OCAKTA DA HAVLU ATILMAZ…

Dikkatinizi çekti mi? Ekonomi ile Beşiktaş futbol kulübünün sportif başarısı arasında bir korelasyon var.

Abone Ol

Yani birbirinden bağımsız iki değişken garip bir şekilde birbiriyle uyumlu bir dalga grafiği oluşturuyor.

Beşiktaş ligin, ekonomi ise yılın başında havlu atıyor.

Pandemiden bu yana grafik, hep aşağı yönlü dalgalı seyrediyor.

Bir Galatasaraylı veya Fenerbahçeli için hayat, Beşiktaşlının ki kadar zor geçmiyor.

Kırmızılar şampiyonlukla, Lacivertler ise transferlerle ekonomik stresi hafifletebiliyor.

Düşünsenize ülkenin Cumhurbaşkanı, takımınızın bir süperstarı transfer etmesini sağlıyor. Maliyeti milyarlarca eski parayla katrilyonlarca lira ama olsun zaten hayat kan, ter, gözyaşı değil midir?

Çobanın yıldızı, İnönü’dekilerin bahtı gönlünü verdiği renk gibi kara!

Hükümet temsilcilerinin ‘enflasyon karşısında ezdirmeyeceğiz’ diye tarif ettiği kesimdenseniz ve hele de ‘Kartal’dan yanaysanız Allah yardımcınız olsun…

Bırakın ışıl ışıl parıldayan geniş kanatlı yırtıcı misali yükselmeyi, yolunmuş tavuk kadar bile şanslı değilsiniz.

Çünkü o kadar parçalanıp ufalanmışsınızdır ki artık gerçekten enflasyon karşısında ezilmiyorsunuzdur!

Hem emekli veya dar gelirli olup hem de Beşiktaşlı olan kadar kime üzülebiliriz ki?

Belki biraz da Bursasporlulara… Ama yine de bir Beşiktaşlı kadar değil!

Çünkü Timsah, hak ettiği yerde olmasa daen azından bir katar var umut lokomotifinin çektiği.

Elbette ‘yeşil’i sevip ihracatçı olanları da liste dışına atmamak gerek.

Mesela onlar da bu yıla kötü başladı.

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) resmettiği ocak manzarası zemheri gibi:

“…2025'te yüzde 4,5 artan ihracat, 2026'ya eksiyle başladı. Türkiye'nin ocak ayında yüzde 3,9 düşen ihracatı 20,3 milyar dolarda kaldı.”

Peki, Bursa?

2025’te yüzde 6,9 düzeyinde ihracatını artıran Bursa, yeni yılın ilk ayındayüzde 5,6’lık kayıp yaşadı.

Bursa otomotiv endüstrisinin yüzde 0,4’lük bir kıpırdanma ile 558,5 milyon dolara çıkabildiği ayda hazır giyimde yüzde 25,4’luk, tekstilde yüzde 5’lik, kimyada yüzde 22,4’lük, mobilyada yüzde 15,8’lik, demirde yüzde 14,8’lik, çelikte yüzde 2,7’lik, çimentoda yüzde 61,1’lik kayıp yaşandı.

Makine ihracatındaki yüzde 5,1’lik artış umut olurken elektrik ve elektronikteki yüzde 48,3’lük yükseliş dikkat çekti.

Ocak ayında Bursa’nın toplam ihracat rakamı, 1 milyar 201,5 milyon dolar seviyesinde kaldı. 2024’ten iyi, 2025’ten kötü bu rakam için erken telaşa mahal yok diye düşünüyorum.

Küresel rekabette daha ilk raunttan havlu atacak değiliz ya!

Sabırlı iyimserlik, sabırsız kötümserlikten yeğdir…

Göstergeler üzse de umut için tutacak dallar var.

Örneğin

Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD)İktisadi Yönelim Anketi’nin sonuçlarını açıklandı.

Anket sonuçlarının değerlendirildiği açıklamada şöyle deniyor:

“İhracat yapan firmalar, gelecek üç aya ait ihracat siparişlerinin bir önceki çeyreğe göre ortalama olarak iyileşmesini beklerken, söz konusu beklenti imalat sanayinde bir önceki çeyreğe oldukça güçlüdür.”

İlk ayın gerçekleşmesi ile bu anket sonucu arasında bir tutarsızlık görünse de sağlıklı bir kıyas için ilk çeyreğin sonunu görmek gerek…

Tabi BUSİAD’ın yeni başkanı Tuncer Hatunoğlu’nun açıklamada yer verilen şu görüşlerini de yabana atmamalı:

“Ocak 2026 anketimiz; önümüzdeki dönemde istihdam ve yatırımlarda bazı temkinli beklentiler içermekle birlikte, ihracat, enflasyon görünümü ve firmaların genel beklentileri açısından umut verici bir tabloya işaret ediyor. Küresel ölçekte belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde, ülkemizin ihracatla büyüme potansiyeline sadık kalması büyük önem taşıyor.Üretim ve ihracat yapan firmalarımızın faaliyetlerini kolaylaştıracak; finansmana erişimin öngörülebilir ve sürdürülebilir hale getirilmesi, yatırım süreçlerinde izin ve ruhsat prosedürlerinin sadeleştirilmesi, enerji ve iş gücü maliyetlerini dengeleyici adımların atılması, yeşil ve dijital dönüşüm yatırımlarını destekleyici teşvik mekanizmalarının güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Ayrıca, ihracatçı firmalarımız için kur riskini yönetmeye yönelik araçların çeşitlendirilmesi ve KOBİ’lerin nitelikli iş gücüne erişimini destekleyecek politikaların hayata geçirilmesi, üretim ekosisteminin sağlıklı şekilde devamı açısından kritik görülmektedir.”

Hatunoğlu değinmemiş ama ihracatçı açısından önümüzde bir de AB ile ‘Gümrük Birliği’ dosyası bulunuyor.

Bu dosyada güncelleme, tüm taraflar için şart!

Avrupa Birliği (AB) daha yeni Güney Amerika ülkelerinden oluşan Mercosur ve Hindistan ile serbest ticaret anlaşmaları (STA) imzaladı.

Türkiye, bu anlaşmalar hayata geçtiğinde bir anlamda külfete ortak ama nimete değil!

Miadı dolan Gümrük Birliği’ni güncellemek için artık ne çağrı ne sabır direkt eylem gerek…

Bursa’nın asıl kahramanları olan ihracatçılara saygıyla…

{ "vars": { "account": "G-2WKLC3DMKW" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }