CHP'de girdap oluşuyor.
Parti içindeki huzursuzluklar yüzeye vurmaya başladı.
Farklı illerden CHP'ye kendi içinden şikâyetler var.
Eleştiriler var.
İtirazlar var.
İstifalar var.
Buna karşılık parti disiplin süreçleri var.
Partiden ihraçlar var.
Parti huzursuz.
Partililer huzursuz.
Partiyi parti içinden eleştiri yapanlar anında disipline sevk ediliyor.
İmamoğlu sorunu sadece adliyeye yansımış görünmüyor.
Partilileri de meşgul ediyor.
Yapılan itiraflara "İftira" denerek partinin durulmadığı görünüyor.
Malatya Yazıhan ilçesi CHP'li belediye başkanı şiddetli şekilde partiyi eleştiriyor.
Yanlışların yapıldığını söylüyor.
Partinin toparlanması gerektiğini söylüyor.
Söylüyor ama ne oluyor?
"Vaay, sen partiyi eleştirirsin ha!" deniyor.
Disipline veriliyor.
Ankara Keçiören belediye başkanı CHP'den istifa etti.
Aydın belediye başkanı da öyle.
Belediye meclis üyeleri istifa ediyor.
Parti'ye sert bir tavır sergileniyor.
Girdap misali parti içi rahatsızlık var.
İstifa eden edene.
Birçok partili partiden ihraç edildi.
Edilmeyede devam ediliyor.
Erdoğan'a "Diktatör" diyenler oluyor.
"Tek adam" diyenler oluyor.
"Despot" diyenler oluyor.
Ancak görülüyor ki AK partide disipline verilen kimse yok.
AK partiden ihraç edilen kimse yok.
Erdoğan nasıl diktatör oluyor?
CHP'de ki bu ihraç ve disiplinler ile parti yönetimi eğer bir otorite bir disiplin bir saygınlık sağlanmak isteniyor ve bekleniyorsa bu siyasette geri teper.
Diktatörlük havası estirilmiş olur.
CHP'nin yeni yönetimi iki yılda üst üste yaptığı olağanüstü kurultaylar ile partiyi kucaklamak isterken aksine partiyi disiplin olayları ile ihraçlar ile ayakta tutmaya çalışıyorlar gibi.
Keçiören belediye başkanı Mesut Özaslan çok çarpıcı açıklamalar yaparak CHP'den istifa ediyor.
CHP girdabı bir CHP'liyi daha dışarı atmış görünüyor.
Tabi bu arada başkanla birlikte sekiz on kişi daha partiden istifa ediyorlarmış.
CHP'de ki bu gidişat gidişat değil.