"Yarın vurabilir"
"Bu gece vurabilir"
"Savaş bu gece mi?" diye diye ABD ve İsrail'in İran'ı bombalamasını bekledik adeta.
Nihayet ikisi bir oldu İran'ın belli şehirlerini vurmaya, bombalamaya başladılar.
İngiltere sinsi duruşuyla bu savaşın çıkmasını destekledi.
İlk hedef İran devlet ve askeri liderleri.
Cani İsrail, fırsat bu fırsat hesabıyla Gazze'de yaptığı gibi İran'da da kızların okuduğu bir ilkokulu bombaladı.
Yüz atmış'a yakın öğrenci ölmüş.
Alçaklığını her fırsatta gösteriyor katliamcı Siyonist.
Savaş naklen, canlı yayın olarak dünyaya izlettiriliyor.
Bu saldırıyı bir nükleer bomba imhası için sanmayın.
Bu dünyaya gözdağı vermektir.
Bu savaş bir son Haçlı savaşıdır ve İsrail buna ortaktır.
İslâm ümmeti uyanık olmalı.
Gerçi hepsi uykudalar ama belki bu bomba sesleri uyudukları derin sefahattan uyanırlar.
Türk atasözünde olduğu gibi:
"Bana değmeyen yılan bin yaşasın" sözünün gerçekliği ters teperek yılan bu kez ısırığıyla uykusundan uyandırır belki İslâm dünyasını.
Bu da maalesef biraz zor.
Çünkü İran bu kez yıllardır bölgede yaptığının cezasını çekiyor.
ABD, İran ile barış görüşmeleri bahanesiyle anlaşma masası kurarak adeta dalga geçti İran'la.
"Bu gün burada, yarın şurada anlaşma yaparız, savaşmayız" diyerek taktik uyguladı.
İran bu aldatmacaya kandı.
Şimdi ABD'ye ve İsrail'e hiçbir zaman güvenilmeyeceğini anlamıştır.
Bu savaşta da ne yazık ki İslam ülkelerinin tarafsız kalma pozisyonları ABD ve İsrail ile batı dünyasını cesaretlendiriyor.
İran, geçmiş yıllarda Ortadoğu'da bazı ülkelere karşı uyguladığı yanlış politikalar ve terör transfer etmesinin ağır faturasını şu anda çok acı bir şekilde yaşıyor.
O nedenle İslâm ülkeleri şimdi seyirci konumundalar.
Batı alemi heyecanlı.
Ortadoğu tedirgin.
Çin sessiz.
Rusya tarafsız.
Türkiye itidalli ve temkinli.
İran şimdi çok yalnız.
Çaresiz.
Maalesef "Ne ekersen onu biçersin" sözü İran'da gerçekleşiyor.
Şimdi "Kendim ettim kendim buldum" türküsünü söyleyip dursun İranlı yöneticiler.
Bunu söylerken İran'ın vurulmasıı onaylıyorum anlamı çıkmasın.
Asla.