dava ve yol arkadaşlarından ahirete irtihal edenlere, Allah'tan rahmet diledi.</p>

<p><strong>“TÜRKİYE'NİN ÖZ GÜVENİNİ YÜKSELTTİK”</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "AK Parti, bundan 25 sene önce milletimizin umudu olarak doğdu. Bu partiyi millet kurdu, sizler kurdunuz, kumaşını millet dokudu, hamurunu millet yoğurdu. Siyasetin sıkıştığı, ekonominin ağır kriz yaşadığı, Türkiye'nin önünü göremediği bir dönemde 'Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' şiarıyla yola revan olduk. 'Sorunlar çözümsüz değildir' dedik. 'Çözümler imkânsız değildir' dedik. 'Buradan bir çıkış yolu var' dedik. 'Bizim reçetemiz var, bizim çözüm önerilerimiz var, bizim umudumuz, heyecanımız, gayretimiz var' dedik. 14 Ağustos 2001'de AK Parti'yi kurduk ve kurarken de tüm Türkiye'ye 'Karanlığa kapalı, aydınlığa açık' dedik. 'Yeter, söz de, karar da milletindir' dedik."</p>

<p>Partiyi kurduktan sadece 15 ay sonra, 3 Kasım 2002'de seçime girdiklerini ve milletin teveccühüyle tek başına iktidara geldiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Ne dediler? 'Yapamazlar' dediler, yaptık, hem de en güzelini yaptık. Türkiye'yi rahatlattık. Umudu çoğalttık. En başta Türkiye'nin öz güvenini, milletin öz güvenini yükselttik. AK Parti olarak, siyasetteki temsil açığına millet iradesiyle, istikrar açığına güçlü ve öngörülebilir yönetimle, icraat açığına eser ve hizmet siyasetimizle, kalkınma açığına yatırım ve girişimcilikle, öz güven açığına Türkiye merkezli bir gelecek tasavvuruyla çözüm ürettik. Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye'ye tarihinin en büyük yatırımlarını, en büyük projelerini kazandırdık. Milletten aldığımız yetkiyi de topladığımız kaynakları da yine milletimiz için, ülkemizi büyütmek, kalkındırmak, güçlendirmek için kullandık."</p>

<p><strong>“SAVUNMA SANAYİİNDE DESTAN YAZDIK”</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıklarının tamamını anlatmanın mümkün olmadığını, bu tarihî günde kısa bir muhasebe yapmakta fayda gördüğünü söyledi.</p>

<p>25 yıllık icraat karnesini vatandaşlarla paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğitime 37 trilyon lira, sağlığa 14 trilyon lira, gençlik ve spora 5 trilyon lira, sosyal yardımlara 12 trilyon lira, adalete 4 trilyon lira, içişlerine 3 trilyon lira, AFAD bünyesinde olmak üzere toplam 5 trilyon lira harcama yaptık. Çalışma ve sosyal güvenliğe 7 trilyon lira, ulaştırmaya 15 trilyon lira, çevre ve şehirciliğe 19 trilyon lira, kültür ve turizme 11 trilyon lira, tarım ve ormana 7 trilyon lira, enerjiye 8 trilyon lira, savunma sanayiine 374 milyar dolar, sanayi ve teknolojiye 2 trilyon liralık kaynak kullandık" diye konuştu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşviklerle 19 trilyon liralık 129 bin yatırımın ve 4 milyon 128 bin nitelikli istihdamın önünü açtıklarına işaret ederek, şöyle devam etti: "36 milyar dolar olan yıllık ihracatımız, haziran ayında 278 milyar dolara çıktı. Millî gelirimiz 240 milyar dolardan, 1 trilyon 600 milyar dolara ulaştı. Dünyanın 21'inci büyük ekonomisi olan Türkiye, 2025 yılı itibarıyla dünyada 16'ncı, Avrupa'da 6'ncı sıraya yükseldi. Dışişlerimiz, Türkiye'yi bölgesinde ve dünyada "sözü güçlü, gücü tesirli" bir ülke konumuna getirdi."</p>

<p>Savunma sanayiinde kelimenin tam anlamıyla "destan" yazdıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Piyade tüfeğini bile dışarıdan alan bir ülkeyi kendi savaş gemisini, insansız uçağını, helikopterini, tankını, füzesini, denizaltısını yapar hâle getirdik. Yıllık 10 milyar doları aşan ihracat rakamıyla bugün dünyanın 185 ülkesinde Türk savunma sanayii ürünleri kullanılıyor" dedi.</p>

<p><strong>“2028'E KADAR 27 ŞEHRİMİZİ HIZLI TREN AĞIYLA BİRBİRİNE BAĞLAYACAĞIZ”</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaştırma alanında Türkiye'ye çağ atlattıklarına işaret ederek, şöyle konuştu: "Tam 24 bin kilometre yeni bölünmüş yol yaptık. Otoyol uzunluğumuzu iki kat artırdık. İki kıtayı Marmaray ve Avrasya Tüneli ile yer altından Yavuz Sultan Selim ve 1915 Çanakkale Köprüsü ile yer üstünden birbirine bağladık. 26 olan havalimanı sayımız, 58'e çıktı. Yapımı devam edenler hizmete girdiğinde, bu sayı 60 olacak. Türkiye'yi hızlı trenin konforuyla tanıştırmak bizlere nasip oldu. Sıfırdan 2 bin 251 kilometre hızlı tren hattı inşa ettik. Sizler için, halkımız için bunu biz başardık. 2028'e kadar 27 şehrimizi hızlı tren ağıyla birbirine bağlayacağız. 2053 yılında, 48 saatte tüm Türkiye hızlı trenle gezilebilecek."</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde, nicelik ve nitelik olarak Türkiye'nin standartlarını yükselttiklerine işaret ederek, 422 bin yeni derslik inşa ettiklerini, toplam 836 bin yeni öğretmen ataması yaptıklarını söyledi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "'Başörtüsü yasağına son vereceğiz' dedik, üniversitede, okulda, kamuda son verdik. 'Üniversiteye girişte katsayı adaletsizliğini kaldıracağız' dedik, kaldırdık. 'Harçları kaldıracağız, ders kitaplarını ücretsiz dağıtacağız' dedik, sözümüzü tuttuk. Yükseköğrenim yurt yatak kapasitemizi 182 binden 983 bine yükselttik."</p>

<p>Sağlıkta, vatandaşları birinci sınıf sağlık hizmetleriyle tanıştırdıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sayısı 27'ye çıkan şehir hastaneleriyle bu alanda âdeta devrim yaptıklarını belirtti.</p>

<p><strong>“KARADENİZ'DEKİ KEŞFİMİZ SAYESİNDE BUGÜN MİLYONLARCA EVDE KENDİ DOĞAL GAZIMIZ KULLANILIYOR”</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, millet bahçeleriyle şehirlerin çehresini değiştirdiklerini işaret ederek, 323 millet bahçesini hizmete açtıklarını, 239 tanesinin yapımının devam ettiğini bildirdi.</p>

<p>TOKİ'yle 1 milyon 766 bin konut ürettiklerini, 369 bin konutun inşasının sürdüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "6 Şubat asrın felaketinde 455 bin konutu ve iş yerini, 3 yıl gibi rekor sürede depremzedelerimize teslim ettik. Deprem turistleri istismar peşinde, fırsatçılık peşinde koşarken biz yaraları sarmak için tam 91,5 milyar dolarlık kaynak kullandık. 500 bin sosyal konut projemizle çok önemli bir ihtiyacı gideriyoruz. Şurası da çok mühim. Eskiden terörün kol gezdiği Gabar'da günlük 83 bin varil petrol üretiyoruz. Karadeniz'deki keşfimiz sayesinde bugün milyonlarca evde kendi doğal gazımız kullanılıyor."</p>

<p><strong>“SADECE YATIRIMLARDA DEĞİL, HAK VE ÖZGÜRLÜKLER ALANINDA DA SESSİZ BİR DEVRİME İMZA ATTIK”</strong></p>

<p>Artık başkalarının ürettiği araçlara gıptayla bakmadıklarını, Türkiye'nin otomobili TOGG'u yollarda gördükçe herkesin gurur duyduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sadece yatırımlarda değil, hak ve özgürlükler alanında da aynı şekilde sessiz bir devrime imza attık. 'OHAL'i kaldıracağız' dedik, kaldırdık. 'Farklı dil ve lehçelerde yayınları serbestleştireceğiz' dedik, TRT Kurdi'yi kurduk, özel yayınları serbest bıraktık" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gençlerin siyasette önünü açarak seçilme yaşını 30'dan 25'e, sonra 18'e indirdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'yle, ülkemizin en kronik sorunlarından olan yönetimde istikrar meselesini çözüme kavuşturduk. 'Ayasofya'nın kapısına vurulan zincirleri kıracağız' dedik, Fatih'in emaneti Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'ni yeniden ibadete açtık. Daha burada tek tek sayamayacağımız nice reformu, hizmeti, eseri, projeyi ülkemize kazandırdık" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Parti programlarında ve seçim beyannamelerinde millete ne taahhüt edildiyse bunları yüzde 90 oranında gerçekleştirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu da burada ifade etmek istiyorum. Gelecek 25 yılı da planladık, gelecek 50 yılı da planladık. Bugün paylaştığımız 25'inci yıl vizyon belgemizin rehberliğinde hayalleri hedeflere, hedefleri gerçeklere dönüştürmeye devam edeceğiz" açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>“MİLLETE VERDİĞİMİZ SÖZLERİ TUTMANIN GURURUYLA BURADAYIZ”</strong></p>

<p>Bu 25 yıl boyunca dikensiz bir gül bahçesinde yürümediklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Bizi yolumuzdan çevirmek için her yolu denediler. Darbe senaryoları yazdılar. Muhtıra vermeye kalkıştılar. Partimizi kapatmaya kalktılar. Danıştayda, Gezi'de, terör eylemleriyle provokasyonlar yaptılar. 17-25 Aralık'ta yargı darbesi yapmaya yeltendiler. 15 Temmuz'da haince silahlı darbe girişiminde bulundular. İçerideki aparatlarıyla, dışarıdaki ağababalarıyla üzerimize geldiler. Allah'a hamdolsun, hepsini tek tek püskürttük. 25 yıl sonra işte buradayız. Sapasağlam burada, milletin huzurundayız. İlk günkü heyecanımızla buradayız. İlk günkü enerjimizle buradayız. İlk günkü aşkımızla, ilk günkü kararlılığımızla yine Ankara Millet Bahçesi'ndeyiz. Millete verdiğimiz sözleri tutmanın gururuyla buradayız. Milletin emanetine sahip çıkmanın izzetiyle buradayız. Türkiye'yi her alanda büyütmenin kıvancıyla buradayız. Size mahcup olmamanın, sizi mahcup etmemenin, sizin umutlarınızı boşa çıkarmamanın bahtiyarlığıyla buradayız."</p>

<p>25 yıl boyunca milletin gönlünde olduklarını, bugün de milletin gönlünde en müstesna yerde bulunduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Allah'a hamdolsun, çeyrek asırda büyük işler başardık ama bitmedi, hiçbir zaman bitmeyecek. Kimse bizden yorulma beklemesin. 25 yıl boyunca her sabah yeniden başladık. Her sabah ilk günkü gibi işimize sarıldık" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“DAHA YAPACAK ÇOK İŞİMİZ VAR”</strong></p>

<p>Bundan sonra da her günün kendileri için yeni bir gün olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Partimizi kurduktan sonraki ilk sabah, 15 Ağustos sabahı nasılsa bugün de yarın da her sabah 15 Ağustos sabahı gibi olacak. Daha yeni başlıyoruz. Türkiye'yi işte bu hareket, bu kadro kadınıyla, erkeğiyle, genciyle ve bu gençler, onların çocukları, torunları inşallah önce 2053'e, sonra da 2071'e taşıyacak. Türkiye'nin son 25 yılına olduğu gibi geleceğine de işte bu hareket damga vuracak. Daha yapacak çok işimiz var. Türkiye'yi ellerinden tuttuk, ayağa kaldırdık, küllerinden yeniden inşa ettik, doğrulduk, büyük işler başardık ama durmayacak, dinlenmeyecek, ara vermeyecek, istikbali de inşa edecek, imar edeceğiz. Hani diyor ya Yunus 'Biz, sevdik aşık olduk, sevildik, maşuk olduk, her dem yeniden doğarız bizden kim usanası'. Evet, her gün yeniden doğacağız. Her sabah yeniden başlayacağız. 'Bugün unutmayın yeni bir gündür' diyeceğiz. 'Şimdi yeni şeyler söylemek lazım' diyeceğiz, her dem taze kalacağız."</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin, 1970'lerden itibaren, sinsi sinsi büyüyen FETÖ sorunu olduğunu hatırlatarak, "1970'lerden itibaren hiçbir hükûmet bunların önünü kesemedi. 1980'de, 1997'de, iki kez darbe yapıldı bu ülkede. FETÖ'ye dokunmadılar, tam tersine önünü açtılar. Biz ülkeyi yönetme görevini devraldığımızda virüs vücuda yayılmış, bünyeyi âdeta felç etmişti" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ'ye karşı sabırla, akılla ve dikkatle yürüdüklerine dikkati çekerek, "O meşum gecede, o hain darbe girişiminde, Allah onlara fırsat vermedi" dedi.</p>

<p><strong>“BU ÜLKEYİ KARDEŞLİK BÜYÜTECEK”</strong></p>

<p>Terör meselesinin de 1984'ten bu yana can yaktığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Evlatlarımız tek tek toprağa düşüyordu. Türkiye'nin gençleri de birikimi de morali de hayalleri de terörle, hain terör eylemleriyle her gün solup gidiyordu. Ne dedik? 'Biz çözeceğiz' dedik. 'Türkiye'yi 40 yıllık bu sıkıntıdan kurtaracağız' dedik. Elhamdülillah, işte onu da Cumhur İttifakı olarak çözüyoruz ve çözdük. Gazi Meclisimizin desteğiyle, aziz milletimizin hayır duasıyla çözüyoruz. Şehitlerimizin kahramanlığıyla, gazilerimizin fedakârlıklarıyla çözüyoruz. 86 milyon olarak el birliği, gönül birliği, hedef birliği yaparak çözüyoruz. Farklı kesimlerin bir araya geldiği Türkiye mutabakatını tesis ederek çözüyoruz. Şunu unutmayacağız, bizim en büyük sermayemiz kardeşliğimizdir. Kardeşliği korursak bu ülkeye hiç kimse kem gözle bakamaz. Bizi var eden, bizi bin yıldır dimdik ayakta tutan, bizi bu coğrafyaya hâkim kılan, Müslümanlık'tan gelen kardeşliğimizdir."</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu topraklarda ezan sesi susarsa, bu topraklarda Kur'an'ın sesi kısılırsa, bu topraklarda Müslümanlık zayıflarsa, kardeşliğin de zayıflayacağını belirterek, "Kardeşliğimiz zayıfladığında, ülkemiz de zayıflamıştır. Biz en başından itibaren işte bu duyguyla hareket ediyoruz. Bu ülkeyi kardeşlik büyütecek. Bu ülkeyi kardeşlik güçlendirecek. 21'inci yüzyılı, inşallah kardeşlik 'Türkiye Yüzyılı' yapacak. Hiç kimsenin endişesi olmasın. Ne yapıyorsak, ülkemiz ve milletimiz için yapıyoruz. Ne yapıyorsak, gelecek nesillerin selameti, refahı, aydınlık yarınları için yapıyoruz. Ne yapıyorsak, bu meseleyi tamamen çözerek, evlatlarımıza terörsüz bir Türkiye, terörsüz bir bölge bırakmak için yapıyoruz" diye konuştu.</p>

<p><strong>“TÜRKİYE, İŞTE ŞİMDİ ŞAHA KALKIYOR”</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şimdi birileri suyu bulandırmaya, zihinleri kurcalamaya çalışıyor. Milleti korkutup, sorunları çözümsüz bırakmak istiyorlar. Niye? Çünkü işsiz kalacaklar. Terör parantezi kapandığında, istismar edecekleri bataklık da kuruyacak, işte bundan korkuyorlar. Bakın biz, sadece terör sorununu bitirmiyoruz. İnşallah terörle birlikte, Türkiye'nin içini karıştıran, o emperyalist planı da altüst ediyoruz. Terörün bitmesine kim üzülür? Türkiye üzerine hesabı olanlar üzülür. Bu yaranın, bir 40 sene daha kanamasından çıkar sağlayanlar üzülür. Siyaseti ve toplumu terör üzerinden yıllardır dizayn etmeye alışanlar üzülür. Varsın, üzülsünler. Bu ülkede anneler artık ağlamayacak, gençler toprağa düşmeyecek, çocuklar yetim, eşler dul kalmayacak, ülkenin enerjisi heba olmayacak. Türkiye, işte şimdi şaha kalkıyor. Türkiye Yüzyılı'nın şafağı, işte şimdi söküyor. Kardeşliğimiz yeniden anlam kazanıyor, gücümüze güç katılıyor, tarih yeniden yazılıyor, açın yolları, büyük Türkiye Cumhuriyeti geliyor."</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır'a, Suriçi'ne Türkiye'nin her şehrinden, dünyadan turist akacağını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Şimdi Tunceli'nin dağlarında barut değil, mis gibi çiçek kokacak, çimen kokacak. Şimdi Cilo dağlarında halaylar çekilecek. Dicle'nin, Fırat'ın, Munzur'un suları bundan sonra daha berrak, daha coşkun akacak. Tekrar kucaklaşacağız. Mardin'in camilerinde aynı namazda saf tutacağız. Şanlıurfa'da aynı ezanı birlikte dinleyeceğiz. Dili ne olursa olsun, aynı duyguların türkülerini birlikte söyleyeceğiz. Birlik içinde, bütünlük içinde, kardeşlik içinde geleceğe daha emin adımlarla yürüyeceğiz. Samimiyiz, hasbiyiz, kararlıyız ve Allah'ın izniyle, milletimizin hayır duasıyla bu sefer menzili maksudumuza inşallah ulaşacağız."</p>

<p><strong>“BU HAREKET GÖNÜL HAREKETİDİR”</strong></p>

<p>"25'inci yılımızda şu gerçeği bir kez daha hatırlatmak istiyorum, bu hareket, gönül hareketidir, gönüllere girme hareketidir" ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletle doğrudan, göz göze, ruberu, gönül gönüle irtibat kurarak bugünlere geldiklerini söyledi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşkilata, kapı kapı dolaşarak şimdiye kadar ne yaptıklarını ve bundan sonra ne yapacaklarını anlatması tavsiyesinde bulundu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şunu da unutmayın kardeşlerim. Bu hareket, bu dava, sadece bizimle kaim değildir. Bu hareketin, bu davanın dünü vardı, yarını da olacak. Bu, uzun soluklu bir yürüyüştür. Bu, maziden atiye giden kutlu bir yolculuktur. Önemli olan, sen yaşarken bu dava için ne yaptın? Sana bırakılan mirası nereden aldın, nereye taşıdın? Bizim meselemiz işte budur. Bayrağı devraldık, onu zirvedeki burçlara diktik, gelecek nesillere de o bayrağı inşallah emanet edeceğiz, onlar da hakkıyla taşıyacak. Burada şunu da açık yüreklilikle ifade etmek isterim. Tayyip Erdoğan olarak, siyasette 50 yılı geride bıraktım. Ortak eserimiz AK Parti, bugün çeyrek asrı geride bırakıyor. Allah ömür ve sağlık verirse, daha nice yıllar Türkiye'ye hizmet mücadelesi içinde olacağım. Aziz milletimin duası ve teveccühüyle, inşallah bu ülkeye aşkla çalışmayı sürdüreceğim. Yuvam olarak, evim olarak gördüğüm AK Parti'nin bir neferi olmaya, bu hareketin başarısı için en ön safta koşturmaya devam edeceğim. Bu can bu tende olduğu müddetçe, bu sevdamız dinmeyecek. Ancak bugün içim rahat, gönlüm ferah. Arkamızdan çok çok farklı, bambaşka bir gençlik geliyor. Dil bilen, dünyayı iyi okuyan, Türkiye'yi tanıyan, ecdadını, tarihini, mirasını idrak eden, imanlı, vatansever, en önemlisi de öz güveni yüksek bir gençlik geliyor. 'İmandır o cevher ki, ilahi ne büyüktür. İmansız olan paslı yürek sinede yüktür.' İşte en büyük eserim, işte bu gençliğin yetişeceği iklimi inşa etmek olmuştur."</p>

<p><strong>“TÜRKİYE'Yİ KALAN BÜTÜN HEDEFLERİNE KAVUŞTURMAK İÇİN AZİMLE YOL ALMAYA DEVAM EDECEĞİZ”</strong></p>

<p>Kaygılı ve karamsar olmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bu gençlik, inanıyorum ki vakti geldiğinde, emaneti bizden devralacak, çok daha yükseklere çıkaracaktır. İşte onun için Türkiye'nin ufku aydınlıktır. Türkiye, bu gençlik sayesinde eski karanlık günlerine asla dönmeyecektir. Türkiye, bu gençlik sayesinde geriye değil, hep daha ileriye gidecektir. 25 yılda böyle bir gençliği, böyle bir nesil yetiştirme şerefini bize bahşeden Allah'a sonsuz hamdüsenalar olsun. Türkiye'yi kalan bütün özlemlerine, hayallerine, hedeflerine kavuşturmak için azimle, sabırla, heyecanla yol almaya devam edeceğiz. Bu kadroyu, bu teşkilatı, siz değerli arkadaşlarımı, Türkiye aşkınızdan, Türkiye'ye kazandırdıklarınızdan dolayı bir kez daha tebrik ediyorum. Türkiye'ye, Cumhuriyet tarihinin altın yıllarını yaşattığınız için her birinizi ayrı ayrı kutluyorum. Bu kardeşinize 25 yıl boyunca yoldaşlık ettiğiniz için teşekkür ediyorum. Ebediyete uğurladığımız kardeşlerimizi rahmetle, şükranla yâd ediyorum. Birazdan AK Parti ailesine katılacak milletvekillerimize ve belediye başkanlarımıza hoş geldiniz diyorum. Rabb'im dayanışmamızı, muhabbetimizi daim eylesin, diyorum."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.liderhaber.com.tr/ak-parti-ceyrek-asri-devirdi-cumhurbaskani-erdogandan-tarihi-mesajlar</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 20:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://liderhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/liderhaber-com-tr/uploads/2026/08/lider-gazete-19-2.png" type="image/jpeg" length="98771"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emine Erdoğan: "AK Parti'nin, yarın da ülkemize yeni ufuklar açacağına yürekten inanıyorum"]]></title>
      <link>https://www.liderhaber.com.tr/emine-erdogan-ak-partinin-yarin-da-ulkemize-yeni-ufuklar-acacagina-yurekten-inaniyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.liderhaber.com.tr/emine-erdogan-ak-partinin-yarin-da-ulkemize-yeni-ufuklar-acacagina-yurekten-inaniyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, AK Parti'nin 25. kuruluş yıl dönümünü kutladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emine Erdoğan, sosyam medya hesabından ‘Milletimizle Çeyrek Asır’ etiketiyle yaptığı paylaşımda, şu ifadelere yer verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Çeyrek asırdır milletimizin güveniyle büyüyen, her adımda insanımıza dokunan eserler ve hizmetlerle anlam kazanan bir yolculuk. Bu 25 yıllık birikimin ardında vatan sevgisi, güçlü bir irade ve geleceğe duyulan sarsılmaz bir inanç var. Nice ilkin öncüsü olan AK Parti'nin, yarın da ülkemize yeni ufuklar açacağına yürekten inanıyorum. AK Parti'nin 25'inci yaşı kutlu olsun."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Serhat Ural</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.liderhaber.com.tr/emine-erdogan-ak-partinin-yarin-da-ulkemize-yeni-ufuklar-acacagina-yurekten-inaniyorum</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 14:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://liderhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/liderhaber-com-tr/uploads/2026/07/emine-erdogan.webp" type="image/jpeg" length="79109"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AK Parti 25 yaşında! Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tarihi eşik]]></title>
      <link>https://www.liderhaber.com.tr/ak-parti-25-yasinda-cumhurbaskani-erdogan-tarihi-esik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.liderhaber.com.tr/ak-parti-25-yasinda-cumhurbaskani-erdogan-tarihi-esik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin 25'inci yılını "geçmişin tecrübesini değerlendirerek yeni dönemin yol haritasını ortaya koydukları tarihi bir eşik" olarak nitelendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AK Parti'nin kuruluşunun 25. yılı dolayısıyla kaleme aldığı "AK Parti, Milletle Birlikte Yazılan Çeyrek Asırlık Dönüşüm Hikayesi" başlıklı makalesi Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya'da yayımlandı.</p>

<p>Erdoğan, makalesinde 25 yıl önce AK Parti'yi kurarken Türk milletiyle birlikte Türkiye'nin geleceğini yeniden şekillendirecek uzun soluklu bir yürüyüş başlattıklarını belirterek, Türkiye'nin o günlerde siyasi krizlerin, ekonomik belirsizliklerin ve vesayetçi anlayışın ağır baskısı altında olduğunu, kendilerinin de siyaseti yeniden milletin hizmetine sunmak, devlet ile vatandaş arasındaki güven bağını güçlendirmek ve Türkiye'yi kendi kararlarını verebilen güçlü bir ülke haline getirmeyi hedeflediklerini anlattı.</p>

<p>"14 Ağustos 2001'de 'Artık Türkiye'de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' derken en büyük güvencemiz milletimizin iradesiydi. AK Parti hakları sınırlandırılan, krizlerin yükünü omuzlayan ve çocukları için daha müreffeh bir gelecek isteyen milyonların ortak umudu olarak doğdu." değerlendirmesini yapan Erdoğan, şöyle devam etti:</p>

<p>"Bugün geriye baktığımızda AK Parti'nin çeyrek asrının Türkiye için tarihi bir dönüşüme karşılık geldiğini görüyoruz. Demokratik meşruiyet güçlendi, devletimizin hizmet kapasitesi gelişti, toplumun farklı kesimlerinin kamusal hayata katılımı genişledi. Türkiye, kendi hedeflerini belirleyen, imkanlarına güvenen ve geleceğini kendi iradesiyle şekillendiren bir ülkeye dönüştü. Demokratik meşruiyetin güçlenmesi, bu dönemde verdiğimiz mücadelenin temelini oluşturdu. Bunun en ağır sınavını 15 Temmuz darbe girişiminde yaşadık. Milletimiz o gece seçilmiş iradeye ve anayasal düzene sahip çıkarak Türkiye'nin geleceğine sandık dışı hiçbir gücün yön veremeyeceğini ortaya koydu. Bu kararlı duruş, vesayet döneminin geride bırakılmasında, sivil siyasetin güçlenmesinde ve demokrasimizin kökleşmesinde tarihî bir dönüm noktası oldu."</p>

<p><strong>"HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİNE UZANAN HAMLELERİMİZ TÜRKİYE'NİN ÜRETİM VE TEKNOLOJİ KAPASİTESİNİ GÜÇLENDİRDİ"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erdoğan, eğitimden sağlığa, ulaştırmadan enerjiye, sosyal politikalardan şehirleşmeye kadar gerçekleştirdikleri yatırımların dönüşümlerin somut temelini oluşturduğunu belirtti.</p>

<p>Kamu hizmetlerine erişimi ülke genelinde yaygınlaştırdıklarını vurgulayan Erdoğan, Anadolu'nun üretim ve kalkınma imkanlarını genişlettiklerini, kadınların, gençlerin, engellilerin ve toplumun bütün kesimlerinin ekonomik ve sosyal hayata daha güçlü katılımını desteklediklerinin altını çizdi.</p>

<p>Savunma sanayisinde ve ileri teknolojide attıkları adımların, stratejik alanlardaki dışa bağımlılığı önemli ölçüde azalttığına işaret eden Erdoğan, "İnsansız hava araçlarından milli muharip uçağımız KAAN'a, savaş gemilerinden hava savunma sistemlerine uzanan hamlelerimiz Türkiye'nin üretim ve teknoloji kapasitesini güçlendirdi. TOGG, uzay programımız, nükleer enerji yatırımlarımız ve Karadeniz'de keşfettiğimiz doğal gaz bu yeni özgüvenin sembolleri oldu. Önümüzdeki dönemde bu birikimi yapay zeka, yarı iletkenler, enerji teknolojileri ve yüksek katma değerli üretimde yeni bir sıçramaya dönüştüreceğiz." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Erdoğan, dış politikada Türkiye'nin, değişen ve giderek çok kutuplu hale gelen uluslararası sistemin etkin aktörlerinden biri olduğuna dikkati çekerek, milli çıkarları korurken diplomasiyi, diyaloğu ve insani sorumluluğu esas alan çok yönlü bir anlayışla hareket ettiklerini anlattı.</p>

<p>Türk ve İslam dünyasıyla münasebetlerini çok boyutlu bir şekilde geliştirirken, mazlumların haklarını her platformda cesaretle savunduklarını aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:</p>

<p>"NATO'nun güçlü bir müttefiki, G20'nin etkin bir üyesi, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın önde gelen ülkesi ve Avrupa güvenlik mimarisinin başat aktörlerinden biri olarak Karadeniz'den Orta Doğu'ya, Kafkasya'dan Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyada barış ve istikrara katkı sunuyoruz. Stratejik özerkliği, karşılıklı saygı ve ortak çıkarlar temelinde daha dengeli ilişkiler kurmanın zemini olarak görüyoruz. 'Dünya beşten büyüktür' çağrımız, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kurumların günümüzün güç dengelerini ve toplumların çeşitliliğini daha adil biçimde temsil etmesi gerektiğine dair teklifimizin özüdür. Küresel barış ve güvenliğin sınırlı sayıdaki ülkenin önceliklerine bağlı kalması, insanlığın karşı karşıya bulunduğu krizlere kalıcı çözümler üretmemektedir. Daha kapsayıcı, daha etkin ve hesap verebilir bir uluslararası düzenin ortak geleceğimiz için zorunlu olduğuna inanıyoruz."</p>

<p><strong>"11 İLİMİZİ VE MİLYONLARCA VATANDAŞIMIZI ETKİLEYEN BÜYÜK FELAKET MİLLETİMİZİN YÜREĞİNDE DERİN YARALAR AÇTI"</strong></p>

<p>Erdoğan, çeyrek asırlık yürüyüşleri boyunca terör saldırılarından bölgesel savaşlara, düzensiz göç hareketlerinden küresel salgına ve ekonomik dalgalanmalara kadar çok sayıda sınamayla karşılaştıklarını anımsatarak, bu dönemlerin güçlü kurumların, etkin kamu yönetiminin ve millet-devlet dayanışmasının taşıdığı önemi bir kez daha gösterdiğini belirtti.</p>

<p>6 Şubat depremlerinde tarihin en ağır afetlerinden birini yaşadıklarını aktaran Erdoğan, "11 ilimizi ve milyonlarca vatandaşımızı etkileyen bu büyük felaket milletimizin yüreğinde derin yaralar açtı. İlk andan itibaren devletimizin bütün imkanlarını seferber ettik. Bugün şehirlerimizin yeniden imarında önemli mesafe katettik. Güvenli konutlardan üretim altyapılarına, sosyal hayattan tarihi dokunun korunmasına kadar yürüttüğümüz çalışmaları aynı kararlılıkla sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"GELECEĞİN İMKANLARINA ODAKLANARAK YOLUMUZA AYNI KARARLILIKLA DEVAM EDİYORUZ"</strong></p>

<p>Erdoğan, AK Parti'yi çeyrek asırdır güçlü tutan temel unsurun milletle kurdukları gönül bağı olduğunu ifade ederek, bu tecrübenin kendilerine sürekli yenilenme sorumluluğunu da yüklediğini anlattı.</p>

<p>Milletin değişen beklentilerini, gençlerin gelecek arayışlarını, ekonomik güçlüklerin gündelik hayattaki etkilerini ve siyaset yapma biçimlerini açık yüreklilikle değerlendirmek zorunda olduklarını aktaran Erdoğan, "Geçmiş başarılarımız önemli bir referanstır; bizi geleceğe taşıyacak olan reform irademiz ve değişime öncülük etme kabiliyetimizdir. Önümüzdeki dönemde de enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla sürdürürken üretimi, yatırımı ve istihdamı büyüteceğiz. Alın terinin karşılığını veren, refahı toplumun bütün kesimlerine yayan ve gençlerimizin eğitimden istihdama, girişimcilikten konuta kadar fırsatlara daha adil biçimde erişebildiği bir Türkiye için çalışacağız." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>"Türkiye Yüzyılı, Cumhuriyetimizin ikinci asrına yönelik ortak gelecek irademizin adıdır." açıklamasında bulunan Erdoğan, demokrasisi güçlü, ekonomisi üretken, teknolojide öncü, dış politikada etkili ve toplumsal dayanışması sağlam bir Türkiye hedeflediklerini vurguladı.</p>

<p>Erdoğan, geçmişin birikimini geleceğin imkanlarıyla buluşturarak milletin refahını artıracaklarını belirterek, bölgenin istikrarını güçlendireceklerini ve daha adil bir uluslararası düzene katkı sunacaklarının altını çizdi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "AK Parti'nin 25'inci yılı, geçmişin tecrübesini değerlendirerek yeni dönemin yol haritasını ortaya koyduğumuz tarihi bir eşiktir. Aziz milletimizle çıktığımız bu yolda, reform irademizi diri tutarak ve geleceğin imkanlarına odaklanarak yolumuza aynı kararlılıkla devam ediyoruz." değerlendirmesini yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.liderhaber.com.tr/ak-parti-25-yasinda-cumhurbaskani-erdogan-tarihi-esik</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://liderhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/liderhaber-com-tr/uploads/2026/08/erdogan-242.jpg" type="image/jpeg" length="91414"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP’li Yazgan kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi]]></title>
      <link>https://www.liderhaber.com.tr/chpli-yazgan-kesin-ihrac-talebiyle-disipline-sevk-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.liderhaber.com.tr/chpli-yazgan-kesin-ihrac-talebiyle-disipline-sevk-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, hakkında ortaya atılan iddiaların ardından tedbirli olarak kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yazgan’ın dün gece Edirne’de bir kadına tacizde bulunduğu iddiasıyla darbedildiğine yönelik paylaşımlar kamuoyuna yansımıştı.</p>

<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Yazgan’ın disipline sevk edildiğini duyurdu.</p>

<p>Sarı, açıklamasında,<strong> “Partimizin temel ilkeleri, tüzüğü ve disiplin hükümleri çerçevesinde Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, bugün itibarıyla tedbirli olarak ‘kesin ihraç’ talebiyle disipline sevk edilmiştir.</strong>” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>[related-posts id="99773" color="bg-warning"][/related-posts]</p>

<p>[related-posts id="99775" color="bg-warning"][/related-posts]</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Serhat Ural</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.liderhaber.com.tr/chpli-yazgan-kesin-ihrac-talebiyle-disipline-sevk-edildi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://liderhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/liderhaber-com-tr/uploads/2026/08/yazgan.jpg" type="image/jpeg" length="46637"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan DEM heyetini kabul etti]]></title>
      <link>https://www.liderhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-dem-heyetini-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.liderhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-dem-heyetini-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, DEM Parti heyetini kabul etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanvekili ve DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan ile Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar'ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.liderhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-dem-heyetini-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 19:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://liderhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/liderhaber-com-tr/uploads/2026/08/lider-gazete-13-5.png" type="image/jpeg" length="51217"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Bayraktar: Gabar bizim için göz bebeği projelerimizden bir tanesi]]></title>
      <link>https://www.liderhaber.com.tr/bakan-bayraktar-gabar-bizim-icin-goz-bebegi-projelerimizden-bir-tanesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.liderhaber.com.tr/bakan-bayraktar-gabar-bizim-icin-goz-bebegi-projelerimizden-bir-tanesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Terörsüz Türkiye sürecinin enerjide tarihi bir sayfa açtığını belirterek, Gabar’daki petrol üretiminin dışa bağımlılığın azaltılmasında büyük önem taşıdığını söyledi. Bayraktar, terörden arındırılmış bir Türkiye ve bölgede enerji başta olmak üzere önemli fırsatların ortaya çıkacağını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Genç Diplomasi Derneği (GDD) tarafından bu yıl 2'incisi düzenlenen Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda gerçekleştirilen Bosphorus Diplomasi Formuna katılım sağladı. Salı günü başlayan forumun 3'üncü gününde gençlerle bir araya gelen Bakan Bayraktar, "Küresel Sistemin Kırılma Noktası: Enerji Diplomasisi" isimli panelde BDF26 Kurumsal İletişim Koordinatörü Salih Emre Şahin, BDF26 Komite Moderatörü Elif Rana Durdu ve Genç Diplomasi Derneği Başkan Yardımcısı Ömer Tayyip Erdoğan'ın sorularını yanıtladı.</p>

<p><strong>"ENERJİ HAYATIMIZIN HER ALANINDA VAR OLAN BİR ŞEY"</strong></p>

<p>Enerjinin iş yapma yeteneğini olduğunu söyleyen Bayraktar, " İnsanın kendi iç enerjisi de öyle ama ekonomilerin, devletlerin, ülkelerin enerjileri de o ülkenin iş yapabilme yeteneği, kabiliyetiyle alakalı bir şey. Dolayısıyla enerjisiz bir hayat düşünmek aslında mümkün değil diye düşünüyorum. Enerji hayatımızın her alanında var olan bir şey. Dolayısıyla ekonomilerimiz büyüyor, ihtiyaçlarımız artıyor. Dolayısıyla günlük enerji ihtiyacımız her geçen gün artıyor. Ülkemizin de artıyor, dünyanın da artıyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin enerji ihtiyaçları daha da fazla artıyor. Dolayısıyla enerjisiz bir şey yapmak mümkün değil. Bu enerji kaynaklarını stratejik olarak kendiniz ürettiğiniz zaman, bu size tabii ki çok önemli bir göreceli avantaj getiriyor. Bu kaynakları tabii çevreyle uyumlu bir şekilde elde edebilirseniz. İşte bahsettiğiniz o enerjiler, temiz enerjileri yaptığınızda hem kendiniz için hem de dünya için aslında çok daha olumlu şeyler yapıyorsunuz. Dolayısıyla şimdi dünya aslında son yıllarda özellikle böyle bir süreç içerisinden geçiyor. Önceliği tabii enerji kaynaklarını elde edebilme, arz güvenliğine vermek suretiyle. Ama bu kaynakları da daha temiz kaynaklardan nasıl sağlayabiliriz arayışı içerisinde dünya. Ve ülkemiz de açıkçası bu çabanın, bu arayışın içerisinde" dedi.</p>

<p>Dünyada enerji talebinin çok hızlı bir şekilde artmaya devam ettiğini belirten Bayraktar, "Enerjisiz bir hayat mümkün değil. Ülkemiz için de böyle. Dolayısıyla bu artan talebi doğru şekilde karşılamak, bunu dış kaynaklarla değil de kendi iç kaynaklarımızla karşılamak bir kere bize çok önemli bir ekonomik katkı sağlayacak. Türkiye 2022 yılında yaklaşık 100 milyar dolarlık dışarıya bir para ödedi. Bu dışa ödenen paranın kendi cebimizde kalması, ekonomik olarak çok önemli bir katkısı var ama onun dışında özellikle jeopolitik anlamda Türkiye'nin kendi kendine yeten bir ülke olması. Çünkü şimdi dünyada çok büyük bir kriz var, hepiniz takip ediyorsunuz. İran'a yapılan saldırılar, İran'da başlayan savaş neyi etkiledi? Hürmüz Boğazı'ndan akışları, petrol tankerlerinin, işte LNG tankerlerinin akışını etkiledi. Dolayısıyla şu anda birçok ülke, oradan petrolünü sağlayan ülkeler, bu anlamda ciddi zorluk yaşamaya başladılar. Bunu şunun için söylüyorum: Dışarıya bağımlı olduğunuz zaman, Türkiye bu dönemde yüzde 10 enerjisini, petrolünü Hürmüz geçişli tedarik ediyordu. Yüzde 10 olduğu için şu anda Türkiye'de herhangi bir sıkıntı yaşamıyoruz hamdolsun. Ama bu daha yüksek oranlarda olsaydı ki olan ülkeler var o zaman belli sıkıntıları yaşayacaktık." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"TÜRKİYE, EKONOMİSİ ÇOK DAHA GÜÇLÜ VE SİYASİ AÇIDAN DA ÇOK DAHA GÜÇLÜ BİR ÜLKE HALİNE GELECEK"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sıkıntı yaşayan ülkelerin enerji tüketimlerini düşürmeye başladıklarına dikkat çeken Bayraktar, "Pandemi döneminde olduğu gibi uzaktan çalışmalar, eğitimler konuşulmaya başlandı. Dolayısıyla ciddi anlamda bir enerji kısıtıyla dünya karşı karşıya kaldı. Dolayısıyla kendi kaynaklarınızla enerjinizi sağlamak, yerli, yenilenebilir kaynaklarla bunları sağlamak ülkeler için hem stratejik açıdan, jeopolitik açıdan ve de ekonomik açıdan çok büyük katkıları olan bir durum. Dolayısıyla Türkiye'nin buradaki hedefi, temel bizim önceliğimiz, Türkiye'de yaptığımız bütün işlere baktığınız zaman inşallah sizlere, sizlerin de üzerinde çalışacağınız temel konu Türkiye'de enerjide dışa bağımlılığı bitirmek. Bunu başardığı anda Türkiye, ekonomisi çok daha güçlü ve siyasi açıdan da çok daha güçlü bir ülke haline gelecek." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>" TÜRKİYE'NİN ENERJİDE DIŞA BAĞIMLILIĞI BİTİRMESİ İÇİN BİRKAÇ KOLDAN BİR ÇALIŞMA YÜRÜYOR"</strong></p>

<p>Türkiye'nin enerji konusunda dışa bağımlılığının bitmesi hakkında yapılan çalışmalarla ilgili soruya ada yanıt veren Bayraktar, "Onunla alakalı size şöyle bir tarih vereyim. En azından 2035 için bir şeyler söyleyebilirim. Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığı bitirmesi için birkaç koldan bir çalışma yürüyor. Bir tanesi kendi kaynaklarımızı, kendi petrolümüzü, işte doğalgazımızı. Sakarya Gaz Sahası, Karadeniz'de yaptıklarımız, Gabar'daki petrol, yurt içinde, yurt dışında yaptıklarımız bir taraftan. Yenilenebilir enerjide yaptığımız çalışmalar, nükleerde yaptığımız çalışmalar devam ediyor. Bir de tüketimi, tüketimi biraz düşürebilirsiniz veya tüketimi değiştirebilirsiniz. Tüketimi düşürmek deyince işte daha az enerji kullanmak nasıl mümkün olabilir mevcut hayattan kopmadan? Veya enerji, mesela ulaştırma. Ulaştırmada Türkiye sadece binde beş elektrik kullanıyor. Ama Türkiye'nin en aslında güçlü olduğu alanlardan bir tanesi elektrik. Ve biz diyoruz ki 2035'e kadar Türkiye 8 ila 10 milyon elektrikli araca hele bunu kendi aracımızla, işte kendi ürettiğimiz araçla yaparsak bu daha da anlamlı hale gelebilir ve 8-10 milyon elektrikli aracın kullanıldığı bir ülke olalım" diye konuştu.</p>

<p><strong>"DÜNYADA ŞU ANDA HALA YAKLAŞIK 700 MİLYON İNSANIN ELEKTRİĞE ERİŞİMİ YOK"</strong></p>

<p>Elektrik tarafında dışa bağımlılığın diğer ülkelere göre çok daha az olduğunu aktaran Bayraktar, şunları söyledi:</p>

<p>"Yüzde 65-70'lerde olan bizim dışa bağımlılık, yerlilik oranımızı orada arttıralım. Yenilenebilir enerjiyi daha çok kullanalım. Elektrikli araçlarla o ulaştırmayı dönüştürelim. Dolayısıyla benzindeki ve mazottaki dışa bağımlılığımızı öyle azaltalım gibi bir şeyimiz var. 2035'lerde şu anda yüzde 70'lerde olan oranı yüzde 50'lerin altına çekmeyi hedefliyoruz. Bu çok önemli bir hedef ve bunu eğer önümüzdeki 10 yılda başarabilirsek Türkiye cari açık meselesini, enerji kaynaklı cari açık meselesini kenara koyabilir. Ve ondan sonraki hedef de tabii bunu sıfıra düşürmek, Türkiye'yi enerjide tam olarak bağımsız kılabilmek. Ama bu konuda yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Bu harita bize şunu söylüyor: Bir, gelişmiş ülkeler, iktisadi açıdan kalkınmış ülkelerin daha çok enerji kullandığını bize söylüyor. Dolayısıyla insan hakları, eşitlik vesaire. Yani "Dünya 5'ten büyüktür" Sayın Cumhurbaşkanımız derken her açıdan aslında bunu vurgulamak ve daha adil bir dünya mümkün. Daha adil bir dünya enerjide de mümkün. O da şöyle, bakın Sahra Altı Afrika, kullandığı elektrik toplam New York'un kullandığı elektrik kadar. Burada ciddi bir adaletsizlik var. Adil olmayan dağılımlardan bir tanesi burada. Dünyada şu anda hala yaklaşık 700 milyon insanın elektriğe erişimi yok."</p>

<p><strong>"2 MİLYARIN ÜZERİNDEKİ NÜFUS ŞU ANDA HALA GELENEKSEL PİŞİRME YÖNTEMLERİNİ KULLANIYOR"</strong></p>

<p>İnternetin olmadığı, cep telefonunun, haberleşmenin kısıtlı olduğu bir dünyadan bahsedildiğini dile getiren Bayraktar, " Bu dünya ve bizim aslında belki bu forumun da üzerinde durması gereken konulardan bir tanesi biz daha adil bir dünyayı enerjide nasıl yapabiliriz? Eğer sizin elektriğiniz yoksa aslında temiz sudan bahsedemezsiniz, hijyenden bahsedemezsiniz. Dolayısıyla onun getireceği sağlık problemleri. Afrika, Güneydoğu Asya, buralar elektriğin, erişimin az olduğu yerler, olmadığı yerler. Dolayısıyla bizim hedeflerimizden bir tanesi Türkiye olarak, 2015'te G20 Dönem Başkanlığı döneminde Antalya'da çok önemli bir aslında gündem vardı. Sahra Altı Afrika'nın elektrikleşme, elektriğe erişimiyle alakalı bir konuyu gündem yaptı Bu sene COP'ta, Antalya'da Eminim bazı arkadaşlarımız oraya geleceklerdir. Orada gündemlerimizden bir tanesi bu. Dolayısıyla, dünyada enerjideki bu adaletsizliği de gidermek. Size birkaç rakam vereyim; Amerika'da kişi başı elektrik tüketimi 14 bin kilowatt-saat yılda. Rakamı unutursunuz ama oranı unutmayın. Türkiye'de 4 bin kilowatt-saat. Dünya ortalaması 4 bin kilowatt-saat. İşte bazı ülkelerde de sıfır, yani yok. Dolayısıyla, aslında en önemli insan haklarından bir tanesi de elektriğe erişim, enerjiye erişim açıkçası. Dünyada 2 milyar insanın üzerindeki nüfus, 2 milyarın üzerindeki nüfus şu anda hala geleneksel pişirme yöntemlerini kullanıyor. Dolayısıyla, bu adaletsizliğe de dünyanın bir çözüm bulması lazım. Çünkü bu adaletsizlik aslında... Ve bu adaletsizliğe giden yolda da kaynakların olduğu ülkelerde o kaynaklar başkalarının elinde veya geçiş güzergahları başka kontrol mekanizmalarının elinde. Ama birileri daha çok enerji, daha fazla enerji kullanabilirken; birileri de hiçbir enerji kullanma şanslarına sahip değiller." dedi.</p>

<p><strong>"GABAR YILLARCA ADI TERÖRLE ANILAN BİR YERDİ"</strong></p>

<p>Terörsüz Türkiye sürecinin enerji konusunda da tarihi bir sayfayı açtığını vurgulayan Bayraktar sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>Devam eden bir proje olması açısından Gabar'dan bahsetmek isterim. Bizim Türkiye'de petrolle ilgili hikayemiz aslında. Bizim için çok özel yeri olan projelerden bir tanesi. Enerji yönü, enerjide petroldeki dışa bağımlılığımızı düşürüyoruz. Ama Gabar özellikle bugünlerde daha da anlamlı hale geldi. Türkiye, Terörsüz Türkiye'yi konuşuyor. Bununla ilgili çok çok önemli bir adımı Meclis'te atmış olduk. Çok büyük bir katılımla ve çok büyük bir destekle. Terörsüz Türkiye ve "terörsüz bölge" diyoruz aslında. Bütün bölgemizin terörden kurtulduğu, terörle mücadelede bir anlamda başarıya ulaştığı noktada neler olabileceğini gösterdiğimiz bir resim. Gabar yıllarca adı terörle anılan bir yerdi. Ben oralara gittiğimde oradaki görevli arkadaşlarımız bana "İşte efendim buralara şu tarihte şöyle terörist baskınlar oldu, şöyle şehitlerimiz var" vesaire gibi bilgiler hep geçtiler. Bugün o dağlarda, Bakın bu, geçtiğimiz yıl 19 Mayıs'ta gençlerle yaptığımız bir yürüyüş. Gabar'daki bir petrol üretim noktamıza yaptığımız bu yürüyüşte. Şimdi artık o bölgede 3 bin 500'ün üzerinde genç kardeşimiz o sahalarda çalışıyor. Ve ekseriyetle de Şırnak'taki çocuklar, çevre illerden gelen kardeşlerimiz. Ve o bölgede insanların terörden başka bir anlamda sanki alternatifi, dağdan başka alternatifi yokmuş gibi sunulan, terör örgütünün öyle bir propaganda yaptığı yerden; şu anda herkesin, özellikle gençlerin geleceğe dair ümitlerinin, umutlarının olduğu, kendilerine iş imkanı sağladığımız bir yere gitti. İşin petrol bulma tarafı tabii çok önemli bir şey. Ama esas itibariyle oradaki sosyal dokuya, gençlerin hayatına dokunması, ailelerin hayatına dokunması yönüyle Gabar bizim için göz bebeği projelerimizden bir tanesi. Sakarya gaz sahası, o da yine 2020'de, pandeminin ortasında bizim doğalgaz keşfini yaptığımız, Türkiye'nin 2016'dan sonra özellikle kendi gemileriyle, kendi mühendisleriyle, kendi jeologlarıyla petrol arama hedefinin, sevdasının bir sonucu. Ve Ayasofya'nın ibadete açıldığı, ki işte sene-i devriyesini geçtiğimiz günlerde yaşadık, ondan hemen böyle birkaç hafta sonra, 20 Ağustos'ta, 21 Ağustos'ta biz Karadeniz'deki bu büyük keşfi açıkladık."</p>

<p>Programa, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyesi ve eski futbolcu Mesut Özil'in yanı sıra çok sayıda yerli ve yabancı davetlide katıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.liderhaber.com.tr/bakan-bayraktar-gabar-bizim-icin-goz-bebegi-projelerimizden-bir-tanesi</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 13:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://liderhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/liderhaber-com-tr/uploads/2026/08/bakan-bayraktar-3.jpg" type="image/jpeg" length="35023"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Mekke Ortak Savunma Anlaşması ile hiçbir ülkeyi hedef almıyoruz]]></title>
      <link>https://www.liderhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-mekke-ortak-savunma-anlasmasi-ile-hicbir-ulkeyi-hedef-almiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.liderhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-mekke-ortak-savunma-anlasmasi-ile-hicbir-ulkeyi-hedef-almiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Mekke Ortak Savunma Anlaşması her şeyden önce kolektif caydırıcılığı temel alan bir anlaşma. Güvenlik ve savunma iş birliğimizi ilerletecek, savunma sanayiinde ortak projeler geliştirecek ve terörizmle mücadelede bizlere güç verecek bir anlaşma. Bu anlaşma ile hiçbir ülkeyi hedef almıyoruz, amaç sadece bölge huzuru, istikrarı ve halklarımızın refahı" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Londra merkezli Şarku'l Avsat gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ghassan Charbel’e mülakat verdi. İngilizce ve Arapça olarak yayımlanan mülakatta Mekke Ortak Savunma Anlaşması hakkında da konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, anlaşmanın hiçbir ülkeyi hedef almadığı gibi bölgenin huzurunu, refahını ve istikrarını amaçlayan bütün kardeş ülkelerin katılımına açık olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, üçlü Mekke Anlaşması fikrinin nasıl ortaya çıktığı ve bu anlaşmaya giden süreçte hangi gelişmelerin etkili olduğu yönündeki soruya şöyle cevap verdi:</p>

<p>"Mekke Ortak Savunma Anlaşması fikri, bölgemizde yaşanan gelişmeler karşısında ortaya çıkan yeni şartların ve ortak sorumluluk anlayışının bir neticesidir. Biz her zaman bölge meselelerinin bölge ülkelerince sahiplenilmesi ve çözüme kavuşturulmasından yana olduk. Bizim temel yaklaşımımız hep buydu. Bölgenin meselelerini bölgenin kendi aktörleri çözmeliydi, bunun ilk adımını attık diyebiliriz. Son dönemde yaşananlar, kardeş ve dost ülkeler arasındaki dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Türkiye olarak, anlaşmazlıkların derinleşmesini değil, diyalog ve istişare kanallarının güçlendirilmesini savunduk. Çünkü biliyoruz ki kalıcı barış, sadece çatışmaların sona ermesiyle değil; karşılıklı güven, siyasi irade ve ortak gelecek perspektifi ile mümkün. Mekke Ortak Savunma Anlaşması da işte bu anlayışın bir sonucu. Burada üç ülkenin bir araya gelmesinin ötesinde bölgemizin istikrarı, kardeş halkların huzuru bakımından tarihî bir sorumluluk üstlendik. Şunu da özellikle vurgulamak isterim ki bu anlaşma bölgemizde huzur ve istikrar isteyen tüm kardeş ülkelere de açık. Türkiye olarak biz, geçmişte olduğu gibi bugün de barıştan, istikrardan ve kardeşlikten yana tavır koymaya devam ediyoruz. Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı da bu iradenin somut bir tezahürü olarak görüyor ve taraf ülke sayısını artırmaktan da çekinmiyoruz. İnşallah Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye olarak bölgemizde yeni bir iş birliği ve dayanışma döneminin kapısını araladık. Bu kapıyı hep açık tutmak, barış ve istikrarın güçlenmesine katkıda bulunmak iradesine sahip ülkeleriz."</p>

<p><strong>"VİZYONUMUZ ÜÇ ÜLKEYLE SINIRLI KALMAYARAK DAHA DA BÜYÜMEK VE MÜMKÜNSE BİR GÜN BÖLGEDEKİ BÜTÜN ÜLKELERİN BU ÇATININ ALTINDA TOPLANMASINI SAĞLAMAKTIR"</strong></p>

<p>Anlaşmanın ABD ile İran arasındaki gerilimin seyriyle bağlantılı olup olmadığı sorusunu ise Cumhurbaşkanı Erdoğan şu şekilde yanıtladı:</p>

<p>"ABD ile İran arasındaki gerilimin seyri elbette bölgesel gelişmeler bakımından önemli. Ancak Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı da yalnızca bu gerilimin ortaya çıkardığı konjonktürel bir gelişme olarak değerlendirmek ülkelerimizin siyasetini ve niyetini doğru anlamamak olur. BM Şartı’nın 51’inci maddesinde tanımlanan savunma hakkını da teyit eden anlaşma, hiçbir ülkeyi hedef almadığı gibi bölgemizin huzurunu, refahını ve istikrarını amaçlayan bütün kardeş ülkelerin katılımına açıktır. Nitekim bizim vizyonumuz üç ülkeyle sınırlı kalmayarak daha da büyümek ve mümkünse bir gün bölgedeki bütün ülkelerin bu çatının altında toplanmasını sağlamaktır. Bu, bölgeye kalıcı istikrarı getirecek en önemli adım olacaktır. Bugün attığımız adımın da evveliyatı elbette vardır. Çok uzun zamandan beri bu anlaşma, birlikte imza attığımız ortaklar ve diğer bölge ülkeleriyle görüşmelerimizde ele aldığımız konulardan birisini oluşturmuştur. Bölgemizde barışın, istikrarın ve güvenliğin güçlendirilmesi için ilgili ülkelerin düzenli istişare içerisinde olması gerektiğini uzun zamandır ifade ediyoruz ve buna göre hareket ediyoruz. Çünkü bölgenin meselelerinin çözümünde dışarıdan dayatılan reçetelerin ne gibi felaketlere yol açtığını biliyoruz. Bu yüzden de Türkiye olarak her zaman bölge ülkelerinin kendi iradesi ve ortak aklı belirleyici kılma yönünde politika yürütüyoruz. Dolayısıyla Mekke’de ortaya çıkan üçlü mekanizmayı, günübirlik gelişmelere verilmiş bir tepki olarak göremeyiz. Attığımız adım değişen bölgesel şartlar karşısında ortaya konulan stratejik bir iradedir. Türkiye olarak her zaman gerilimin değil diplomasinin, çatışmanın değil diyaloğun, ayrışmanın değil bölgesel iş birliğinin güç kazanmasından yana olduk. Biz, bütün taraflarla konuşabilen ve gerektiğinde zor meselelerde sorumluluk üstlenebilen bir ülke olarak, bölgemizde kalıcı barış ve istikrarın tesisi için üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz."</p>

<p><strong>"BU ANLAŞMA İLE HİÇBİR ÜLKEYİ HEDEF ALMIYORUZ"</strong></p>

<p>Anlaşmanın savunma niteliği taşımakla birlikte taraflardan birine yönelik herhangi bir saldırının üç tarafa birden yapılmış sayılacağı maddesinin sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:</p>

<p>"Evet Mekke Ortak Savunma Anlaşması, isminden de anlaşılacağı üzere ortak bir savunma yaklaşımını temel almakta. Mekke-i Mükerreme’de kardeş ülkeler olarak böyle bir anlaşmaya imza atmış olmanın ayrıca bir önemi var ve bunun mutluluğunu yaşıyoruz. Mekke Ortak Savunma Anlaşması her şeyden önce kolektif caydırıcılığı temel alan bir anlaşma. Güvenlik ve savunma iş birliğimizi ilerletecek, savunma sanayiinde ortak projeler geliştirecek ve terörizmle mücadelede bizlere güç verecek bir anlaşma. Bu anlaşma ile hiçbir ülkeyi hedef almıyoruz, amaç sadece bölge huzuru, istikrarı ve halklarımızın refahı. Anlaşma maddelerinde de açık, net ifade edildiği gibi burada esas olan, taraflardan herhangi birinin güvenliğine yönelik bir tehdidin diğer taraflarca da ortak bir güvenlik meselesi olarak değerlendirilmesidir. Ancak bunu yalnızca askerî bir hüküm şeklinde değerlendirmemek gerekir. Anlaşmanın asıl amacı caydırıcılığı güçlendirmek, tarafların güvenliğini karşılıklı dayanışma anlayışı içerisinde tahkim etmek ve bölgesel istikrarı korumaktır. Türkiye’nin son yıllarda savunma ve güvenlik alanındaki hamleleri herkes tarafından takdir ediliyor. Bunları yaparken de kardeş ve dost ülkelerle iş birliklerimizi, anlaşmalarımızı yaparak, bölgenin barış ve istikrarını güçlendiren bir mahiyet kazandırıyoruz. Aynı zamanda, bu ittifaka imza atan ülkeler olarak birbirimize tehdit teşkil etmeyeceğimiz, aksine birbirimizin güvenliğini garanti etme taahhüdünde bulunduğumuz ve içeride birbirimizle dayanışma hâlinde olduğumuz mesajını veriyoruz. Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın mesajı gayet açıktır, birimizin güvenliği hepimizin güvenliğidir. Bu anlayışı bölgemizde kapsayıcı bir yaklaşımla hayata geçirdiğimiz takdirde kalıcı barış, istikrar ve refah ortamını hepimizin faydasına olacak şekilde hayata geçireceğimize inanıyoruz."</p>

<p><strong>"BÖLGENİN GELECEĞİ, BÖLGE ÜLKELERİNİN İRADESİNDEN BAĞIMSIZ OLARAK ŞEKİLLENDİRİLEMEZ"</strong></p>

<p>"Orta Doğu'daki bölgesel güçlerin daha önce büyük güçlerle sınırlı görülen güvenlik ve istikrarı sağlama sorumluluğunu üstlenmeye karar verdikleri söylenebilir mi?" şeklindeki soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Artık bölge ülkeleri kendi güvenlikleri, kendi istikrarları ve kendi geleceklerinin sorumluluğunu daha fazla üstlenmek durumundalar. Bizim öteden beri savunduğumuz yaklaşım da zaten aynen budur. Bölgenin meselelerini en iyi bilenler, o bölgenin ülkeleri ve halklarıdır. Bölgemizde yaşanan gelişmeler elbette küresel etki oluşturacak sonuçlara yol açabilmektedir. Bölgesel sahiplenmenin, bölgesel dayanışmanın ve ortak iradenin güçlendirilmesi küresel istikrarın güçlenmesine de katkıda bulunacaktır. Türkiye olarak, bölge ülkelerinin kendi aralarında daha güçlü mekanizmalar kurmasını, güvenlik ve istikrarı birlikte tesis etmesini son derece önemli buluyoruz. Biz bölge ülkelerinin hemen hemen hepsiyle çok iyi düzeyde ilişkiler yürütmekteyiz. Bununla birlikte, bölge ülkeleriyle mevcut iş birliklerimizi daha kalıcı hâle getirmenin faydalı olduğu düşüncesi içindeyiz. Bu çerçevede, bölge ülkelerinin kendi güvenlik ve ekonomik istikrarlarını kendi aralarında kurumsal hâle getirecek ilişkiler vasıtasıyla garanti altına almaları gerektiğine inanıyoruz. Bugün ortaya çıkan tablonun en net gösterdiği durum da şu, bölgenin geleceği, bölge ülkelerinin iradesinden bağımsız olarak şekillendirilemez. Bizim hedefimiz, dışlayıcı bloklaşmalar değil, egemenliğe ve toprak bütünlüğüne saygıya, karşılıklı güvene ve ortak çıkarlara dayalı bir bölgesel iş birliği düzenidir. Türkiye bu anlayışla hareket etmeye, gerektiğinde sorumluluk almaya ve bölgemizde barışın, istikrarın ve güvenliğin güçlendirilmesi için diplomatik girişimlerini kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti:</i></p>

<p>"Mekke Anlaşması'nın Körfez bölgesinde güvenliğin güçlendirilmesine katkı sağlayacağına inanıyorum, inanıyoruz. En başından beri ifade ettiğim üzere bölgenin refahına, huzuruna ve güvenliğine hizmet edecek bir anlaşmaya imza attık. Körfez bölgesinin güvenliği yalnızca bölge ülkeleri açısından değil, küresel ekonomi ve uluslararası ticaret bakımından da büyük önem taşıyor. Enerji arz güvenliğinden deniz yollarının emniyetine, ticaretin sürekliliğinden küresel ekonomik istikrara kadar pek çok başlık doğrudan bu bölgenin huzuruyla bağlantılı. Bu teorik bir ifade değildir, son birkaç ayda yaşanan gelişmeler bize bunu gösterdi. Dolayısıyla Körfez’de güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik her adımı, yalnızca bölgesel değil, küresel barış ve refah bakımından da değerli buluyoruz. Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın, bölgenin ortak güvenlik ve dayanışma anlayışına büyük katkı sağlayacağına ve bölgede paradigmayı değiştireceğine inanıyoruz. Güvenlik ile ekonomik kalkınma birbirinden ayrı düşünülemez. Siyasi istikrar ve ekonomik kalkınmanın da at başı ilerlediğini hep ifade etmişimdir. Avrupa yaşadığı büyük savaşların ardından önce birlikte istikrar ve güvenlik sonra ekonomik entegrasyon ve refah noktasına geldi, biz bu kadar acıyı yaşamadan bu noktaya birlikte gidebiliriz. Huzurun olmadığı yerde ticaretin, yatırımın ve refahın sürdürülebilir olması mümkün değil. Körfez’in istikrarı, aynı zamanda Asya, Avrupa ve Afrika arasındaki ekonomik bağlantıların güvenliği bakımından da stratejik bir meseledir. Körfez’in barış ve istikrarını kendi güvenlik ve bölgesel barış perspektifimizden ayrı görmüyoruz. Bu nedenle üzerimize düşen her türlü sorumluluğu almaya ve yapıcı diplomatik çabalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz."</p>

<p><strong>"HÜRMÜZ BOĞAZI, KÜRESEL EKONOMİNİN ADETA ATAR DAMARLARINDAN BİRİ"</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hürmüz Boğazı'ndaki durumla ilgili bir soruya cevaben şunları aktardı:</p>

<p>"Hürmüz Boğazı, bölgesel değil küresel önemi haiz bir nokta. Küresel enerji arzı ve uluslararası ticaret bakımından da son derece stratejik bir geçiş noktası. Dolayısıyla burada yaşanabilecek herhangi bir gerilimin, etkileri itibarıyla yalnızca bölge ülkeleriyle sınırlı kalmadığını petrol fiyatlarıyla tüm dünya gördü, hissetti. Hürmüz Boğazı, küresel ekonominin adeta atar damarlarından biri olduğunu kanıtladı. Bizim temennimiz ve beklentimiz, mevcut gerilimin bir an önce sona ermesi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvenli, istikrarlı ve kesintisiz bir şekilde uluslararası ticarete hizmet etmesi yönünde. Bunun da gerçekleşmesi, tarafların sağduyulu davranmasına ve diplomasi kanallarının açık tutulmasına bağlı. Hiçbir zaman gerilimin tırmanmasından yana olmadık, aksine bütün taraflarla diyalog kurarak sorunların müzakere yoluyla çözülmesini savunduk. Tarafları aynı masada buluşturmaya gayret ettik. Çünkü biliyoruz ki Hürmüz’de ya da Ukrayna’da, Filistin’de kalıcı çözümün yolu çatışmadan değil, diplomasiden geçiyor. Böylesine kritik bir su yolunun güvenliği konusunda bölge ülkelerinin sorumluluğu büyük. Biz, bölgesel sahiplenmenin ve ortak güvenlik anlayışının güçlendirilmesinin, Hürmüz Boğazı’nın istikrarına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Hedef, Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvenli ve istikrarlı normal seyrine dönmesi ve bunun kalıcı hâle gelmesi olmalıdır."</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan ile ilişkilerle ilgili olarak, "Suudi Arabistan ile ilişkilerimizi ortak tarihimizin, kardeşlik bağlarımızın ve karşılıklı çıkarlarımızın şekillendirdiği stratejik bir ilişki olarak değerlendiriyoruz. Türkiye ile Suudi Arabistan, yalnızca dost ve kardeş değil, aynı zamanda bölgesel barış, istikrar ve refah bakımından önemli sorumluluklar taşıyan iki ülkedir. Son dönemde ilişkilerimizde yakaladığımız ivmeden memnuniyet duyuyoruz. Siyasi diyaloğumuzu güçlendirirken, ekonomi, ticaret, yatırım, savunma sanayii, enerji ve turizm başta olmak üzere pek çok alanda iş birliğimizi de geliştiriyoruz. Suudi Arabistan ile ilişkilerimizi dönemsel gelişmelerin ötesinde, uzun vadeli ortak menfaatler ve karşılıklı saygı temelinde ele alıyoruz. Bölgemizin çok ciddi sınamalardan geçtiği bir dönemde, Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki yakın istişare ve iş birliği daha da önem kazanmış durumda. Mekke Anlaşması’nın, savunma iş birliği başta olmak üzere, ilişkilerimizin birçok alanda daha da güçlenmesine vesile olacağına inanıyoruz. Bölgemizin huzuru ve istikrarı bakımından ortak sorumluluklarımızın bilincindeyiz ve ona göre hareket ediyoruz. Türkiye olarak, Suudi Arabistan’ın ve bölgedeki diğer ülkelerin istikrarını ve güvenliğini önemsiyoruz. Zira bölgemizdeki en ufak bir krizin başta göç ve terör olmak üzere oluşturduğu etkileri tüm bölge ülkeleri hissediyor. Önümüzdeki dönemde de iki ülke arasındaki ilişkileri çok daha ileri seviyelere taşıyacak adımlar atacağımıza inanıyorum" dedi.</p>

<p><strong>"ARZUMUZ, LÜBNAN’IN YENİDEN İSTİKRARA KAVUŞMASIDIR"</strong></p>

<p>Lübnan'daki son gelişmelere ilişkin görüşleri sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları ifade etti:</p>

<p>"Lübnan, bizim için yalnızca coğrafi olarak yakın bir ülke değil, tarihi bağlarımızın da bulunduğu dost ve kardeş bir ülkedir. Lübnan’ın huzuru, güvenliği ve istikrarı, bütün bölgemizin istikrarı bakımından büyük önem taşımaktadır. Bölgenin diğer ülkeleri gibi Lübnan’ın egemenliğinin, siyasi birliğinin ve toprak bütünlüğünün de korunması gerekmektedir. Lübnan’ın iç meselelerinin dış müdahaleler veya askerî yöntemlerle daha da karmaşık hale getirilmesine, ülkenin dış güçlerin rekabet alanına dönüştürülmesine de karşıyız. Ülkenin geleceğine ilişkin kararları Lübnanlıların kendi iradeleriyle alabilmesi gerektiğine inanıyoruz. Saldırgan ve yayılmacı politikaları bölgedeki temel sorunu teşkil eden İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının ivedilikle sona erdirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, Lübnan’da ateşkesin temin edilmesi için devam eden görüşmeleri olumlu buluyoruz. Lübnan’ın güvenliği ve istikrarı bölgesel barıştan ayrı düşünülemez. Orta Doğu’nun kaderi sürekli çatışmalarla, yıkımlarla ve acılarla yazılmamalı. Bu bölge, barışı, huzuru ve refahı da hak ediyor. Türkiye olarak bizim bütün diplomatik çabalarımızın merkezinde de bu anlayış yatıyor. Bölgemiz uzun yıllardır savaşla, göz yaşıyla anılıyor. Bunun değiştirilmesi için elimizden geleni yapmalıyız. Bizim arzumuz, tabiatıyla, Lübnan’ın yeniden istikrara kavuşması, kurumlarının güçlenmesi ve halkının güven içerisinde geleceğine bakabilmesinden yana. Bu çerçevede, her türlü teknik desteği sağlamaya ve iş birliğini tesis etmeye hazırız. Bu yöndeki irademizi yakın zamanda ülkemizde konuk ettiğimiz Sayın Cumhurbaşkanı Aoun ile Sayın Başbakan Selam’a da ifade ettik."</p>

<p><i>Cumhurbaşkanı Erdoğan "Suriye'deki değişim sürecini bugüne kadar nasıl değerlendiriyorsunuz?" şeklindeki soruya ise şu cevabı verdi:</i></p>

<p>"Suriye’de yaşanan değişim sürecini, Suriye halkının kendi geleceğini belirleme iradesi bakımından tarihî bir dönüm noktası olarak değerlendiriyoruz. Türkiye olarak en başından beri Suriye’nin toprak bütünlüğünü, siyasi birliğini ve egemenliğini savunduk. Suriye’nin maruz kaldığı savaş, terör ve istikrarsızlık, bütün bölgeye ağır bedeller ödetti. Şimdi önümüzde yeni bir dönem var. Bu dönemin kalıcı barışa, istikrara ve yeniden imara vesile olması en büyük temennimiz. Suriye’nin kuzeyinde veya başka herhangi bir bölgesinde Türkiye’nin güvenliğini tehdit edecek yapılara da müsaade etmeyeceğiz. Suriye’nin toprak bütünlüğü bizim için ne kadar önemliyse, Türkiye’nin millî güvenliği de o derece önemli. Sürecin en başından beri arzumuz, Suriyeli kardeşlerimizin kendi ülkelerinde güven ve huzur içerisinde yaşayabilmesidir. Suriye, esasen Aralık 2024’ten bu yana ülkede güvenlik şartlarının iyileştirilmesi, ekonomik kalkınma zemininin hazırlanması ve toplumsal uzlaşının tesisi sürecinde önemli mesafe katetmiştir. Bu sonucun alınmasında tabiatıyla bölgesel sahiplenmenin ve Suriye Hükûmetinin arkasında tesis edilen bölgesel desteğin önemli rolü olmuştur. Bölgesel ve uluslararası toplumla iyi ilişkiler geliştirmiş olan Suriye Hükûmeti, sürdürülebilir istikrar ve güvenlik gündemine odaklanmak suretiyle ilave çatışmaların dışında kalma maharetini de göstermektedir. Bugün Suriye’nin normalleşmesi esasen tüm bölge açısından stratejik önem taşıyan bir konu hâline gelmiştir. İstikrarsızlık kaynağı olmaktan ziyade Suriye’nin adı artık bağlantısallık ve kalkınma projeleri ile anılmaya başlamıştır. Türkiye, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Suriye’nin istikrarı, yeniden ayağa kalkması ve bölgesel barışın güçlenmesi için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edecektir. Bu istikamette Türkiye bölgesel ve uluslararası ortaklarla iş birliği içinde hareket etme iradesine de sahiptir. Suriye’de yeni bir sayfa açılmışken, bu sayfanın yeni acılarla değil, barış, kardeşlik, egemenlik ve ortak gelecek anlayışıyla yazılması gerekir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.liderhaber.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-mekke-ortak-savunma-anlasmasi-ile-hicbir-ulkeyi-hedef-almiyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 12:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://liderhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/liderhaber-com-tr/uploads/2026/08/cumhurbaskani-erdogan-35.jpg" type="image/jpeg" length="66134"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YENİ Parti’de çatlak mı var? Özgür Özel’e en yakın isimler bile karşı çıktı]]></title>
      <link>https://www.liderhaber.com.tr/yeni-partide-catlak-mi-var-ozgur-ozele-en-yakin-isimler-bile-karsi-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.liderhaber.com.tr/yeni-partide-catlak-mi-var-ozgur-ozele-en-yakin-isimler-bile-karsi-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP'yi bölerek YENİ Parti'yi kuran Özgür Özel, yeni siyasi yolculuğunun ilk kritik virajını "bütünlükle" dönemedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özel'in Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifine "evet" oyu vereceğini açıklamasına rağmen YENİ Partili 54 milletvekili "hayır" oyu verdi. Çerçeve yasa teklifine evet diyenlerin vekil sayısı 35 ile sınırlı kaldı.</p>

<p><strong>EN YAKININDAKİLER BİLE ÖZEL'İN ARKASINDA DURMADI</strong></p>

<p><i>Takvim gazetesinde yer alan habere göre; </i>Özel'in yakın temasta olduğu ve "ağabeyim" dediği Veli Ağbaba "Hayır" diyen isimler arasında en dikkat çekeni. Mahmut Tanal, Cemal Enginyurt, Ensar Aytekin ve Nurhayat Altaca Kayışoğlu'nun yanı sıra Özel'in memleketi Manisa'daki iki vekil de Özel'le ters düştü. YENİ Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu ve Bekir Başevirgen oylamada "hayır" dedi.</p>

<p><strong>DERİN BÖLÜNMENİN SACAYAĞI DİLEK İMAMOĞLU</strong></p>

<p>YENİ Parti'deki derin bölünmenin bir diğer sacayağı ise Dilek İmamoğlu.</p>

<p>İmamoğlu, "Yüzümüzü millete dönelim" paylaşımında bulunarak Özel'i parti tabanının önüne attı. Bunun üzerine sosyal medyadaki "Ekremci" troller Özel'e saydırdı. YENİ Parti'ye bağış yapıp yaptıkları bağışları haram edenler bile oldu.</p>

<p><strong>VAN'DA SELAM ÇAKAN DA O İDİ...</strong></p>

<p>Oysa Dilek İmamoğlu 14-28 Mayıs 2023 tarihli cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, Van'da düzenlenen bir mitingde "zafer işareti" yaparak alandakileri selamlamıştı.</p>

<p><strong>ÖNCE DİLEK İMAMOĞLU İLE OPERASYON ÇEKTİ SONRA GÖSTERMELİK DESTEK VERDİ</strong></p>

<p>Silivri'de tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu ise Özgür Özel'in "çerçeve yasa" tutumuna destek açıkladı. İmamoğlu, "Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in açtığı yeni siyaset yoluna, büyük mücadelesine ve liderliğine inanıyor; bütün uyarıları ile ortaya koyduğu üstün kararlılığı yürekten destekliyorum. Bugün aldığı kararın altına imzamı atıyorum" açıklamasını yaptı.</p>

<p>Bu sözler YENİ Parti'deki tutarsızlığı bir kez daha gösterdi.</p>

<p>Kulislerde Ekrem İmamoğlu'nun Özgür Özel'e önce Dilek İmamoğlu üzerinden operasyon çektiği sonra da göstermelik bir destek verdiği konuşuluyor.</p>

<p><strong>İMAMOĞLU ÖZEL'İ AZINLIKTA BIRAKTI: "PARTİNİN İPLERİ BENİM ELİMDE" MESAJI</strong></p>

<p>Dilek İmamoğlu, Özgür Özel'in konuşmasından önce İYİ Parti'nin kampanyası olan, "Yüzümüzü millete dönelim" etiketini paylaştı. YENİ Parti'de tereddütte olanlar bunlar etkilendi. 91 milletvekilinden 54'ü hayır deyip Özgür Özel'i genel başkan olduğu partide azınlık durumunda bıraktı. İmamoğlu aynı zamanda Özel'e "Partinin ipleri benim elimde" mesajı da vermiş oldu.</p>

<p><strong>ÖZEL'DEN "SİYASİ EYYAMCILIK" İTİRAFI!</strong></p>

<p>Tüm bu tartışmaların gölgesinde Özgür Özel, partisindeki bölünmeyi "hibrit çözüm" olarak lanse etmeye çalışırken "siyasi eyyamcılık" itirafında bulundu. Tamamıyla oy odaklı hareket ettiklerini itiraf eden Özel, "Evet" oyu vererek Kürtleri, "Hayır" oyu vererek milliyetçileri üzmediklerini öne sürdü.</p>

<p>SÖZCÜ'den Saygı Öztürk'e konuşan Özel, "Kürt sorununun çözümünde YENİ Parti'nin inisiyatif almasını bekleyen vatandaşlarımızı üzmek, diğer tarafta da hassasiyet gösteren kişileri yani tamamen 'evet' diyerek de bu konuda endişesi, hassasiyeti olan kişileri üzmek istemedik" açıklamasında bulundu.</p>

<p>Vekillerin kendisini takmamasını ise şu sözlerle geçiştirmeye kalktı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Milletvekillerimize "Kendi ilinizde il başkanına yöneticilerimize, halka, tanıdıklarınıza, kanaat önderlerinize sorun. Onlar ne diyorsa ilinizin hassasiyetine göre hareket edin." dedim. Bir hibrit çözümü, halkı da dinleyen, endişeleri de kayda geçirdik.</p>

<p><strong>ÖZEL: İYİ PARTİ'DEN DAHA ÇOK HAYIR OYU VERDİK</strong></p>

<p>Dilek İmamoğlu, Özgür Özel'e İYİ Parti'nin sloganı olan "Yüzümüzü millete dönelim" sloganı ile operasyon çekerken Özel'den yanıt gecikmedi.</p>

<p>YENİ Parti'nin azınlığa düşen lideri, "Bizim arkadaşlarımızın verdiği 'hayır' oyları İYİ Parti'nin verdiğinden çok. İYİ Parti 28 tane hayır oyu verdi. Biz 54 tane hayır oyu verdik. Yani sokaktaki tepkiyi ve endişeyi de dile getirdik. Ama diğer yandan Kürt meselesinin çözümü konusundaki irademiz var. Sonuçta PKK silah bırakıyor. Silah bırakana mı karşı çıkacağız? O konudaki irademizi de net olarak ortaya koyduk" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Serhat Ural</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.liderhaber.com.tr/yeni-partide-catlak-mi-var-ozgur-ozele-en-yakin-isimler-bile-karsi-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://liderhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/liderhaber-com-tr/uploads/2026/08/ozgur-ozel-25.jpg" type="image/jpeg" length="90126"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Etimesgut'ta Başkan Vekili belli oldu]]></title>
      <link>https://www.liderhaber.com.tr/etimesgutta-baskan-vekili-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.liderhaber.com.tr/etimesgutta-baskan-vekili-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Etimesgut Belediyesi'nde CHP'nin adayı Seda Dilber, AK Parti ve MHP meclis üyelerinin desteğiyle Etimesgut Belediyesi Başkan Vekili seçildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun tutuklanmasının ardından Belediye Meclisi'nde seçime gidildi. Seçimde Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) adayı Seda Dilber AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) de kendisini desteklemesiyle Etimesgut Belediyesi Başkan Vekili seçildi. 3 turdan oluşan oylamanın ilk turunda YENİ Parti'nin adayı Mehmet Özdemir 18 oy, CHP'nin adayı Seda Dilber 11 oy aldı. 6 oy boş kullandı, 6 üye ise çekimser kaldı. İkinci turda da aynı sonuçlar alındı.<br />
Üçüncü turda kullanılan 41 oyun 21'ini alan Seda Dilber, başkan vekili seçilirken YENİ Parti'nin adayı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mehmet Özdemir 19 oy aldı. 1 oy ise geçersiz sayıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.liderhaber.com.tr/etimesgutta-baskan-vekili-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 18:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://liderhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/liderhaber-com-tr/uploads/2026/08/lider-gazete-13-3.png" type="image/jpeg" length="57929"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek, Yazıcıoğlu’nun ailesiyle görüştü: "Bu cinayeti çözmek boynumuzun borcu"]]></title>
      <link>https://www.liderhaber.com.tr/bakan-gurlek-yazicioglunun-ailesiyle-gorustu-bu-cinayeti-cozmek-boynumuzun-borcu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.liderhaber.com.tr/bakan-gurlek-yazicioglunun-ailesiyle-gorustu-bu-cinayeti-cozmek-boynumuzun-borcu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Merhum Büyük Birlik Partisi kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun ailesini kabul eden Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Bu cinayeti çözmek bizim boynumuzun borcu" dedi. Ortada bir cinayet varsa devletin bunu çözmek zorunda olduğunu belirten Bakan Gürlek, düşen helikopterin üstünden geçen uçağın pilotunun olaydan önce FETÖ'nün sözde TSK imamları Adil Öksüz ve Kemal Batmaz’la görüşmelerinin olayın örgütsel bir eylem olduğunu gösterdiğine işaret etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2009 yılında helikopterinin düşmesi sonucu hayatını kaybeden, merhum Büyük Birlik Partisi Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun ailesini Adalet Bakanlığı’nda kabul etti. Bakan Gürlek, Yazıcıoğlu’nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu ve oğlu Fatih Furkan Yazıcıoğlu ile görüşmede, Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nın faili meçhul dosyaların üzerinde ayrıntılı inceleme yaptığını söyledi. "Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu gerçekten ülkemiz için bir değerdi" diye konuşan Bakan Gürlek, başlangıçta olayın bir helikopter kazası olarak aksettirildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’nda teknik ve alanında uzman isimlerin konuyu incelediğini ifade eden Bakan Gürlek, "Tabii inceleyince bizim dikkatimizi bu işin bir kaza olmadığı, yani rahmetlinin belirli bir kesimin hedefine girdiği. Özellikle o tarihlerde 2007 ve 2010 tarihlerinde FETÖ silahlı terör örgütü palazlanmaya başladı. Biz nereden biliyoruz bunu? 2007 yılında Hrant Dink cinayeti. Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu da 2009 tarihinde bu örgütün hedefine giriyor. Daha sonradan da örgütsel bir eylem olarak, bir organizasyon olarak söz konusu eylemin bir cinayet olduğu yönünde şu an çok derin bağlantılar var. Biliyorsunuz burada Ankara Başsavcılığımız özel bir ekip kurdu adliyede. Bakanlığımız haricinde Ankara Başsavcılığımızda olayı takip eden arkadaşlarımız var. İlk operasyonumuzu yaptık. Şu an itibariyle dosyada 21 tutuklu şahıs var. Bunlar genelde asker ağırlıklı olan şahıslar. Bu operasyonların mutlaka devamı gelecek" dedi.</p>

<p>Olaya ilk müdahale eden kaza kırım ekibi, ilk gelen askeri ekibin de incelendiğine vurgu yapan Bakan Gürlek, HTS kayıtlarının ve o tarihteki uçuş radar kayıtlarının silindiğinin tespit edildiğini belirtti.</p>

<p><strong>"BU CİNAYETİ ÇÖZMEK BİZİM BOYNUMUZUN BORCU"</strong></p>

<p>"Bunların hepsi bir örgütsel çalışma" diyen Bakan Gürlek şöyle devam etti:</p>

<p>"Biliyorsunuz helikopter pilotunun kendisi, bizzat eşi örgütle irtibatlı çıktı. Özellikle helikopter pilotunun olay günü örgütün mahrem imamlarıyla, Elâzığ mahrem imamıyla telefonu, daha öncesinden de Adil Öksüz’le telefonları, toplantıları, Adil Öksüz’ün bu olay için Türkiye'ye gelmesi Bunlar hepsi bize örgütsel bağlantıyı gösteriyor. Pilotun eşinin Adil Öksüz’ün evinde parmak izi çıkması, daha sonra aynı şekilde ilk kaza demeyelim şu an artık cinayet olduğu gerçekleştirdi de. Yani o yönde şüphe var. İlk olay gerçekleştiği an olay yerine giden iki tane askeri personelin, helikopterin kara kutusunu söken ekibin, daha sonradan Cumhurbaşkanımızın 15 Temmuz'da Marmaris'teki konutunda derdest etmeye giden ekip olduğunu öğrendik. Yani olaya baktığımız zaman büyük tabloda bunun bir FETÖ'nün örgütsel anlamda bir organizasyon, bir şema olduğunu gördük. İnşallah operasyonun devamı da gelecek. Şu an dediğim gibi 21 kişi tutuklu. Arkadaşlarımız yoğun olarak çalışıyor. Bu cinayeti çözmek bizim boynumuzun borcu. Çünkü Muhsin Yazıcıoğlu gerçekten bu ülke için çok önemli bir şahıstı, bir karakterdi, bir siyasi liderdi."</p>

<p><strong>"SONUNA KADAR GİDECEĞİZ"</strong></p>

<p>Bakan Gürlek dosyayı açtıkları için kamuoyunda ciddi bir teveccüh bulunduğunu ifade etti. Bakan Gürlek, "Bu olayı çözmek zorundayız. Devlet çünkü ortada bir cinayet varsa bunu çözmek zorunda. Hele Muhsin Yazıcıoğlu cinayeti mutlaka çözülmesi gerekiyor. Bu devletin borcu, bizim de sizlere sözümüz olsun. Sonuna kadar gideceğiz" dedi.</p>

<p>Bakan Gürlek, helikopterin üstünden geçen uçağın pilotunun Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği kaza öncesinde FETÖ'nün sözde TSK imamı Adil Öksüz ve sözde Hava Kuvvetleri imamı Kemal Batmaz o tarihlerde özel olarak görüşmesinin, olayın örgütsel bir eylem olduğunu gösterdiğine işaret etti.</p>

<p><strong>"OLAYDAN ÖNCE, ABD’YE GİTTİLER"</strong></p>

<p>15 Temmuz hain darbe girişiminden hemen önce FETÖ’nün sözde TSK imamları Adil Öksüz ve Kemal Batmaz’ın Amerika'ya gittiklerini hatırlatan Bakan Gürlek, helikopter kazası hemen öncesinde de aynı şekilde Öksüz’ün ABD’ye gittiğini ve kazadan önce döndüğünü tespit ettiklerini bunun da olayın örgütlü olduğuna işaret ettiğini söyledi.</p>

<p><strong>"ÖRGÜT HTS KAYITLARINA ÖNEM VERİYORDU"</strong></p>

<p>Bakan Gürlek, HTS kayıtlarının çok önemli olduğunu vurgulayarak, "İlk kimin kimle görüştüğü, hangi bazdan görüştüğü; yani örgütsel bir eylem olup olmadığını HTS kayıtlarından inceliyoruz. Yani radar kayıtları ve HTS kayıtlarının silinmesi tamamen o tarihlerde örgütün en önem verdiği konu" dedi.</p>

<p><strong>"DEVLET ŞAHISLARA, MAKAMLARA, MEVKİLERE, UNVANLARA BAKMAZ"</strong></p>

<p>Soruşturmanın yalnızca belirli bir kesimle sınırlandırılmayacağını vurgulayan Bakan Gürlek, olayda sorumluluğu bulunan herkesin araştırılacağını söyledi. Adalet Bakanı Gürlek sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Yani bizim size sözümüz, devlet olarak sözümüz. Burada dediğim gibi örgütsel anlamda bir eylem var. Bu örgütsel anlamda eylemin en karanlık noktasına kadar, yani bu eylemde görev olan kim varsa sonuna kadar gideceğiz, çözeceğiz. Karanlık bir nokta kalmayacak. Hem kamu vicdanı tatmin olacak hem inşallah sizin de vicdanınız tatmin olacak. Bu da bizim size sözümüz. Bizim görevimiz bu. Burada devlet şahıslara bakmaz. Eylemde sorumluluğu var mıdır, yok mudur?"</p>

<p><strong>"HEM SİZİN VİCDANINIZDA HEM KAMU VİCDANINDA KESİNLİKLE HER ŞEY BERRAKLAŞACAK, AYDINLANACAK"</strong></p>

<p>Konuyla ilgili kamu vicdanında her şeyin berraklaşacağını belirten Bakan Gürlek, "Hem sizin vicdanınızda hem kamu vicdanında kesinlikle her şey berraklaşacak, aydınlanacak. Siz içinizi ferah tutun. Biz bu olayın peşindeyiz, arkasındayız." dedi.</p>

<p><strong>"KARANLIKTA BİR ŞEY KALMAYACAK"</strong></p>

<p>Bakan Gürlek, bu işin sonuna kadar gitmek için irade gösterildiğini ve kararlı duruş gösterdiklerini vurgulayarak, "Tekrardan başınız sağ olsun. Türkiye için gerçekten çok büyük bir kayıp, çok büyük bir değerdi rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu. Herkesin sevdiği güçlü bir liderdi. Allah rahmet eylesin. Ama devlet olarak biz bu cinayeti ortaya çıkartacağız. Yani karanlıkta bir şey kalmayacak" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>"ADALET VE HAK ARAYIŞIMIZI GERÇEKTEN HİÇBİR ZAMAN KAYBETMEDİK"</strong></p>

<p>Muhsin Yazıcıoğlu’nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu da yıllar sonra ilk defa ciddi bir şekilde bu olayın üzerine gidilmesinin aileyi mutlu ettiğini ifade ederek, "Çok teşekkür ediyoruz bu konuda. O yıllara dönmek istemiyorum. Çünkü bizzat orada yapılanlara şahit olduğum için. İnşallah umut ediyorum bu sefer gerçekleşir ve biz de rahat kafamızı yastığa koyarız" dedi.</p>

<p>Muhsin Yazıcıoğlu’nun oğlu Fatih Furkan Yazıcıoğlu da Bakan Gürlek’e kendilerini kabullerinden dolayı teşekkür etti. Babası vefat ettiğinde 14 yaşında olduğunu hatırlatan Yazıcıoğlu, "Benim şu an ömrümün yarısını geçirdi bu vaka. Bununla beraber yaşıyoruz, bizim için tabii dün gibi bir hadise. Yalnız biz adalet ve hak arayışımızı gerçekten hiçbir zaman kaybetmedik. Umudumuzu kaybetmedik. Bir gün bunun da sırasının vaktinin geleceğini, bu örgütün bir şekliyle bu dosyanın üzerindeki etkisinin kırılacağını inanıyorduk. İnşallah şimdi bundan sonraki süreçte başta siz olmak üzere, emeği geçen bütün herkese çok teşekkür ediyoruz. Şükranlarımızı sunuyoruz. Biz aynı zamanda burada diğer şehit ailelerimiz adına da bulunuyoruz. Onların da size selamlarını ve teşekkürlerini iletiyorum" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.liderhaber.com.tr/bakan-gurlek-yazicioglunun-ailesiyle-gorustu-bu-cinayeti-cozmek-boynumuzun-borcu</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 15:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://liderhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/liderhaber-com-tr/uploads/2026/08/bakan-gurlekj.jpg" type="image/jpeg" length="33994"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek CHP'den istifa etti]]></title>
      <link>https://www.liderhaber.com.tr/menderes-belediye-baskani-ilkay-cicek-chpden-istifa-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.liderhaber.com.tr/menderes-belediye-baskani-ilkay-cicek-chpden-istifa-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Menderes Belediyesine yönelik yürütülen ‘rüşvet' ve ‘irtikap' soruşturmasında tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek Cumhuriyet Halk Partisinden (CHP) istifa ettiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma', 'rüşvet', 'irtikap', 'resmi belgede sahtecilik', 'görevi kötüye kullanma' ve 'imar kirliliğine neden olma' suçlamaları ile Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek'in de aralarında bulunduğu 16 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti. Yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 16 şüpheli, jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmişti. Şüphelilerden 10 kişi tutuklanırken, 6 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.</p>

<p><strong>BELEDİYE BAŞKANI İLKAY ÇİÇEK GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILDI</strong></p>

<p>Öte yandan, İçişleri Bakanlığı tarafından, Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek'in geçici tedbir olarak görevden uzaklaştırıldığı açıklanmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>CHP'DEN İSTİFA ETTİ</strong></p>

<p>Görevden uzaklaştırılan Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, bugün CHP'den istifa ettiğini açıkladı. Yapılan yazılı açıklamada, "04.08.2026 günü sabaha karşı düzenlenen bir şafak operasyonuyla gözaltına alındım. Dosya üzerindeki gizlilik kararı nedeniyle, ifadem alınıncaya kadar gözaltına alınma gerekçemi dahi öğrenemedim. 07.08.2026 tarihinde ise "örgüt kurma" ve "irtikap" suçlamalarıyla tutuklandım. Tutuklama gerekçesi olarak, gerçekliği kanıtlanmamış ve aynı gün içerisinde üretildiği anlaşılan sahte mesajlar gösterilmiştir. Tarafıma bu mesajlar ile şantaj yapıldığı gün, 19.06.2026 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına verdiğim dilekçe ile açılan soruşturma dosyası yok sayılmıştır. BTK'ya telefon IMEI tespiti taleplerim, sahte mesajların çözümlenmesi ve bilirkişi taleplerim dikkate alınmamış ama tutuklama dosyasında delil sayılmıştır. Bu sahte mesajlar kamuoyuna servis edilerek toplumda peşin bir suçluluk algısı oluşturulmuş, lekelenmeme hakkım ve masumiyet karinem hiçe sayılmıştır. Anayasal güvence altındaki haklarımın bu şekilde göz ardı edildiği bir süreçte, yıllarımı verdiğim, her kademesinde siyasi mücadele yürüttüğüm Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi tarafından da hakkımdaki suçlamalara ilişkin savunmam dahi alınmadan ve kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadan, ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk edildim. Bana savunma hakkı tanınmadan, bu kez de emek verdiğim partim tarafından lekelendim. Partim bana savunma hakkını dahi tanımazken, kendi çocuklarını yiyerek aklanmaya çalışıyor. Beni ve benimle birlikte gözden çıkardığınız meclis üyelerimizi hesaba katarak kurduğunuz Menderes Belediye Meclisi aritmetiği, umarım Menderes halkının iradesini hiçe sayacak kadar sizi iktidara yakınlaşma hırsına sürüklememiştir. Kalbimdeki Cumhuriyet Halk Partisini yok edemeyeceksiniz. Bugün yıkılan çatının yarın yine emek verenlerin elleriyle, bu topraklar üzerinde yeniden inşa edileceğine olan umudum ve inancımla Cumhuriyet Halk Partisinden istifa ediyorum" ifadelerine yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.liderhaber.com.tr/menderes-belediye-baskani-ilkay-cicek-chpden-istifa-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://liderhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/liderhaber-com-tr/uploads/2026/08/menderes-belediye-baskani.jpg" type="image/jpeg" length="32324"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlü savunma anlaşmasını imzaladı]]></title>
      <link>https://www.liderhaber.com.tr/turkiye-suudi-arabistan-ve-pakistan-uclu-savunma-anlasmasini-imzaladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.liderhaber.com.tr/turkiye-suudi-arabistan-ve-pakistan-uclu-savunma-anlasmasini-imzaladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan üçlü savunma anlaşmasını imzaladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının NSosyal hesabından, imzalanan üçlü anlaşmaya ilişkin ortak açıklama paylaşıldı.</p>

<p>Açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in, Suudi Arabistan Krallığı'na ziyarette bulunduğu anımsatıldı.</p>

<p>Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şerif ile Mekke'deki Safa Sarayı'nda bir araya geldiği, burada resmi görüşmelerin gerçekleştirildiği belirtilen açıklamada, bu görüşmeler esnasında Suudi Arabistan Krallığı, Türkiye Cumhuriyeti ve Pakistan İslam Cumhuriyeti arasındaki müstesna ilişkiler ile karşılıklı çıkar alanına giren konuların ele alındığı kaydedildi.</p>

<p>Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan İslam Cumhuriyeti Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif, üç devlet arasındaki derin tarihi ilişkiler, köklü kardeşlik ve İslami dayanışma bağları, müşterek stratejik çıkarları ve köklü savunma işbirlikleri temelinde, kolektif güvenliklerini daha da güçlendirmek, bölgede ve ötesinde barış, güvenlik ve istikrarı teşvik etmek, güvenli ve müreffeh bir geleceği birlikte inşa etmek yönündeki ortak iradelerini yansıtan Ortak Savunma Anlaşması'nı imzalamışlardır. Anlaşma, her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlamakta ve üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağını hükme bağlamaktadır. Anlaşma ayrıca, üç devlet arasındaki savunma işbirliğinin tüm boyutlarıyla geliştirilmesini öngörmektedir."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.liderhaber.com.tr/turkiye-suudi-arabistan-ve-pakistan-uclu-savunma-anlasmasini-imzaladi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://liderhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/liderhaber-com-tr/uploads/2026/08/turkiye-suudi-arabistan-ve-pakistan-uclu-savunma-anlasmasini-imzaladi.jpg" type="image/jpeg" length="24144"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP’li Akçay üzüm üreticilerinin sözcüsü oldu]]></title>
      <link>https://www.liderhaber.com.tr/mhpli-akcay-uzum-ureticilerinin-sozcusu-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.liderhaber.com.tr/mhpli-akcay-uzum-ureticilerinin-sozcusu-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa Milletvekili ve MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’yı ziyaret ederek üzüm üreticilerinin taleplerini iletti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ziyarette yaş ve kuru üzüm üretimi, üzüm rekoltesi ve fiyatlarına ilişkin spekülasyonlar, TMO’nun üzüm alımı yapması, kuru üzüm fiyatlarını temmuz ayında açıklanması, kaçak ve ithal kuru üzümlerin yarattığı sorunlar üzerinde duruldu.</p>

<p>Türkiye’nin kuru üzüm üretimi ve ihracatında dünyada ilk sırda yer aldığını söyleyen Manisa Milletvekili ve MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, “Türkiye bağ alanı bakımından 5 inci sırada, toplam üzüm üretimi bakımından dünyada 6’ncı sıradadır. Yıllık ortalama 240 bin tonluk çekirdeksiz kuru üzüm üretimi ve yüzde 45’lik ihracat payı ile dünyada birinci sıradadır. Kuru üzüm ihracatından 2024/2025 sezonunda 547 milyon dolar, 2025/2026 sezonunda 430 milyon dolar döviz elde edilmiştir. Yaş üzüm ihracatından da her yıl 150-200 milyon dolar döviz geliri elde edilmektedir” dedi.</p>

<h2><strong>MANİSA İÇİN ÜZÜM; AİLENİN GEÇİMİ, GENÇLERİN ÇEYİZİ, ÇOCUKLARIN HARÇLIĞIDIR</strong></h2>

<p>Manisa’da 100 bin ailenin geçimini üzümden sağladığını söyleyen MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, “Türkiye’deki kurutmalık üzümün yüzde 85'ini, sofralık üzümün de yüzde 20’si Manisa’da üretilmektedir. Üzüm Tarımsal ihracatımızda ilk üç sırada yer almaktadır. Manisa'da 100 bin aile geçimini üzümden sağlamaktadır. Manisalı için üzüm; ailenin geçimi, gençlerin çeyizi, çocukların harçlığı demektir” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>HER HASAT ÖNCESİ REKOLTE SPEKÜLASYONLARIYLA ÜZÜM FİYATLARI DÜŞÜRÜLÜYOR</strong></h2>

<p>Üzüm fiyatları üzerindeki spekülasyonlara dikkat çeken Manisa Milletvekili ve MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, “Her hasat dönemi öncesinde üzüm rekoltesinin yüksek olduğu yönünde spekülasyonlar yapılarak üzüm fiyatları düşürülmeye çalışılmaktadır. Rekolte spekülasyonunu önlemek için devlet müdahil olmalıdır. Rekolte hesap ve tahmini, tarım il müdürlükleri, çiftçiler, ziraat odaları, bağcılık enstitüsü, TMO, TARİŞ, ticaret borsaları ve ihracatçılardan oluşacak bir komisyon tarafından belirlenmelidir. Bu komisyonun üyeleri arasından “Üzüm Müdahale Kurumu” kurularak üzümdeki fiyat dalgalanmaları önlenmelidir.”</p>

<h2><strong>TMO KURU ÜZÜM ALMALIDIR</strong></h2>

<p>Rekolte spekülasyonlarıyla üzüm fiyatlarının düşürüldüğünü söyleyen MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, “Rekolte spekülasyonunu önlemek için devlet müdahil olmalıdır. TMO piyasayı düzenleyici nitelikte bir fiyat açıklaması yaparak kuru üzüm almalıdır” şeklinde konuştu.</p>

<h2><strong>ÜZÜM FİYATLARI EN GEÇ TEMMUZ AYINDA AÇIKLANMALIDIR</strong></h2>

<p>Üzüm fiyatlarının en geç temmuz ayı sonunda açıklanması gerektiğini söyleyen MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, “Üzüm üreticileri TMO kuru üzüm fiyatına göre yaş üzüm fiyatını belirlemektedir. Üzümler ağustos ayında toplanmaya başlanırken kuru üzüm fiyatı henüz açıklanmıştır. Fiyatların geç açıklanması, olgunlaşmamış üzümlerin ihraç edilmesi ve ihracat teşvikinin düşük olması nedeniyle yaş üzüm fiyatları düşmektedir. Bu nedenle borç içindeki üzüm üreticisi fiyatlar açıklanmadan elindeki üzümü açığa dökmektedir. Bu da üzüm fiyatlarını düşürmektedir. Bu nedenle kuru üzüm fiyatları en geç temmuz ayının son haftasında açıklamalıdır” diye konuştu.</p>

<h2><strong>KAÇAK VE KALİTESİZ KURU ÜZÜM İTHALATI TÜRK ÜZÜMÜNÜN MARKA DEĞERİNİ TEHDİT EDİYOR</strong></h2>

<p>Kuru üzüm üzerinde oynanan oyunlara dikkat çeken MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, “Kaçak kuru üzümler hem iç piyasada fiyatı düşürmekte hem de Türk üzümünün içine karıştırılarak yurt dışına satılıp kalitemizi tehdit etmektedir. Bu nedenle özellikle serbest bölgeler üzerinden kaçak üzüm ihracatının engellenmesine yönelik denetimler artırılmalıdır. Ayrıca 2026/2027 sezonunda kuru üzüm ithalatı yapılacağına yönelik iddialar vardır. Bu sezon kuru üzüm rekoltesinin geçen yıla göre yüksek olması beklenmektedir. Üretim rekoltesinin yüksek olduğu bir sezonda kuru üzüm ithalatı yapılırsa yaş ve kuru üzüm fiyatları düşecek, üzüm üreticilerimiz alın terinin karşılığını alamayacaktır. İthal üzümlerin Türk üzümü içine karıştırılarak yurt dışına satılması durumunda Türk üzümünün marka kalitesi zarar görecektir” ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Üzüm üretimi ve ihracatına yönelik çözüm önerilerini sıralayan Manisa Milletvekili ve MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, “Bağcılığın geliştirilmesi her şeyden önce elde edilen ürünün taze veya işlenmiş olarak iç ve dış pazarlarda değerlendirilmesine bağlıdır. Üzüm rekoltesinin yüksek olduğu yıllarda üretici maliyetin altında üzüm satmakta veya ürün bağda kalmaktadır. Bu nedenle öncelikle üretim planlaması ve fiziki planlama yapılmalıdır. Üzüm üretiminde oluşan arz fazlalıkları için dış pazarlar çeşitlendirilmeli, alternatif tüketim imkânları geliştirilmelidir. Lisanslı Depoculuk sistemi kurulmalı ve depolama maliyeti desteklenmelidir. Üzüm üretimi havza bazlı üretim kapsamında değerlendirilmeli ve üzüm destekleme kapsamına alınmalıdır. En önemli ihraç ürünlerimizden biri olan üzüm için Tarım Bakanlığı bünyesinde bir daire başkanlığı kurulmalıdır. TARSİM sigortaları teşvik edilerek, tüm afetler risk kapsamına alınmalıdır. TMO veya Tarım Kredi Kooperatiflerinin pazarlama ağıyla kuru üzümün ülke geneline dağıtımı ve satışı yapılmalıdır. Sulamada ve tarım işletmelerinde kullanılan elektrik tarifesi farklılaştırılarak çiftçilerimizin ucuz elektrik kullanmaları sağlanmalıdır. Üretim maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla tarımsal girdiler üzerindeki ÖTV ve KDV kaldırılmalıdır. Destek primleri sadece ihracatçıya değil üreticiye de verilmelidir.” dedi.</p>

<p>MHP’li Akçay sözlerini şöyle sonlandırdı:</p>

<p>“Ülkemizin sahip olduğu potansiyelin değerlendirilmesi, bağcılıktan geçimini sağlayan yüzbinlerce ailenin gelir ve refah düzeyinin artırılması ve üreticilerimizin diğer ülke üreticileriyle rekabet edebilmesi için bağcılık sektöründe karşılaşılan sorunlar bir an önce çözülmelidir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.liderhaber.com.tr/mhpli-akcay-uzum-ureticilerinin-sozcusu-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 13:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://liderhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/liderhaber-com-tr/uploads/2026/08/m-h-pli-akcay-uzum-ureticilerinin-sozcusu-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="84724"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, üçlü savunma anlaşması imzalayacak]]></title>
      <link>https://www.liderhaber.com.tr/turkiye-suudi-arabistan-ve-pakistan-uclu-savunma-anlasmasi-imzalayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.liderhaber.com.tr/turkiye-suudi-arabistan-ve-pakistan-uclu-savunma-anlasmasi-imzalayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın, üçlü ortak savunma anlaşması imzalayacağı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bugün Cidde'de ortak savunma anlaşması imzalayacak.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, günübirlik çalışma ziyareti için bu sabah Suudi Arabistan'a hareket etmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Pakistan, ABD-İran savaşını sona erdirmek için arabuluculuk çalışmalarında bulunurken, Türkiye Gazze'de ateşkesin sağlanması yönünde diplomatik alanda aktif rol oynadı.</p>

<p>Pakistan ve Suudi Arabistan, 2025'te ortak bir savunma anlaşması imzalayacaklarını duyurmuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.liderhaber.com.tr/turkiye-suudi-arabistan-ve-pakistan-uclu-savunma-anlasmasi-imzalayacak</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://liderhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/liderhaber-com-tr/uploads/2026/08/turkiye-suudi-arabistan-ve-pakistan-uclu-savunma-anlasmasi-imzalayacak-1.jpg" type="image/jpeg" length="56403"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, Cezayirli mevkidaşı Attaf ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.liderhaber.com.tr/bakan-fidan-cezayirli-mevkidasi-attaf-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.liderhaber.com.tr/bakan-fidan-cezayirli-mevkidasi-attaf-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, resmi temaslarda bulunmak üzere geldiği Amman'da Cezayir Dışişleri, Yurtdışındaki Ulusal Topluluk ve Afrika İşleri Devlet Bakanı Ahmed Attaf ile görüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, resmi temaslarda bulunmak üzere Ürdün'e geldi. Bakan Fidan, başkent Amman'da Cezayir Dışişleri, Yurtdışındaki Ulusal Topluluk ve Afrika İşleri Devlet Bakanı Ahmed Attaf ile bir araya geldi.</p>

<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Amman temasları kapsamında Ürdün Kralı II. Abdullah tarafından kabul edilmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.liderhaber.com.tr/bakan-fidan-cezayirli-mevkidasi-attaf-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://liderhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/liderhaber-com-tr/uploads/2026/08/bakan-fidan-cezayirli-mevkidasi-attaf-ile-gorustu.jpg" type="image/jpeg" length="70124"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan'dan son bir haftada yoğun telefon diplomasisi]]></title>
      <link>https://www.liderhaber.com.tr/bakan-fidandan-son-bir-haftada-yogun-telefon-diplomasisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.liderhaber.com.tr/bakan-fidandan-son-bir-haftada-yogun-telefon-diplomasisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, son 1 haftada mevcut küresel krizlere ilişkin birçok mevkidaşıyla telefon görüşmeleri yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mevkidaşlarıyla yaptığı telefon görüşmelerinde gündemi değerlendiren Fidan, 31 Temmuz'da Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.</p>

<p>Görüşmede, "bölgedeki son durum" ve "devam eden çatışmaları sona erdirmek üzere yürütülen çabalar" ele alındı.</p>

<p>İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile 1 Ağustos'ta görüşen Fidan, İranlı mevkidaşıyla, yürütülen müzakere sürecindeki son durumu değerlendirdiklerini belirtti.</p>

<p>Fidan, "Türkiye, bölgemizdeki çatışmaların sona ermesi ve kalıcı barışın tesisi için çaba göstermeye devam edecektir." ifadesini kullandı.</p>

<p>Kuveyt Dışişleri Bakanı Cerrah Cabir el-Ahmed es-Sabah ile 3 Ağustos'ta görüşen Fidan, Kuveytli mevkidaşıyla bölgedeki son durumu masaya yatırdı.</p>

<p>Fidan, aynı gün telefonda görüştüğü Kuzey Makedonya Türk Demokratik Partisi Genel Başkanı Zülfikar Zeynula'yı Devlet Bakanlığı görevi dolayısıyla kutlayarak yeni görevinde başarılar diledi.</p>

<p>Bakan Fidan aynı tarihte, İngiltere'nin yeni Dışişleri Bakanı Ed Miliband ile görüştü.</p>

<p>İngiliz mevkidaşını yeni görevi dolayısıyla tebrik eden Fidan, Miliband ile Gazze başta olmak üzere Orta Doğu'daki durum, Rusya-Ukrayna Savaşı'ndaki gelişmeler ve bölgede devam eden çatışmaların sona erdirilmesine yönelik çabaları ele aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fidan ayrıca, birçok üst düzey yetkiliyle yüz yüze görüşmeler de yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.liderhaber.com.tr/bakan-fidandan-son-bir-haftada-yogun-telefon-diplomasisi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 08:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://liderhabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/liderhaber-com-tr/uploads/2026/04/hakan-fidan-69.jpg" type="image/jpeg" length="78035"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
