Koyu bir CHP’li olan yandaş:
“CHP’yi Erdoğan bölüyor”
“Geçmiş yıllarda da bunu denedi”
“DEM partiye bunu yaptı”
“İYİ partiye bunu yaptı”
“MHP iki bin on yedi de yaptı ama başaramadı”
“Erdoğan falan partiyi bölmeye çalıştı, filan partiyi bölmek istedi” gibi hezeyanlar var.
Pavyon kapısında delegelere rüşvet vererek oylarını Özgür Özel’e vermelerini Erdoğan mı istemiş?
Onlarca delegeye farklı şekilde para vererek oylarını Kılıçdaroğlu’na vermemelerini Erdoğan mı sağlamış?
Daha onlarca CHP’li kişilerin kurultay şikayet ve serzenişlerini Erdoğan mı sağlamış?
CHP genel merkez binasında yaşananları saymaya gerek yok.
Orada olan eylemleri Erdoğan mı organize etmiş?
CHP’lilerin CHP’lilere yangın söndürme tüpünü sıkmasını Erdoğan mı söylemiş?
Pes doğrusu.
Bu nasıl bir düşünce?
Bu nasıl bir serzeniş?
Bu nasıl bir sitem?
Bu nasıl bir suçlama?
Bu tam anlamıyla partizanlık değil de nedir?
Hani bir sözümüz vardır ya:
“Başlarına taş düşse Erdoğan’dan bilecekler”
Bu suçlama ile kimi temize çıkarmak istiyorlar acaba?
Kılıçdaroğlu’nu mu?
Sanmam.
Özgür Özel’i mi?
Olabilir.
İmamoğlu’nu mu?
Nede olmasın?
Yanlış yola girildiğinde daima çıkmaz sokaklara girilmiş olur.
Gidişat yanlış.
Hizipçilik yanlış.
Tercihler yanlış.
Birbirlerini suçlama yanlış.
Ve derken CHP’nin bölünmesi başlıbaşına çok yanlış.
Bu yanlışların başında Erdoğan’ı görmek ve suçlamak en büyük yanlış.
CHP kendi yanlışına bir suçlu ararken Erdoğan’ı görmesi olacak gibi değil.
Hem öyle bir durum var idiyse siz neden erken davranıp Erdoğan ile AK parti arasına girip onları şimdi CHP’nin içinde olduğu karmaşayı siz onlara neden yaşatmadınız ki?
Kıyamadınız mı?
Acıdınız mı?
Yüreğiniz mi el vermedi?
Hadi canım, sizde.
Elinizden gelse Erdoğan’ı bir kaşık suda boğmak istersiniz.
Yalan mı?
Yalansa ve öyleyse her yurt dışına çıktığınızda neden hemen Erdoğan’ı şikayet ettiniz ve ediyorsunuz?
Siz Erdoğan’ı ikide bir öyle veya böyle şikayet edene kadar en iyisi şu şarkıyı söylemenizde sizin için teselli var:
“Kendim ettim kendim buldum”
*. *. *.
CHP yıllar içinde birkaç kez kendi içinde bölündü.
Hiç kimse de bölmeye kalkmadı.
Bu gerçek kabullenmeli.
En önce 1950 seçimleri öncesi parti içinde olan Adnan Menderes ve bazı arkadaşları CHP’den ayrılıp Demokrat partiyi kurdular.
Sonra Bülent Ecevit partiden ayrılıp Demokratik sol partiyi kurdu.
Sonra Halkçı parti kuruldu Necdet Calp tarafından.
Sonra CHP destekli Sosyal Demokrat Halkçı Parti, SODEP kuruldu.
CHP içten içe kendini parçalıyor
Bölüyor.
Ayrışıyor.
Yeni yola koyuluyorlar.
Şimdi geçmiş yetmiş, seksen yıl içinde olanlardan birini daha yaşıyor CHP.
Bölünüyor.
Kim gider kim kalır?
CHP’den gidenler gider CHP kalır.
Tıpkı yüz yıldır olduğu gibi.
Sanırım, dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde sürekli içten içe bölünen ve sürekli ana muhalefette kalan başka bir parti yoktur.
*. *. *.
İspanya dünya kupasını kazandı.
Yürekten kutluyorum.
Çünkü Gazze soykırımını yapan İsraile karşı büyük tepki verdiler.
Ve dün şampiyonluk kupasını havaya kaldırırken İspanya milli takımı oyuncuları aralarına girip poz vermeye kalkan ABD meczup başkanı Trump’ı İsrail’e verdiği destek nedeniyle aralarına almadılar.
Bu hassasiyetlerinden dolayı oyuncuları milyonlarca kez ayakta alkışlıyorum…