ÇİFTÇİ HAKSIZ MI?

Abone Ol

Çiftçi bin bir emekle ekiyor toprağını. Sonra binbir emekle ektiğini biçiyor.

Çoluk, çocuk tarlada, güneşin alnında emek veriyor.

Ter akıtıp umut ediyor.

İki lira fazlasına satıp enflasyona karşı kar edecek, güya.

Bekliyor tarlasında alıcıyı.

Geliyor tacir.

Çiftçinin, köylünün istediği fiyatın çok altında fiyat veriyor.

Çiftçi şaşkın.

“Olamaz” diyor.

“Emeğimizi kurtarmaz bu fiyat” diyor.

İlacı var.

Sulaması var.

İşçilik giderleri var.

Traktör ile tarlanın sulanması var.

Tohum gideri var.

Çoluk çocuğun el emeği var.

Alıcı bunları hiç hesaba katmaz.

O çiftçiden alamazsa öbür çiftçiden alır.

Çiftçi çaresiz.

Para lazım.

Çocuk üniversitede.

Kız nişanlı.

Büyük oğlan tarlada hala.

Gelin iki canlı.

Umut tarladaki üründe.

Alıcının dediği fiyata verse bir alem vermese bir alem.

Çiftçi kızgın, sinirli, asabı bozuk, canı sıkkın.

Haksız mı?

Aylarca koş, koştur, sür, ek, sula, ilaçla. Bir de üstüne üstlük hırsıza, arsıza karşı gece tarlada nöbet tut sonra elin adamı gelsin, emeklerinin karşılığının çok çok altında bir fiyata ürünü almaya kalksın.

“Vermem o fiyata diyor” çiftçi.

Haklı.

Tüccar kurnaz.

Gülerek hatta biraz da sırıtarak:

“Verirsin verirsin” diyor.

Çünkü biliyor ki çiftçinin başka geliri yok.

Varsa yoksa aha şu ürettikleri.

Başını bir sağa bir sola sinirli sinirli sallayarak ve de anlaşılmaz birşeyleri ağzında mırıldanıp söylenerek çiftçi:

“Traktöre yükler çöpe dökerim, olmadı tarlaya, dereye, bayıra dökerim de vermem o fiyata” diyor.

Şimdi elinizi vicdanınıza koyun ve öyle konuşun.

Çiftçi haksız mı?

Köylü haksız mı?

Gece gündüz demesin, ailece ayları tarlada geçsin sonra o kadar masraf etsin sonra biri gelsin (o birilerinin kimler olduğunu artık herkes biliyor) çiftçinin emeğini hiç para denecek kadar ucuz fiyata alsın.

Alsın ve kendi marketlerinde elli katına satsın.

Örneğin: Beş liraya alsın biberin kilosunu, yüz atmış liraya satsın markette.

Şimdi bu Allah’dan reva mı?

Şimdi bu vicdanen uygun mu?

O domates o salatalık o kabak o patlıcan o patates o soğan o mandalın o portakal

o karpuz o kavun çiftçinin el emeğinin karşılığı verilmezse bu ürünler inadına çöpe, tarlaya, bahçeye dökülmesin de ne olsun?

En düşük fiyatta ( çiftçinin kilosunu beş liraya sattığı biberi) verip gidip markette o ürünün yüz yirmi, yüz otuz liraya ve hatta yüz atmış liraya satıldığını görünce çiftçi üzülmesin de, ürünü çöpe dökmesin de ne yapsın?

Çiftçi haksız mı?

En düşük emekli maaşı alanın isyanı haksız mı?

Denetim mekanizmasının yetersiz kaldığı iddiaları yalan mı?

Hayat pahalılığının bir kesimi gerçek anlamda perişan ettiğini kimse görmüyor mu?

Deve kuşu misali başı kuma gömmenin anlamı yok.

{ "vars": { "account": "G-2WKLC3DMKW" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }