Baktım ki olacak gibi değil bari bas bas bağırarak halkım adına ilgili bakanlığı, esnaf odalarını, ilgili vergi veya maliye birimlerini, belediyelerin ilgili birimlerini hatta illerin valilerini çok ama çok ciddi bir şekilde halkımızı soyan, elleri cebimizde olan, bir tür hırsızlık, çarpıcılık vurgunculuk, fırsatçılık yapan kabzımallar mı, ticari şirketler mi, aracılar mı, toptancılar mı, nakliyeciler mi, zincir marketler mi, büyük marketler mi, kimlerse artık devlet devletliğini artık yapsın.
Hükümet hükümet olduğunu onlara, onlar kimlerse artık onlara da göstersin.
Medyadan izliyoruz.
Duyuyoruz.
“Falan yer denetlendi”
“Filan yere fahiş fiyat uyguladığı için şu kadar para cezası kesildi”
Sonuç bu mu yani?
Eee?
Ya sonra?
Sonrası yok.
Bu kadar işte.
İzlemeye, dinlemeye devam ediyoruz.
“Üreticide yirmi lira olan domates markette (bu gün aldım, tam 149 tl.)
“Tarlada şu kadar olan salatalık markette sekiz kat kar ile satılıyor”
“Sera da üreticiden şu kadara alınmış ama markette o fiyatın yedi katına satılıyor”
“Üretici mağdur ama satıcı büyük kazanç sağlıyor “
“Ürünün çilesini üretici çekiyor keyfini aracılar çıkarıyor”
Burada MFÖ’nün bir şarkısı aklıma geldi:
“Peki peki anladık”
Hayır efendim, anlaşılmamış!
Anlaşılmış olsa serada 20 lira olan domates markette nasıl 149 liraya satılır?
Anlamak bu mudur?
Bu resmen soygunculuktur.
Halkımızın gözünün içine baka baka cebinden parasını çalıyorlar.
Kimse de bir şey yapmıyor!
Ya da yapamıyor.
“Yapılıyor” diyen varsa “böyle mi yapılıyor” diye sorarım.
Bilmem kaç bin lira ceza yazılmışmış falan iş yerine filan markete.
Hani, nerde?
Adamlar bildiklerini yapmaya devam ediyorlar.
Neymiş efendim, Liberal ekonomi (Serbest piyasa) varmış.
Olmasın efendim.
Bu mudur halkı koruyup kollamak?
Bu mudur halka sahip çıkmak?
Hiçte öyle değil.
Halkımız o vurgunculara mahkum yaşamaya, yaşarkende cebinden parasını soygunculara kaptırmaya devam ediyor.
Ve işte onun içinde şimdi bas bas bağırıyor!
İmdaaat…
Soygun vaaar.
İmdaaat…
Hırsız vaaar.
Allahaşkına, neden bunun önüne geçilemiyor?
Devlet bu kadar milletini çaresiz ve yalnız bırakamaz.
Bırakmamalı.
Hükümetin ilgili makamları, birimleri artık buna bir çare bulmalı.
Böyle olmaz, olamaz.
Yıllardır bu sıkıntı sürüp gidiyor.
Böyle Olmamalı.
Çünkü adamlar ödüyorlar cezalarını işlerini veya bildiklerini yapmaya devam ediyorlar.
Kapatma cezası şart.
Kim, hangi iş yeri, market veya pazar yeri fahiş fiyata ürün satıyorsa anında on gün ülke genelinde tüm şubeleri birden kapatılmalı.
Bunu vallahi halk söylüyor.
Tekrarında işletme ruhsatı iptal edilmeli.
Halk bu kadar yalnız bırakılmamalı.
O fahiş fiyata ürün satanlar meydanı bu kadar boş bulmamalı.
Gıda fiyatlarındaki bu fahiş fiyat uygulaması bir tür gıda terörü değil midir?
Yoksa millet vallahi burnundan soluyor ve bas bas bağırıyor.
“İmdaaat.
Vatandaşa sahip çıkan yokmuuu?
İmdaaat”
Bendenin işim halkın çok büyük olan bu şikayetini dile getirmekti, getirdim…