Dün Antalya’da yaşanan iki önemli olay vardı. Biri Büyükşehir Belediyesine yönelik operasyon. Belediyeden 2 kişi, bir berber gözaltına alındı. Sözde gazeteci de firari idi.
Şehir bu operasyonla çalkalanırken ikinci mevzu patlak verdi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, tutuklu bulunan Muhittin Böcek’in dosyasında önemli bir kararı açıkladı.
Savcılık, Muhittin Böcek dosyasında eski CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Milletvekilleri Veli Ağbaba, Ali Mahir Başarır, Umut Akdoğan, Mustafa Erdem ve Cavit Arı hakkında yürütülen soruşturmada yetkisizlik kararı verdi.
Hazırlanan fezlekenin değerlendirmesi için dosya Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi. Dosya TBMM’ye sevk edilirse vekillerin dokunulmazlığının kaldırılması gündeme gelecek.
İşte dün bu mevzular ön plana çıkmışken Süper Lig’e veda eden Antalyaspor’u unuttuğumuzu zannettiler. Her an bir olayın yaşandığı bu şehirde sıcaklığını koruyan en önemli olayların başında Antalyaspor geliyor. Bunu herkes kafasına nakşetsin!
Bu kadar gündemin arasında sevgili dostum ve meslektaşım Murat Özgen’in sanal medya hesabında kaleme aldığı Antalyaspor yazısı dikkatimi çekti. Altına imzamı atacağım bu yazı ibretlik ve dikkate alınması gereken konuları içeriyor.
Çünkü Murat Özgen ne var ne yok birçok noktayı karanlıkta kalmaması ve tarihe not düşmek için ince ince anlatmış. Sağır sultanın bile anlayacağı dilden yazılması gerekenleri yazmış. Virgülüne dokunmadan aktarayım ve yorumu hem size hem muhataplarına bırakayım:
“Allah aşkına açıklama yapın diyorsunuz da neyin açıklamasını bekliyorsunuz? Ne demelerini istiyorsunuz? Neredeyse Amerika başkanı dahil herkesi devreye sokup önceki yönetimi istifaya zorladık ve biz geldik mi diyecekler?
İlk işimiz istifa etmiş hocayı helikopterle getirip kulübün onurunu kurtardık mı diyecekler? Takım kampa giderken otobüs hacizden bağlandı mı diyecekler? Önceki yönetimi çek kırdırıyor diye eleştirdik ama biz de kırdırdık mı diyecekler? TFF gelirleri temlikli değilken temlik koydurduk mu diyecekler?
17 transfer yaptık 2 tanesi tuttu biz ne yapalım mı diyecekler? Yoksa Antalyalı Osimhen’i bulduk mu diyecekler? İlk 2 maçı kazanıp tarih yazdık mı diyecekler? Antrenmanda futbolcular futbol topundan çok bizi gördüler mi diyecekler?
Medya ve satış pazarlama birimini kapattık, 40 yıllık doktoru gönderdik hatta sekreteri bile kovduk, huzura erdik mi diyecekler? İsim hakkını peşin ödeyen varken daha düşük teklife hem de vadeli ödemek şartıyla sattık mı diyecekler?
5 kombine karşılığında bütün sezon bakliyat vermeyi kabul eden firmayı elimizin tersi ile ittik mi diyecekler? Reklam karşılığında 3 ton et veren, parasıyla şort reklamı veren, parasıyla loca alan firmayı nasıl küstürdüklerini, sözleşmeli locasını elinden nasıl aldıklarını mı anlatacaklar?
Resmiyette yönetici görünen kişiye açıktan para ödedik mi diyecekler? Çalışanımız kendi firmasından fatura kesti ilk onu ödedik mi diyecekler? Hırsızlığı, yolsuzluğu, israfı, arsızlığı, hainliği önledik mi diyecekler? İlk yenilgide takımı taraftarın önüne attık mı diyecekler?
Hoca giderse birlikte gideriz deyip de hoca istifa ettikten sonra daha iyisini aldık mı diyecekler? Başarısızlıkta suçluyu bulup berberi bile kovduk mu diyecekler?
Bu hoca da olmadı, futbolcuların istediği hocayı getirdik daha ne yapalım mı diyecekler? Tahtayı açamazsak açamayız dedik daha ne diyelim mi diyecekler? Elimizdeki tek forveti tutamayıp koca ikinci yarıyı forvetsiz geçirdik mi diyecekler?
Yenilgiden sonra soyunma odasında futbolcunun üzerine yürüdük mü diyecekler? Gazetecilerin kuru pastasını bile biz verdik bizden daha ne istediler mi diyecekler? Hatta gazeteciye etek giysin dedik daha ne diyelim mi diyecekler?
Eski yöneticilerimiz gözaltına alındığında onları tanımıyoruz deyip kendimizi sıyırdık mı diyecekler? Yıl boyu yanımızda hoca taşıdık, okuttuk, üflettik, su bile serptik, büyü yaptık yine olmadı mı diyecekler?
Futbolcunun tedavi parasını ödemedik, futbolcuya haciz gitti mi diyecekler? Son hafta göbeğimizi kesemedik kumpasa geldik mi diyecekler? Bizi uyaranları susturduk, yanıltanları kolladık mı diyecekler?
Bu kulübü biz yönetmiyoruz ki genel müdür yönetiyor mu diyecekler? bancı futbolculara ev ve araç kiralayanların kim olduğunu bilmiyoruz, kimler nemalanıyor, haberimiz yok mu diyecekler? Bizim kulüpte idari menajerin değil, masörün dediği olur mu diyecekler?
FİFA’da 16 dosya vardı kapattık şimdi 20 oldu mu diyecekler? Personelin maaşını bile ödeyemiyoruz futbolcuya nasıl para ödeyelim mi diyecekler? Çalışan kirasını ödeyemiyor, çocuğuna harçlık veremiyor ama bazı çalışanlarımız yurt dışına tatile gidip bazısı villada oturuyor mu diyecekler?
Eski yöneticiler prim verirken ikinci başkanı canlı yayında nasıl ezdiğini mi anlatacaklar? Son deplasmana gittiğimizde otel parasını da eski yöneticiden aldık mı diyecekler? Koca bakanı, valiyi yanılttık onları da ele güne mahcup ettik mi diyecekler? Bizi dernek getirdi, biz B planıyız daha durun bakalım C, D, E falan var mı diyecekler?
Vergi ve SGK’ya borçlar ödenmiyor, personele maaş, emekliye tazminat ödenmiyor diyerek geldik şimdi biz de ödeyemiyoruz mu diyecekler? Yoksa SGK’dan borcu yoktur yazısını nasıl aldıklarını mı anlatacaklar?
Sahiden ne demelerini bekliyorsunuz? Ben söyleyeyim, bunların hepsi yalan. Elimizden geleni yaptık olmadı, ‘Devam etmemiz isteniyor. Takımı biz düşürdük biz çıkaracağız. İstifa yok seçim var’ diyecekler.
Yedirebildiklerine yedirecekler. Yiyene afiyet olsun!”
Hadi bakalım sorular çok net. Cevaplar da öyle olmalı. Evirmeden çevirmeden bükmeden.
Velhasıl velkelam; ETMEYİN KIYMAYIN ANTALYA’YA BEYLER!