Ben bir iki yıldır Kaş CHP’de yaşanan olayları kaleme alıyorum. Gazetemizde de onlarca haber yapıldı. Konumuz kimi zaman gayri ahlaki ilişkiler kimi zaman da belediyedeki usulsüzlüklerdi.
Çok fazla detaya girmek istemiyorum. Sadece eski CHP Kaş İlçe Başkanı’nın yaşadıklarına, yaşattıklarına ve kamu görevlileriyle ilişkilerine bakılsa olayın vahameti anlaşılır.
Kaş’ta ortaya çıkan çarpık ilişkilerin detayını öğrenmek isteyenler herkese açık olan LİDER ANTALYA gazetesinin arşivlerine bakabilir. Sayfa sayfa haberlerle, köşe yazıları ile dolu!
“Perşembenin gelişi Çarşambadan bellidir” atasözü misali bugünlerde olabilecek olayların sinyalini vermiştik. Sanırım bizi ÖLÜMLE TEHDİT edenlerin dışında herkesin gözünden kaçmış!!
Önlem alınmayınca meydanı boş bulanlar bugünlerde Adalet Bakanı Akın Gürlek’e kadar uzanan bir dizi olayın içine girmiş durumda. Hani şu SAHTE TAPU belgesi ve KAYITLARA ERİŞİM konusu!
Gelin hep birlikte bu mevzuya bir bakalım. Kim ne yapmış? Öncelikle Ramazan Bayramı’nın ikinci günü akşam gazeteci Zafer Şahin’in paylaşımı ile Kaş’taki TAPU SKANDALI gündeme geldi.
Zafer Şahin’in sanal medyadaki paylaşımına göre yapılan incelemede Kaş Tapu Müdürlüğünde çalışan bir görevli tarafından Gürlek’in TAPU KAYITLARINA sistem üzerinden 13.02.2026 - 20.02.2026 (2 kez)- 23.02.2026 olmak üzere toplam 4 kez giriş yapılmış.
Bu bilgi ortaya çıkınca bütün dikkatler Kaş Tapu Müdürlüğüne yöneldi. Ancak ilk operasyon Kaş Tapu Müdürlüğüne değil ilçenin Andifli Mahallesi'ndeki bir adrese yapıldı.
Bu adreste, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e ait olduğunu öne sürdüğü sahte mal varlığı bilgilerini sosyal medya hesabından paylaşan A.İ.E. gözaltına alındı.
Dünkü yazımda “BAYRAM BİTTİ TEMPO VAKTİ” demiştim. Harbiden de dün öyle oldu. Adalet Bakanı’nın TAPU KAYITLARINA giriş yapan kamu görevlisinin Kaş’ta olduğu kesinleşti.
Nerede bir kirli iş varsa adresinin Kaş olduğu Sabah Gazetesi Haber Müdürü Halit Turan’ın haberi ile bir kez daha tescillendi. Çünkü Sabah Gazetesi’nde yer alan habere göre Bakan Akın Gürlek’in TAPU KAYITLARINI sorgulayan kişinin Kaş Tapu Müdürlüğünde Tapu Kadastro Teknikeri olarak görev yapan D.A., isimli kadın memur olduğu ortaya çıktı.
D.A.’nın 13, 20 ve 23 Şubat 2026 tarihlerinde Gürlek’e ait bilgileri toplam 7 kez sorguladığı belirlendi.
Sadece bu kadar mı? D.A.’nın elde ettiği bilgileri CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile irtibatı olan ve K.V.K.K.’na muhalefet suçundan sabıkalı A.K. isimli kadına aktardığı tespit edildi.
Sabah’tan Halit Turan’ın haberine göre, A.K.’nin bu verileri Özgür Özel’e aktarmak için cep telefonundan 28 Şubat-3 Mart 2026 tarihleri arasında 8 kez cevapsız çağrı bıraktığı saptandı. Bu aramalardan sonra internet tabanlı görüşme yapılıp yapılmadığı ise araştırılıyor.
Kaş Tapu Müdürlüğü görevlisi ile ilgili enteresan bilgilerle haberde yer aldı. Buna göre D.A.’nın babası D.A.’nın ise K.D. üzerinden Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel ile irtibata geçtiği vurgulandı.
D.A.’nın babasının ayrıca 2019-2025 yılları arasında Yalova'da HDP eylemlerine katıldığı, CHP Yalova üyesi olduğu, amcası, dayısı ve 3 yakınının terör örgütü PKK'ya üye olmak suçlarından işlem gördüğü, bu suçtan yakınlarının tutuklandığı bilgileri haberde yer aldı.
Haberdeki diğer illerdeki bilgiler dudak uçuklatan cinsten. Ancak Adalet Bakanı Akın Gürlek'e yönelik sistemli bir saldırı başlatan CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, Gürlek'in kişisel verilerini hukuksuz ele geçirdiği ortaya çıkmış oldu.
Bu konuda dikkat edilmesi gereken diğer bir konusu ise Gürlek'in tapu kayıtlarını TAKBİS üzerinden sorgulayan 3 ismin (Kaş’taki A.D. dahil) PKK/KCK ve FETÖ ile olan bağlantıları!
Vallahi ben onu bunu bilmem arkadaş. Kim ne yapmış ne etmiş çarşaf çarşaf hem biz hem de Sabah Gazetesi ortaya döktü. Çünkü Kaş’ta yaşananlar bugün nasıl mide bulandırıcı ise dün de öyleydi.
Buradan bir kez daha dikkat çekiyorum: Madem konumuz Kaş, eski CHP İlçe Başkanı’nın YARGI MENSUPLARI, BELEDİYE ÇALIŞANLARI ile ilişkisi ve YASAK AŞK davası başta olmak üzere tüm ilişkileri gözden geçirilmeli.
Hazır sırası gelmişken CHP’li Kaş Belediyesindeki son dönemlerde yaşanan usulsüz ruhsat, plajlara alınan alkollü içkiler ihalesi, imar planları tek tek incelenmeli. İnanın burası tam bir arı kovanı. Yeter ki birileri çomak sokmayı becersin.
İnanın bu kovandan zehirli bal çıkar. Hem de DELİBALI gölgede bırakır. Öyle ki pis kokular MEİS’ten bile duyuldu. Bir tek Antalya fark edemedi. Benden söylemesi.