Bazı şehirler vardır; sizi ilk bakışta etkiler. Bazıları ise sokaklarında yürüdükçe, tarihine dokundukça ve insanlarını tanıdıkça içinize işler. Almanya'nın Bavyera eyaletindeki Nürnberg, işte tam da böyle bir şehir.
***
Antalya Gazeteciler Cemiyeti ile Nürnberg Basın Kulübü arasındaki kardeşliğin 22'nci yılı dolayısıyla gerçekleştirdiğimiz 3 gece 4 günlük ziyaret boyunca yalnızca resmi temaslarda bulunmadık; aynı zamanda yüzyılların mirasını taşıyan bir kentin ruhunu da yakından tanıma fırsatı bulduk.
***
Nürnberg denildiğinde akla ilk gelenlerden biri hiç şüphesiz tarihi dokusu. Orta Çağ'dan günümüze ulaşan surları, taş sokakları, ahşap mimarili evleri ve şehrin üzerinde yükselen görkemli kalesiyle Nürnberg adeta açık hava müzesini andırıyor. İkinci Dünya Savaşı'nda büyük ölçüde yıkıma uğramasına rağmen, kentlilerin tarihi mirasa gösterdiği özen sayesinde şehir yeniden ayağa kaldırılmış. Bugün Altstadt olarak bilinen tarihi merkezde dolaşırken, geçmiş ile bugünün nasıl uyum içinde yaşayabileceğini görmek mümkün.
***
Ancak Nürnberg'in hikayesi yalnızca tarihi güzelliklerden ibaret değil. Bu şehir aynı zamanda Avrupa'nın yakın tarihine yön veren olayların da tanığı. Nazi döneminin izlerini taşıyan Belgeleme Merkezi'ni ziyaret ederken, tarihle yüzleşmenin ve geçmişten ders çıkarmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördük. Şehir, acı hatıraları saklamak yerine onları gelecek nesillere anlatmayı tercih ediyor.
***
Ziyaretimizin ana eksenini ise Antalya ile Nürnberg arasında 22 yıldır sürdürülen basın kardeşliği oluşturdu. Her yıl dönüşümlü olarak gerçekleştirilen bu buluşmaların artık klasik bir protokol ilişkisinin çok ötesine geçtiğini söylemek mümkün. Bu kardeşlik, gazetecilik mesleğinin evrensel değerleri etrafında kurulmuş gerçek bir dostluk köprüsüne dönüşmüş durumda. Gala gecesinde yapılan konuşmalar da bunun en somut göstergesiydi. İki şehir arasında kurulan bu bağın benzerinin pek bulunmadığı sık sık vurgulandı.
***
Nürnberg'deki temaslarımızın ardından rotamızı Münih'e çevirdik. Bavyera Eyaleti İçişleri, Spor ve Entegrasyon Bakanı Joachim Herrmann ile gerçekleştirilen görüşme, Türkiye-Almanya ilişkilerinin yalnızca siyasi değil, toplumsal ve kültürel boyutlarını da ele alma fırsatı sundu. İki ülke arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi gerektiğine yönelik mesajlar dikkat çekiciydi.
***
Elbette her seyahatin unutulmaz bir dönüş hikayesi vardır.
Bizim hikayemizin son sayfasında ise Antalya vardı.
Nürnberg'den ayrılıp Antalya'ya dönerken, Corendon Airlines'ın Antalyaspor için tahsis ettiği ve kuyruğunda akrep figürü taşıyan uçakta yer almak, bir Antalyalı olarak ayrı bir gurur yaşattı. Daha havalimanında gördüğümüz anda yüzlerde oluşan tebessüm, bu duygunun ortak olduğunu gösteriyordu. Antalya'nın markalarından biri olan Corendon'un, kentin en önemli spor değerlerinden Antalyaspor'a verdiği destek gökyüzünde bile kendini hissettiriyordu.
Uçağın kuyruğundaki akrep, sadece bir kulübün sembolü değildi; Antalya'nın kimliğini, aidiyetini ve ortak hafızasını temsil ediyordu. Nürnberg'in tarihi taş duvarlarından ayrılıp Akdeniz'in sıcaklığına dönerken, o akrep figürü bize bir kez daha nereden geldiğimizi hatırlattı.
***
Bu anlamlı ziyaretin kusursuz geçmesinde emeği bulunan isimlere de ayrı bir teşekkür borçluyuz. Nürnberg ve Münih programlarımız boyunca bizlere rehberlik eden, kapılarını ve gönüllerini açan değerli hemşehrilerimiz sayesinde kendimizi yabancı bir ülkede değil, adeta evimizde hissettik. Başta yıllardır Almanya'da başarıyla çalışmalarını sürdüren Türk doktorİsmail Baloğlu olmak üzere, Türk gazeteciler Volkan Altunordu ve İlhan Baba ile Türk işletmeci Ahmet Can'a misafirperverlikleri, samimiyetleri ve ziyaret boyunca verdikleri destek için içtenlikle teşekkür ediyorum. Gurbette karşılaştığımız bu sıcak ilgi, Antalya ile Almanya arasındaki dostluk köprülerinin ne kadar güçlü olduğunun da en güzel göstergelerinden biriydi.
SON SÖZ
Dört gün boyunca Almanya'da dostluk, tarih, kültür ve diplomasi ekseninde geçen yoğun programın ardından Antalya semalarına yaklaşırken aklımda tek bir düşünce vardı:
22 yıldır ayakta kalan dostluklar tesadüf değildir.
Onlar, emekle kurulur, karşılıklı güvenle büyür ve nesilden nesile taşınır.
Antalya ile Nürnberg arasındaki kardeşlik de tam olarak böyle bir hikaye...