İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan satır başları:
Cumhurbaşkanı ve Kabinesi olarak Türkiye'ye hizmet mücadelemizi yoğun bir mesai ile sürdürüyoruz. Türkiye'nin müreffeh geleceğini inşa etmek için durmadan, dinlenmeden bütün kurumlarımızla bütün imkanlarımızla çalışıyoruz. Siyasi rakiplerimiz kimin figüran, kimin işbirlikçi olduğunu tartışa dursun biz kadro olarak uyum ve adanmışlıkla küresel siyasetin baş aktörü haline gelmeye çalışıyoruz. Yaşadığımız her Hadise siyaset sahnesinde şahit olduğumuz her tartışma milletimizin verilmiş sadakasının olduğunu bizlere tekrar gösteriyor. Bilhassa 14 - 28 Mayıs seçimlerinde insanımızın engin feraseti sayesinde ülkemizin nasıl bir varta atlattığı bugünlerde çok daha net anlaşılıyor.
"İKTİDARIMIZI YÖNELİK GÜVENİ BOŞA ÇIKARMAYACAĞIZ"
Tecrübeli, liyakatli ve dirayetli kadroların yönetiminde Türkiye'nin aydınlık hedeflerine doğru yaptığı yolculuk hız kesmeden devam ediyor. Milletimizin sadece duasının ve desteğinin değil umutlarının da bizimle olduğunun idrakindeyiz. İnşallah, şahsımıza, iktidarımızda ve ittifakımıza yönelik bu güveni asla boşa çıkarmayacağız. Şunu tüm vatandaşlarımızın çok iyi bilmesini temenni ederim. Bizim için insan, siyasetin de icraatimizin de özüdür. Bizim için en büyük makam millete hizmetkarlıktır. Ne yapıyorsak, insanımızı rahat ettirmek için yapıyoruz. Umutsuzluğa kapılmadan başta hayat pahalılığı olmak üzere dönemsel sorunların üzerine ciddiyetle giderek, hepsinden önemlisi kendi insanımıza kendi potansiyelimize güvenerek yolumuza kararlılıkla ilerleyeceğiz.
"İSRAİL FİLİSTİN TOPRAKLARINI İŞGAL EDİYOR"
Kabinemizin 69’uncu toplantısını tamamladık. Toplantımızda ekonomiden dış politikaya, enerjiden Terörsüz Türkiye sürecine kadar birçok başlığın ele aldık. Dış politikada kapsamlı bir ufuk turu yaparken enerjide Türkiye’yi merkez ülke yapma stratejimizi değerlendirdik. Türkiye’nin merkezinde yer aldığı coğrafya son yılların en sancılı günlerini yaşıyor. İsrail’in savaş bağımlısı yönetimi tahrikleri ile bölgemizi istikrarsızlığa yöneltmeye devam ediyor. İsrail bu bölgede temel insan haklarını hiçe sayarak, uluslararası hukuku ayaklarının altına alarak Filistin topraklarını adım adım işgal ediyor. İsrail'in işgalleri, İsrail'in hukuksuz yerleşimleri, İsrail'in Gazze'de yaptığı gibi Batı Şeria’da da Filistinlilere karşı uyguladığı göç ettirme, yıldırma, sindirme politikası bölgemizdeki sorunların ana kaynağıdır. Bu saldırganlığın faturasını sadece Filistinli kardeşlerimiz, sadece kardeş Lübnan halkı değil farklı inanç kesimleriyle bölgenin tamamı ödemektedir. Örneğin bölgemizdeki çatışmalar sebebiyle küresel petrol arzında tarihin en büyük şokundan biri yaşanmaktadır.
"TÜRKİYE EKONOMİSİ DİMDİK AYAKTADIR"
Yalnızca Petrol değil maalesef küresel piyasalarda doğalgaz, gübre, dizel ve petrol kimya ürünlerine birçok üründe fiyatlar hızla yükselmiştir. Türkiye olarak her gün yeni bir krizin baş gösterdiği küresel konjonktürde Allah'a hamdolsun çoklu şokları başarıyla yönetiyoruz. Bölgemizdeki çatışmalara rağmen Türkiye ekonomisi dimdik ayaktadır. Savaş kaynaklı maliyetlerin vatandaşlarımız üzerindeki etkisini asgari seviyede tutmak için özel gayret gösteriyoruz. Bu süreçte üreticimizi, ihracatımızı ve reel sektörü desteklemeyi ihmal etmiyoruz. İhracatçılarımızın kredisi limitini 4,5 milyar liradan 5 milyar liraya yükselttik, sübvansiyonlu yatırım kredisi hacmini 500 milyar liradan 750 milyar liraya çıkardık. İmalat sanayimize ilave 250 milyar liralık uygun koşullu finansman imkanı sağladı. Yani sadece bu dönemde üretim, yatırım, ihracat ve istihdam için bir trilyon liralık destek paketi devreye aldık. Çiftçimizi de esnafımızı da yalnız bırakmıyoruz. Yılın ilk yarısında 724 bin çiftçimize 141 milyar lira yaklaşık yüz bin esnafımıza ise 40 milyar lira finansman desteği sunduk. Turizm sektöründe vergi yükünü yarıya indirdik, konaklama vergisini %2 den %1 düşürdük. Turizmde işletmelerde çalışan başına 3 bin 500 liralık destek uygulamasını başlatıyoruz. Hazine kefaletiyle 60 milyar liralık ilave finansman imkanı oluşturduk. Tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya gibi emek yoğun sektörlerimiz de istihdamı korumaya yönelik desteklerimizi de sürdürüyoruz. Türkiye'yi bölgesinin üretim, lojistik, transit ticarette ve teknoloji merkezi haline getirecek adımları kararlılıkla atıyoruz. Ekonomi yönetimimiz reformlar üzerinde çalışıyor. Türkiye olarak her gün yeni bir krizin baş gösterdiği küresel konjonktürde çoklu şokları başarıyla yönetiyoruz. Türkiye her türlü zorluğu aşacak güce ve potansiyele sahiptir. Siyasette güven yönetimde istikrar oldukça her sorun çözülür.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN TERÖRSÜZ TÜRKİYE MESAJI
Terör kaynaklı kayıplar kamu maliyesi tarafında da çift yönlü baskıya neden olmuştur. Vergi kaybımız 123 milyar dolara yaklaşmaktadır. Yatırım, istihdam, finansman... Terörün yıllık ortalama maliyeti 50 milyar doları geçiyor. Terörsüz Türkiye süreci menzile ulaştığında sadece analar başını yastığa huzurla koymayacak, ülkemiz ağır ekonomik faturadan kurtulacak. Terör engeli ortadan kalktığında Türkiye ekonomisi her alanda artık yeni bir hikaye yazmaya başlayacaktır. Cumhur İttifakı olarak yürüttüğümüz süreci milli meseleleri çıkarlarının önüne koyan partilerin de desteğiyle hedefine ulaştıracağız. Önümüzdeki günlerde üzerinde çalıştığımız yasal düzenlemeyi meclise sunacağız. Terörsüz Türkiye sürecini, siyasi partilerimizin de desteğiyle hedefine ulaştıracağız. Süreç menzile vardığında 86 milyon kazanacaktır.
DETAYLAR GELİYOR...