BURSA PLANI BEKLERKEN…

Bursa Büyükşehir Belediyesi (BBB) Bşk. Mustafa Bozbey’in açıkladığı ‘sosyal belediyecilik’ paketinden ‘sorsan belediyecilik’ çıktığına dair yazım sonrası dün bir psikolog arkadaşım aradı.

Abone Ol

Havadan sudan başlayan muhabbet uzadıkça uzadı.

Bozbey’in açıklamalarını konu edindiğimiz tartışmanın ‘kentsel dönüşüm’ ile ilgili bölümündepsikolog arkadaşım şöyle dedi: Tipik prokrastinasyon vakası!

‘O ne yahu?’ demeye kalmadı açıkladı: Erteleme eğilimi. Yani yapılması gereken bir görevi yerine getirmekten kaçınma.

Bir liselilerde görülürmüş, bir de karar mercilerinde bulunanlarda…

Ya düşük özsaygıdan ya da aşırı mükemmeliyetçilikten kaynaklanırmış…

Öyle yaygınmış ki bu davranışını fark edenler için seanslar bile düzenleniyormuş: Prokrastinasyonu yenebilirsin…

Bu teşhise bayıldım…

Gerçekten de BBB Bşk. Bozbey’inki öyle duruyor.

Dün bu köşeye bir kısmını taşıdığım toplantıda Bozbey, kentsel dönüşüm konusunda ise şöyle diyor:

“…İddia ile söylüyorum, şuanda Bursa’da kentsel dönüşüm yok.Kentsel dönüşüm projesi yok. Altını kırmızı çizgiyle çizerim…”

Bozbey, bu iddiasını şu sözlerle izah etmeye çalışıyor:

“…Ne var, yıkılmış binalar var. Onların yerine blok nizam binalar var. Kentsel dönüşüm değil bu. Oraya taşıdığınız insanların çocuklarını hangi okula göndereceksiniz. Hangi yeşil alana göndereceksiniz. Otopark sorununu çözdünüz mü? Sağlık alanı, kültür binası sorununu çözdünüz mü? Yok. Onun için kentsel dönüşüm bu. Bina yeniliyoruz derlerse doğrudur. Şuanda bina yenileme var…

Peki, kendileri ne yapıyor? Bozbey, şunları söylüyor:

“…Arkadaşlarımız yoğun bir şekilde çalıştı. Bölgesel anlamda okul ihtiyacını giderecek, nüfusa göre yeşil alan, otopark ya da kentsel ihtiyaçların neler olduğunu o projede mahalle bazında koyarak ona göre bir proje yapıyorlar. Yakın zaman içerisinde açıklama yapacağız. Farklı bir önerileri var arkadaşların, gayet güzel. Bu önerilerle birlikte hakikaten Bursa’da kentsel dönüşüm nasıl oluru göstermek istiyoruz.Türkçesi bu…Yoksa şu anda yapılan kentsel dönüşüm değil. Biz de bazı mahallelerde 3-5 tane binayı yıkıyoruz. Onların yerine bir bina yapıyoruz. Buradaki şey vatandaşı güvenli bir binaya taşımış oluyoruz.Ama gerçek anlamda kentsel dönüşüm değil. Onun altını çizelim yani…”

Görüyoruz ki Bozbey’in kentsel dönüşüme dair yapabildiği felsefeden ibaret.

Oysa Bozbey’in felsefesini yaptığı kentsel dönüşümün Bursa’da bizzat icrasını gerçekleştiren biri var o da Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz.

Dışarıdan ‘kentsel dönüşüm yok’ demek kolay Bozbey’in Yıldırım’daki kentsel dönüşümü anlaması için en az bir başkanlık dönemine ihtiyacı var.

Yıldırım’da kentsel dönüşüm yapmak Nilüfer’de boş arazilere site yapmaya benzemez.

Görünen gerçeklik şu ki Bursa için kentsel dönüşüm, romantik arayışların neticesi değil bir hayat memat meselesidir.

Birinci derece deprem kuşağında yer alan şehrimizde mühendislik hizmeti almamış ve risk arz eden yüz binlerce yapı var.

Kaybedecek bir günü olmayan bu kenti ihtiyaçları noktasında daha fazla oyalamadan artık icraata geçilmeli.

‘Plan yapıyoruz’ diyerek 2 yıl geçti. Ortada ne plan var ne de o planın uygulanabileceğine dair bir inanç.

Çünkü daha plan açıklanacak! Kamuoyu ne diyecek? Meclis ne karar verecek? Başkentten olur alacak mı?

Belli değil. Yani bir yığın bilinmezlik var.

Bursa’yı dalgalı sularda görünen kıyıya yanaştırmaktansa sis bulutunun içinde belki de buz dağına doğru sürüklemenin ne anlamı var?

Evet, plan gerekli! Bir yandan o çalışma yürüsün. Ama bir yandan da kentin acil ihtiyacı olan işlere bir zahmet el atılsın…

Deprem tehdidi altındaki kentin dirençsizliğini ertelemeyelim. Bunun şakası yok, vebali büyük…

Psikolog arkadaşımın S. Beckett’ten mülhem sözüyle bitireyim: Bursa planı beklerken varoluşsal sancılar içerisinde kıvranıyor.

Bursalılara saygıyla…

{ "vars": { "account": "G-2WKLC3DMKW" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }