Göktaş, Bakanlığın ev sahipliğinde UNICEF ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Çocuklara Yönelik Şiddet Özel Temsilciliği işbirliğiyle düzenlenen "Çocukların Dijital Ortamlarda Korunmasına İlişkin Uluslararası Politika ve Uygulama Paylaşımı" toplantısını basın mensuplarına değerlendirdi.
Bakan Göktaş, 2 gün boyunca Ankara'da uluslararası dijital dünyada çocukların korunmasına yönelik uluslararası bir zirveye ev sahipliği yaptıklarını söyledi.
Toplantıya, 21 ülkeden üst düzey katılımcıyla beraber 13 ülkeden bakanların katıldığını belirten Göktaş, 2 günlük toplantının en önemli tarafının çocukların sürece dahil edilmesi olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın toplantıya teşrif etmesinin, çocuk odaklı politikalarındaki güçlü iradeyi ortaya koyduğunu aktaran Göktaş, "Zirvede, pek çok bakandan ortak bir irade ortaya çıktı. Çocukların dijital dünyada güçlendirilmesine yönelik küresel işbirliğimizi ortak zeminde bir kere daha pekiştirmiş olduk." dedi.
Göktaş, dünyada pek çok ülkenin benzer sıkıntılarla karşı karşıya kaldığını vurgulayarak, "Çocuklarımız ve gençlerimiz dijital dünyada bilgiye kolayca erişebildiği gibi risklerle de maalesef karşı karşıya kalabiliyor. Özellikle akran zorbalığı, uygun olmayan içerikler, psikolojik, fiziksel ve zihinsel olarak olumsuz etkileyen içeriklere çok sık maruz kalabiliyorlar." ifadelerini kullandı.
"ÇOCUKLARIMIZI DİJİTAL DÜNYANIN RİSKLERİNE KARŞI YALNIZ BIRAKMAMALIYIZ"
"Çocukların Dijital Ortamlarda Korunması: Uluslararası Politika ve Uygulama Paylaşımı" toplantısında katılımcı bakanların, akademisyenlerin, uzmanların, politika yapıcıların ve çocukların benzer konuları dile getirdiğini bildiren Göktaş, "Çocukların bu zirvede yer alması bizler için çok kıymetliydi. Çünkü çocuklara yönelik karar aldığımız politikalara onları da dahil etmemiz, fikirlerini, önerilerini almak oldukça önemli." diye konuştu.
Göktaş, 15 yaş altı çocuklar için sosyal medya düzenlemesinde veya çocukların dijital dünyada korunmasında sürecin önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Teknik ve mevzuat düzeyinde pek çok güçlendirmeyi yapmamız gerekiyor. Çocukları ve gençleri sürece dahil etmeliyiz. Diğer yandan, ailelere, öğretmenlere ve çocuklara dijital okuryazarlık konusunda eğitim vererek güçlendirmemiz gerekiyor. Çocuklarımızı sosyal medyanın, dijital dünyanın risklerine karşı yalnız bırakmamalıyız. Teknoloji şirketlerinin, özellikle teknoloji üretirken çocuklarımızı risklerden koruyacak şekilde yapılandırmasını özellikle önemsiyoruz. Bu kapsamda ülke olarak pek çok çalışmayı hayata geçirdik. Halihazırda TBMM Genel Kurulu'nda, 15 yaş altındaki çocuklara yönelik sosyal medya düzenlememiz görüşülüyor."
Göktaş, çocukların dijital dünyada korunmasına yönelik eylem planını ve aynı zamanda dijital dünyada çocuk hakları sözleşmesini hayata geçirdiklerini belirterek, bu konuda uluslararası boyutta farkındalık oluşturduklarını söyledi.
Amaçlarının, çocukları dijital dünyanın faydalarından istifade etmelerini sağlarken, risklere karşı da tedbir almak olduğunu aktaran Göktaş, yarının dünyasının bunu gerektirdiğini, bu kapsamda çocukların ve ailelerin yalnız bırakılmaması gerektiğini vurguladı.
Değişen ve dönüşen dünyada teknolojiye karşı aileleri ve çocukları güçlendirmek, farkındalığı artırmak ve regülasyonları sağlamak zorunda olduklarını ifade eden Göktaş, "Bu zirvemizin hayırlara vesile olmasını diliyoruz. Bu zirvemiz, gerçekten uluslararası farkındalığı artırmaya yönelik çok önemli bir zemin oldu. Türkiye olarak bu konularda öncüyüz. Pek çok ülkeden olumlu geri dönüşler oldu. Katılamayan ülkeler 'Keşke burada olsaydık.' diyerek önerilerini iletti." diye konuştu.
Göktaş, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Riskler eskiden sokaktaydı. Kapılarımızı kapattığımızda çocuklarımızı koruyabiliyorduk. Fakat maalesef artık çocuklarımıza yönelik tehditler doğrudan yan odamızda, hatta taşıdıkları cihazlarda. Biz politika yapıcıları olarak, bu konuda güçlü bir işbirliği zemini oluşturmaya karar verdik. Ülke olarak yürüttüğümüz öncü çalışmaların, farklı ülkelere de ilham olduğunu görmek bizlere mutluluk veriyor. Bu işbirliğimizi daha da güçlendirmemiz lazım. Zira bu konularla tek başına bir ülkenin mücadele etmesi mümkün değil. Küresel şirketler, teknolojilerini hızla geliştirirken zaman zaman aileler, politika yapıcıları bu süreçlerde yalnız kalabiliyor. Bu ortak zemin bizler için çok kıymetli. Önümüzdeki dönemlerde de farklı alanlarda bir araya geleceğiz ve dijital dünyada çocukları korumaya yönelik pek çok tedbiri, güçlendirme mekanizmalarını hayata geçirmeye devam edeceğiz."