Bundan tam 3 yıl önce aynı konuyu kaleme almıştım. O gün yazıma başlarken HÜLYA AVŞAR’ın bir dönem dillere destan olan “Bu gece uzun olacak besbelli biliyorum” şarkısının sözlerini hatırlatmıştım. Ardından da bizim ZAVADANAK’ı!
Sevgili dostlar aradan koskoca 3 yıl geçmiş, el alem uzaya turistik gezi düzenlemiş, biz ise hala Antalya olarak SİVRİSİNEK sorununu en önemli konu haline getirmeye devam etmişiz.
Yıllardır çözülemeyen sorun nedeniyle SİVRİSİNEK belası gündemin tepesine ZAVADANAK oturmuş!
Evet hava sıcaklığını iyiden iyiye hissettirirken onlar da varlıklarını hissettirdi. Hayatımızın her döneminde var olan ancak bu kez 7 SÜLALESİ ile saldırıya geçen SİVRİSİNEKLER, öyle bir hale gelmiş ki yağışlarla birlikte azmışlar vallahi.
Bakın 3 yıl önce Akdeniz Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. HÜSEYİN ÇETİN, “BU YAZ ZOR GEÇECEK” türünden bir açıklama yapmıştı. Hakikaten de öyle olmuş ve GECELER UZUN GEÇMİŞTİ!
Şimdi şöyle bir bakalım; Büyükşehir Belediye Başkanı ve Genel Sekreter tutuklu. Birçok bürokratta aynı döngüde. Ortalık toz duman. Resmen yönetim zafiyeti var bu şehirde.
Hal böyle olunca Antalya’da yönetimindeki BOŞ VERİLMİŞLİK yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başladı. Hani vücuda ilacı verirsin de etkisi geçince bütün dertler ortaya çıkar ya tıpkı onun halini yaşıyor memleket.
Şehrin hangi konusuna parmak basarsan bas bir yeri tedavi olmuş gibi görünse de başka bir noktasından başka bir derdi patlak veriyor. Ne İLAÇ ne de PANSUMAN işe yaramıyor.
Şehrin derdi ile dertlenince iş farklı oluyor. Antalya ile yatıp Antalya ile kalkıyoruz. Kurdeşen olduk, resmen sağlığımız bozuluyor.
Yıllardır en önemli güncel konuların sıralaması hiç değişmedi. İlk sırada SİVRİSİNEK var. İkinci sırada ULAŞIM, üçüncü sırada TRAFİK. Toplu ulaşımı hiç sormayın. O tam FELAKET!
Mart-Nisan dönemi, sivrisineğin LARVADA olduğu ve uçkun hale gelmeye hazırlandığı mevsimdir. Bu dönemde ilaçlama yaptın yaptın. Yapamadın GEÇMİŞ OLSUN! Çünkü bu meret uçkun hale geldi mi çözümü imkansız!
SİVRİSİNEK belası özellikle çocukları PERİŞAN ediyor. Her yerleri ŞİŞMİŞ durumda. Kiminin BACAĞI, kiminin KOLU, kiminin tüm vücudunu mübarek hayvan ısırmamış resmen YALAMIŞ!
Maazallah bu hayvan taşıyıcı olduğu için her an ağır HASTALIKLAR kapımıza dayanabilir. Öyle protokol yaptık, ihale gecikti hikayelerini bir kenara bırakın. Lütfen ya ÖNLEM alın ya da bu beladan bizleri kurtarın.
Vallahi ben onu bilmem arkadaş. Kıstırın bir şekilde bu mereti. Yoksa her gece bu SİVRİSİNEK ile HALVET işi baş ağrıtacak. AVA ÇIKALIM derken AV OLUP sinek bizi halledecek.
Tabi biz bunları istiyoruz da bizim yapmamız gerekenler de var tabii ki. Uzmanlar bu işten kurtulmak için topyekun savaş ilan edilmesini istiyor.
Örneğin, “Evlerdeki SU KAPLARI ve KOVALARI kontrol edin” deniyor. Aman bu uyarıya dikkat edin KABI KACAĞI kontrol edin.
Balkondaki kovalar, çatı saçaklarında su birikintilerinin oluşumun ENGELLEYİN. Çünkü bu meret DURGUN SUYU seviyor. Bu önlemin yanında belediye ekiplerine de İLAÇLAMA görevi düşüyor. Aksi halde ne yaparsak yapalım bu işle BAŞ EDEMEYECEK gibiyiz.
Şimdi SİVRİSİNEK kanımıza girdi ya virüsü salınca da dertler azdı. Bu yetmezmiş gibi hava sıcaklıkları her gün artıyor. Otobüsler TIKIŞ TIKIŞ. Halk Otobüslerinin klimalar kapalı. Her ne kadar denetim yapılsa da açmıyor ŞÖFÖRLER!
Mübarek, “Dünya şehri” dedik ÇİLE ŞEHRİ oldu. Gece SİVRİSİNEK gündüz OTOBÜS çilesi. TRAFİK çilesini hiç sormayın. Okullar tatile girse de biraz rahatlasak.
Bu şehri yönetenler; Elbet bir gün siz de bu dertlerden mustarip olacaksınız. Normal yaşama döndüğünüzde halkın çilesini anlayacaksınız. İnanın bu SİNEK adam seçmiyor. Halk otobüsünde; “Neciydiniz” değil “Bu şehri yönetenlerin…versin” diyorlar. Haberiniz ola.
Velhasıl velkelam; BU YAZ kaçınılmaz bir şekilde GECELER UZUN OLACAK!