HEP AYNI NAKARAT

Abone Ol

Neden Hep Aynı İlişkileri Seçilir?

“Bekleme–Özlem Döngüsüne Farklı Bir Perspektiften Bakış”

Bazı insanlar için ilişkiler tuhaf bir biçimde hep benzer yerden yaralar ve hep aynı döngüyü tekrarlar… Farklı isimler, farklı hikâyeler vardır ama his tanıdıktır: Beklemek… Özlemek… Anlamaya çalışmak… Ve bir türlü kopamamak.

İlişki başlamadan önce bile beden sanki sonucu biliyordur. Yine de insan kendine şu soruyu sorar: “Neden hep böyle insanları seçiyorum?” Bu soru çoğu zaman yanlış yerden cevaplanır. İlişki seçimleri her zaman bilinçli değildir. Bazen bizi çeken şey bir insan değil, o insanın yarattığı duygusal iklimdir. Ulaşılması zor olan, netlik vermeyen yakınlaşıp geri çekilen, belirsizlik yaratan...

***

Bu kişiler bazıları için yorucu değil, garip bir şekilde tanıdıktır. Çünkü beden daha önce orada bulunmuştur. Bekleme ve özlem döngüsü çoğu zaman aşk sanılır. Oysa travmayla şekillenmiş bir sinir sistemi için beklemek, çocukluktan beri bilinen bir hâl olabilir.

Bir mesajın ne zaman geleceğini bilememek, ilgiyi tahmin etmeye çalışmak, duygusal ipuçlarını okumak… Bunlar romantik değil, öğrenilmiş hayatta kalma becerileridir. Kişi sevdiği için değil, alışık olduğu yerde olduğu için bekler. Kopamamak çoğu zaman sevginin gücüyle açıklanır.

Ama bazı kopamamalar sevgiyle değil, bedensel yoksunlukla ilgilidir. O kişi gittiğinde bir sessizlik oluşurDuygusal yoğunluk düşer, içsel bir boşluk belirir ve kişi şunun olduğunu zanneder: “Onsuz yapamıyorum.”

***

Oysa bazen yapılamayan şey, uyarılma olmadan kalabilmektir. Çünkü huzur, herkes için güvenli değildir. Düzgün, tutarlı, ilgili biriyle birlikte olmak bazı insanlarda beklenen rahatlamayı değil, garip bir huzursuzluğu tetikler. İçten içe şu soru yükselir: “Bu kadar sakinse, bir şey mi kaçırıyorum?”

Beden alarmı kapatmak istemez. Çünkü alarm kapandığında, kişi ilk kez kendiyle baş başa kalır. Ve işte bu, çoğu zaman en zor olanıdır. Bazıları bu durumu “kader” ya da “tesadüf” olarak tanımlar. Oysa bu böyle bir şey değildir ve farkındalık gerektirir.

***

İlişki seçimlerini değiştirmek,“daha doğru insanı bulmak”tan önce şunu fark etmeyi gerektirir: “Ben neye çekiliyorum?” “Sevgiye mi, yoğunluğa mı?” “Huzura mı, tanıdık gerilime mi?”

Bu sorular dürüstçe sorulmadan döngü değişmez. Belki de bazı ilişkilerden kopamamanın nedeni, o kişiyi çok sevmen değil; o hâli çok iyi tanımandır. Ve belki de iyileşme, ilk kez seni heyecanlandırmayan ama sana iyi gelen bir ilişkide kalmayı denediğinde başlar.

Huzur başta eksik gibi gelir. Ama bazen eksik sandığımız şey, aslında hiç öğrenemediğimiz bir duygudur.

{ "vars": { "account": "G-2WKLC3DMKW" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }