TEKNOFEST İLE GENÇLER POTANSİYELLERİNİ KEŞFETTİ
BAYKAR’ın kurucusu Özdemir Bayraktar öyle tohumlar ekti ki, bugün meyvelerini toplamaya yetişemiyoruz. Bunu son Özdemir Bayraktar belgeselinde daha net gördük. Türk Milletinin savunma sanayisine ilgisini, zaten biliyorduk. Ancak bu ilginin üretime çevrilmesi, gençlerin enerjisinin, yerli milli sanayi üretimine yönlendirilmesi çok önemli. Özdemir Bayraktar’ın çocukları Haluk ve Selçuk Bayraktar da, babalarından gördükleri üretim aşkını vizyoner bir bakış açısıyla sahaya yansıttılar. Teknofest ile gençler proje üretebileceklerini anladılar. Kendi potansiyellerini bu sayede keşfettiler. Teknofest kuşağı artık hepimizin gurur kaynağı...
KACIR: TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE İÇİN MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİ
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın her fırsatta vurguladığı "tam bağımsız Türkiye" hedefinin en kritik ayaklarından birini, TEKNOFEST kuşağının bilimsel yetkinliği oluşturuyor. Bu vizyonun bir parçası olarak Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) tarafından hayata geçirilen TÜBA-TEKNOFEST Doktora Bilim Ödülleri için 2026 yılı başvuru süreci resmen başladı. 20 Mart’a kadar sürecek olan bu süreç, Türkiye kaynaklı özgün doktora tezlerini ödüllendirerek yerli ve milli teknoloji ekosistemine akademik bir ivme kazandırmayı amaçlıyor.
TEKNOFEST RUHU MEYVELERİNİ VERİYOR
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde büyüyen TEKNOFEST ruhu, artık sadece bir festivalin ötesine geçerek bilimsel araştırmaların en büyük motivasyon kaynağı haline gelmiş durumda. Yapay zekadan otonom sistemlere, siber güvenlikten enerji teknolojilerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan bu ödül programı, genç araştırmacıları kritik teknolojiler üzerinde çalışmaya teşvik ediyor. Bu yıl bir ilke imza atılarak programa dahil edilen "Fuat Sezgin Bilim Tarihi Doktora Ödülü" ise teknolojik ilerlemenin tarihsel ve kültürel köklerle harmanlanmasının önemine işaret ediyor. Birinciye 200 bin lira, ikinciye 150 bin lira ve üçüncüye 100 bin lira olarak belirlenen ödüller, başarılı bilim insanlarının çalışmalarını taçlandırırken Türkiye’nin akademik ve teknolojik kapasitesini de küresel ölçekte güçlendiriyor.
TEKNOLOJİK BAĞIMSIZLIĞA BİLİMSEL TEMEL
TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker’in de belirttiği üzere, bu ödüller Türkiye’nin bilim ve teknoloji vizyonuna doğrudan katkı sunan nitelikli çalışmaları görünür kılıyor. Milli Teknoloji Hamlesi ile bağlantılı kalkınma politikaları ve güvenlik stratejileri gibi odak alanları, ödül programının stratejik derinliğini artırıyor. Genç araştırmacıların bu hedefler doğrultusunda ortaya koyacakları her bir tez, Türkiye’nin gelecekteki yerli ve milli başarı hikayelerinin bilimsel temelini oluşturacak. 2024 ve 2025 yıllarında savunma sürecini tamamlamış doktora tezlerinin kabul edileceği bu prestijli program, Türkiye’nin teknoloji üreten bir toplum olma yolundaki kararlılığının en somut göstergelerinden biri olarak dikkat çekiyor.