İki görüşlü partililer var.
İki başkan taraftarları var.
Bayrakları aynı görüşleri ayrı.
Partileri aynı başkanları ayrı.
İki başkanda “Birinci partiyiz” diyor.
İki ayrı baş ayrı ayrı yerde konuşuyor.
Biri diyor ki “Ben” diğeri diyor ki “Ben”
Partiler aynı partilileri ayrı.
Her ikiside diyorki “Başkan benim”
Çift başlı CHP bu ayrışmışlık içinde bu kavganın içinde bu bölünmüşlük içinde iktidara yürüyecekmiş!
Genel başkanları ayrı…
Milletvekilleri ayrı…
Belediye başkanları ayrı…
Delegeler ayrı…
İl ve ilçe başkanları ayrı…
Birlik yok.
Beraberlik yok.
CHP bölük pörçük.
Darmadağın.
Bir yanda eski başkan K. Kılıçdaroğlu diğer yanda iki yıl kadar önce CHP genel başkanı seçilen Özgür Özel.
Başkanların çatışması partililere sirayet etmiş durumda.
CHP’liler de şaşkın.
Hangisinden yana olacaklarını kestiremiyorlar.
Kılıçdaroğlu CHP genel merkezinde kendi taraftarlarına konuşuyor.
Özel başka bir yerde kendi taraftarlarına konuşuyor.
Biri suçlayan konumunda diğeri suçlanan konumunda.
Kim haklı kim haksız?
Kim başkan kim değil?
Kim daha çok isteniyor kim istenmiyor?
Çift başlılık almış başını gidiyor.
Partililerin çoğunluğu kimden yana olacaklarını bilemiyorlar.
Hani derler ya:
“Aşağı tükürse sakal yukarı tükürse bıyık”
İkisi de kendilerinden yani CHP’li.
Hangisinden yana olacaklarını, hangisine inanacaklarını, hangisinden uzaklaşacaklarını bilemiyorlar.
Çünkü partilerinde olanlara akıl erdiremiyorlar.
İnanamıyorlar.
Şaşkınlar.
Hangi liderleri doğru söylüyor hangi liderleri gerçekleri söylemiyor şimdilik bilmiyorlar.
Birşeylerin olduğunu biliyorlar.
Bir yerlerde yanlışların olduğuna inanamıyorlar.
Kim doğru söylüyorsa ondan yana olmak istiyorlar.
Çift başlılık CHP’yi bitiriyor.
Eritiyor.
Partilileri partilerinden soğutuyor.
Hangisinin genel başkan olduğuna karar veremiyorlar.
Mahkeme “CHP genel başkanı Kılıçdaroğludur” dedi.
CHP’li çoğunluk “Genel başkan Özel” diyor.
Anadolu’da bir söz vardır:
“Gelen ağam, giden paşamdır”
Bakalım aylar sonra yapılacak olan kurultaya kadar kim Ağa olacak kim Paşa olacak göreceğiz.
*. *. *.
Elindeki notlara bakarak konuşan Kılıçdaroğlu “Bu gün çok açık konuşacağım” dedi.
“Hesap soracağım” dedi.
Bakalım hangi seviyede hesap soracak?
Elindeki birkaç kâğıda bakarak genel merkez önünde taraftarlarına seslenen Kılıçdaroğlu, birkaç gündür söylediği “Çok önemli açıklamalar yapacağım, gerçekleri açıklayacağım” dediği ve bildiği hangi bir gerçek varsa ve neyse, onları açıklamadı.
“Cak-cek, çağız, ceğiz” cümleler ile ve özür dilemeyle birkaç dakika konuşup odasına çıktı.
Beklenen ve merak edilen hiçbir doyurucu açıklama yapmadı.
Atasözümüz de olduğu gibi:
“Dağ fare doğurdu”
CHP eski milletvekili Barış Yarkadaş Kılıçdaroğlu’ndan daha çok açıklamalarda bulunuyor.
*. *. *
Güvenparkta Özel konuşurken sık sık iktidarın ve Kılıçdaroğlu’nun yuhlanmasına izin verdi.
“Diplomasız Erdoğan mazbatasız başkan istiyor” diyerek Cumhurbaşkanına yüklendi.
“Hain Kemal” sloganları sık sık tekrarlandı.