CEZA YETMEZ! KAPATIN GİTSİN

Abone Ol

Son günlerde özellikle savaşı konuşmaktan, sürekli savaş haberleri izlemekten neredeyse hayatın diğer gündemlerini takip edemez hale geldik. Ettiklerimiz ise sanki arada kaynar gibi oluyor. Ama yine de kaynatmamak lazım. Çünkü öyle ya da böyle bu günler geçecek ve hayatın zor şartlarıyla mücadele etmeye yine devam edeceğiz.

***

Tabi bir de savaşı fırsat bilip fırsatçılık yapan ekonomik teröristlerle (!) mücadele edeceğiz. Zaten son günlerde Ticaret Bakanlığı ekipleri sağlam bir mücadele başlattılar. Milletin cebindeki üç kuruşa göz diken hainlere fırsat vermemek için çarşı-pazar, bakkal-market denetimlerini sıklaştırdılar.

O denetimlerde nihayet yıllarca haykırdığımız gerçeklerin de görülmeye başlanması o kadar çok mutlu etti ki anlatamam. Neredeyse dört hatta beş yıldır, pandeminin başlaması ile birlikte ortaya çıkan haksız kazanç fırsatçıları, savaş dâhil her olağanüstü durumda öylesine bir fiyat artışına giriştiler ki...

***

Bakın mesela son bir haftadır sosyal medyada, gazete, TV ve internet sitelerinde o kadar çok bu fırsatçıları görmeye başladık ki; tarlada 7 lira olan marulun 119 liraya satıldığını mı dersiniz, yoksa 50 lira olan domatesin 249 lira olmasını mı, veyahut 60 liraya aldıkları patlıcanı 139 liraya satanı mı dersiniz... O kadar çok örneği var ki; mesela yurt dışından 13 liraya aldıkları avokadoyu 119 liraya satacak kadar gözü dönen utanmaz ahlaksızlar.

Haberler çıkmaya başlayınca mübarek bir el değmiş gibi birçok market ürünleri yarı fiyatına indirdi. Eh be ahlaksız teröristler, madem yarı fiyatına satılabilecek ve bu rakamlarla bile kâr elde edebilecekseniz ki fazlasıyla kazanıyorsunuz o halde afedersiniz ama niçin bu milleti yıllardır kazıkladınız! Hiç mi Allah korkusu yok? Hadi Allah’tan korkmadınız, kuldan da mı utanmadınız?

***

Ağızlarını açtıkları zaman yüzde 3-4 kar marjı ile satış yapıp ayakta kalmaya çalıştıklarını söylerler ama şimdi gördük ki o 3 ve 4’ün yanındaki sıfırları saklayıp söylemişler. Yani yüzde 300-400, belki bazı ürünlerde daha da fazla kâr ekleyerek satış yapmışlar. Bu gözünü toprak doyurasıcalar eşek yüküyle para kazanırken; yağmur, çamur, yaz-kış, gece-gündüz demeden çalışan garibim üretici ise üç kuruş kazanabilirse şükrediyor, yeri gelip hiç kazanamadan sezonu tamamlıyor.

***

Peki bu devran böyle mi devam edecek, ya da böyle mi devam etmeli? Asla etmemeli! Milletin kanını emen bu zalimler kimse en ağır cezai müeyyide ile karşı karşıya kalmalı. Evet, ceza ki para cezası son dönemlerde okkalı yazılmaya başlandı ama yetmez.

Çünkü sizin yazdığınız ceza yine bu milletin cebinden çıkıyor. Zaten denetim yapılana kadar yaptıkları satışlardan o cezanın parasını çıkarıyorlar. Olmadı, başka ürünlerde bir kalem oynatıyorlar; al sana cezanın karşılığı. Yani adamlardan çıkan bir şey yok.

***

Yapılması gereken belki de şu: O idari para cezasının yanında bir de kapatma cezası vereceksiniz. Hatta ilgili firma “fahiş fiyatla ürün satışından dolayı kapatılmıştır” diye bir afiş asacaksınız. Görün bakalım bundan sonra milletin cebine göz dikebiliyorlar mı?

SON SÖZ

Bu millet o kapıdan içeri adım bile atmayarak bu tür ahlaksızları yerle yeksan eder. Hani diyoruz ya milletin gücü diye; işte o güç karşısında kimse ayakta kalamaz.

{ "vars": { "account": "G-2WKLC3DMKW" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }