Kent merkezinde 1980'li yıllara kadar özel işletmeci tarafından hamam olarak kullanılan, ardından yaklaşık 30 yıl atıl vaziyette bekleyen tarihi hamam ile bitişiğindeki konak, 2013 yılında Vahdettin Kılıç tarafından satın alınarak aslına uygun restore ettirildi.
Bir süreliğine bir kuruluşa kiralanan ve ofis ile depo olarak kullanıldıktan sonra boşaltılan yapı, restorasyonunu yaptıran Kılıç tarafından tarihi dokusu korunarak kafeteryaya dönüştürüldü.
Kalın taş duvarları ve kubbeli mimarisi sayesinde klima kullanılmadan serin bir ortam sunan tarihi mekan, hem yerli turistlerin hem de sıcak havadan bunalan kent sakinlerinin ilgisini çekiyor.
"HAMAMA GİREN TERLER SÖZÜNÜN TAM TERSİNİ YAŞIYORUZ"
İşletmeci Vahdettin Kılıç, kamu bankasında yönetici olarak görev yaptığı dönemde bir arkadaşıyla atıl ve birçok duvarı yıkılmış vaziyetteki tarihi konak ile hamamı satın aldıklarını, ardından aslına uygun şekilde restore ettirdiklerini söyledi.
Emekli olduktan sonra eşiyle tarihi yapıyı değerlendirme kararı aldıklarını belirten Kılıç, hamamın mimari özelliklerini koruyarak hizmet vermeye başladıklarını anlattı.
Yapının doğal serinliğiyle yoğun ilgi gördüğünü dile getiren Kılıç, şunları kaydetti:
"Atalarımızın 'Hamama giren terler' diye bir sözü vardır. Biz burada bunun tam tersini yaşıyoruz. Tarihi taş yapı sayesinde mekan adeta doğal bir klima görevi görüyor. Dışarıda bunaltıcı sıcaklık hissedilirken içeride oldukça ferah bir ortam oluşuyor."
GELENLER HEM TARİHİ GEZİYOR HEM DE SERİNLİĞİN TADINI ÇIKARIYOR
Tarihi yapının ziyaretçilerine kültürel bir deneyim sunduğunu ifade eden Kılıç, yapının dışarıdan bir müzeyi andırdığını söyledi.
Kılıç, tarihi hamamın farklı bölümlerini gelecek dönemde Kütahyalı çini sanatçılarının el işçiliği eserlerinin sergileneceği alanlar olarak değerlendirmeyi planladıklarını ifade etti.
İşletmeye eşiyle gelen Hafize Akar ise mekanın serinliğine hayran kaldıklarını, sıcak havalarda serinlemek için bu tür bir tarihi yapının değerlendirilmesini çok anlamlı bulduklarını dile getirdi.