Antalya’da bir dönem kamuoyunda büyük yankı uyandıran ve “hamam böceği yedirilen işçi” başlıklarıyla gündeme gelen davada Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçeli kararını açıkladı. Uzun süre kamuoyu baskısı altında yürüyen yargılamada, iddia edildiği gibi sistematik işkence ve nitelikli yağma suçunun oluşmadığı ortaya çıktı.
İŞKENCE İDDİASINDA BULUNMUŞTU
Antalya’da çalışan Vedat Kurt’un patronları tarafından günlerce işkence gördüğü, dişlerinin kırıldığı ve zorla hamam böceği yedirildiği iddia edilmişti. Kurt’un iddiasına göre iş yerinde A.T., O.T., S.T. ve A.A. tarafından depoya kilitlenerek sandalyeye bağlanan genç, 3 gün boyunca işkenceye maruz kaldı. Dişleri kırılan, vücudunda kesikler oluşan Kurt'un elleri ve kolları bağlandı, hamam böceği yedirildi. Şüpheliler, yaptıkları işkenceyi cep telefonuyla da kaydetti. Daha sonra iş yerinden kaçan Kurt, şüphelilerin cep telefonundaki işkence görüntülerine ulaşarak, şikayetçi olmuştu.
Kamuoyunda infaal yaratan ve “böcekli işkence” başlığıyla mahkemeyi baskı altına almaya çalışılmıştı. O dönemde sosyal medyada ve bazı platformlarda mahkemeye yönelik “Neden hâlâ ceza verilmiyor?” şeklinde yoğun eleştiriler yapılmıştı.
MAHKEME TİTİZ BİR ÇALIŞMA YÜRÜTTÜ
Mahkeme sürecinde, iddiaların detaylı şekilde incelenmesi ve Adli Tıp raporlarının titizlikle değerlendirilmesi sayesinde, dosyadaki karmaşa ve spekülasyonlar aydınlatıldı. Mahkeme Başkanı ve heyetinin hukuka bağlı, soğukkanlı ve objektif yaklaşımı, heyetin titiz çalışmasıyla birleşerek adil bir sonucun alınmasını sağlandı.
İŞKENCEYE DAİR KESİN BULGU YOK
Mahkeme dosyasına giren Adli Tıp raporlarında, olay tarihine ait darp veya işkenceyi doğrulayan kesin tıbbi bulgu bulunamadığı belirtildi. Suruç Devlet Hastanesi’nde yapılan muayenede darp izine rastlanmadığı, göz muayenesinde de travmaya bağlı herhangi bir patoloji tespit edilmediği kaydedildi.
Adli Tıp Kurumu da yıllar sonra yapılan muayenede görülen bazı izlerin olay tarihinde oluşup oluşmadığının tespit edilemediğini bildirdi.
İDDİALARDA ÇELİŞKİLER
Mahkeme gerekçesinde, Vedat Kurt’un olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin farklı aşamalarda verdiği ifadelerde ciddi çelişkiler bulunduğu da vurgulandı. Kurt’un bazı beyanlarında olayın ormanlık alanda gerçekleştiğini söylemesine rağmen, HTS kayıtlarının tüm tarafların sanayi sitesi çevresinde bulunduğunu göstermesi nedeniyle bu iddiaların doğrulanamadığı belirtildi.
YAĞMA SUÇUNDAN BERAAT
Mahkeme, sanıkların Kurt’un telefonunu alıp kırmasının menfaat sağlama amacı taşımadığını değerlendirerek “nitelikli yağma” suçunun unsurlarının oluşmadığına hükmetti ve bu suçtan sanıkların beraatine karar verdi.
“İŞKENCE” DEĞİL, HÜRRİYETTEN YOKSUN KILMA
Mahkeme, olayın kamuoyunda anlatıldığı gibi günler süren sistematik işkence niteliği taşımadığını, olayın aynı gece içinde gerçekleştiğini belirtti. Bu nedenle “eziyet” veya “işkence” suçunun oluşmadığı değerlendirildi.
Ancak sanıkların Vedat Kurt’u bağlayarak darp ettiği ve bir süre özgürlüğünden yoksun bıraktığı sabit görülerek dört sanık hakkında “cebir ve tehdit ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan 6 yıl 12’şer ay hapis cezası verildi.
Heyet, sadece kamuoyunun gündeminde yer alan iddialara kapılmadan, deliller ve adli tıp raporları doğrultusunda karar vererek, mahkeme süreçlerinde doğru ve adil tutumun örneğini gösterdi.